Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, “Yükseköğretimde Mesleki Eğitimin Yaygınlaştırılması” programında yaptığı konuşmada gençlerin istihdama daha hızlı geçişini sağlayacak yeni uygulamalı eğitim modeline ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Ankara’daki YÖK Konferans Salonu’nda, iş yerinde yeni uygulamalı eğitim modelinin başlayacağı 7 pilot ildeki 85 üniversitenin rektör ve rektör yardımcılarının katılımıyla düzenlenen programda konuşan Özvar, mesleki eğitimin üniversite–sektör ilişkisi açısından stratejik bir dönüşüm alanı olduğunu vurguladı.

Özvar, üniversitelerin artık yalnızca mezun sayılarıyla değil, mezunların iş gücü piyasasına geçiş hızları ve üretime katkılarıyla da değerlendirildiğini belirterek, dijitalleşme, yapay zeka, otomasyon ve yeşil dönüşüm gibi küresel gelişmelerin yeni beceri setlerini zorunlu kıldığını ifade etti. Bu doğrultuda meslek yüksekokullarının dönüşümün merkezinde yer aldığını kaydetti. Türkiye genelinde 1000’in üzerinde meslek yüksekokulu bulunduğunu hatırlatan Özvar, kapasitenin tek başına yeterli olmadığını, asıl meselenin bu kapasitenin sektörün gerçek ihtiyaçlarıyla örtüşmesi olduğunu söyledi.

Son yıllarda istihdam oranı düşük ya da sektör tarafından talep görmeyen programların gözden geçirildiğini belirten Özvar, 133 üniversitede 175 programın kapatıldığını, 63 üniversitede 54 programın yeniden yapılandırıldığını ve 207 üniversitede 443 programın kontenjanlarının azaltıldığını açıkladı. Organize sanayi bölgelerinde kurulan meslek yüksekokullarının yaklaşık yüzde 92’lik istihdam oranına ulaştığını ifade eden Özvar, bunun eğitim ile iş dünyası arasındaki kopukluğu azaltan başarılı bir model olduğunu dile getirdi. Bu yapının öğrenciyi mezun olduktan sonra iş arayan değil, mezun olmadan önce iş hayatına entegre olmuş birey haline getirdiğini söyledi.

Yeni uygulamalı eğitim modeliyle kısa süreli staj anlayışının yerine uzun dönemli iş yeri temelli mesleki eğitimin hayata geçirildiğini belirten Özvar, ön lisans ve lisans programlarında bir ya da iki dönemi kapsayan uygulamalı eğitim sürecinin başlatıldığını bildirdi. “Bizim kaybedecek bir tane bile gencimiz yok” diyen Özvar, üniversitelerdeki her öğrencinin ayrı bir değer olduğunu vurguladı. Mesleki eğitimin yalnızca eğitim politikası değil, aynı zamanda sanayi ve kalkınma politikası olduğuna işaret etti.

Türkiye’de 8 bin 667 ön lisans programı bulunduğunu açıklayan Özvar, bunların yaklaşık yüzde 44’ünde kısa süreli staj, yüzde 24’ünde 3+1 modeli ve yüzde 4’ünde 2+2 uygulamasının mevcut olduğunu aktardı. 7 pilot ilde 185 program üzerinde yapılan değerlendirmede 158 programda 3+1 modelinin uygulanabilir olduğu, yaklaşık 120 bin öğrencinin bu uygulamadan yararlanabileceği belirtildi. Pilot uygulamanın yalnızca sınırlı bir deneme olmadığını vurgulayan Özvar, bunun mesleki eğitimin yeniden yapılandırılmasına yönelik büyük ölçekli bir dönüşümün ilk adımı olduğunu ifade etti. Yeni modelin gençlerin mezuniyet sonrası iş arama süresini azaltacağını, iş gücü piyasasına geçişi hızlandıracağını ve mesleki yeterlilik ile sektör beklentisi arasındaki mesafeyi daraltacağını sözlerine ekledi. (Kaynak: AA)

Muhabir: Haber Merkezi