Büyük dil modelleri geliştiren teknoloji şirketlerinde yaşanan peş peşe istifalar, yapay zeka sektöründe etik ve güvenlik tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Mehmet Şafak Sarı’nın haberine göre, özellikle Anthropic ve OpenAI bünyesinde yaşanan ayrılıklar, kapalı kapılar ardında büyüyen bir krizin işareti olarak yorumlanıyor. Claude isimli yapay zeka modelini geliştiren Anthropic’te Güvenlik Araştırmaları Bölüm Başkanı’nın istifası dikkat çekerken, OpenAI cephesinde de benzer gelişmeler yaşandı. Bir araştırmacının, ChatGPT’nin yeni reklam stratejisinde “kullanıcı manipülasyonu potansiyeli” bulunduğunu savunarak görevinden ayrıldığı, üst düzey bir güvenlik yöneticisinin ise platformda bazı içerik sınırlarının esnetilmesine karşı çıktığı süreçte işten çıkarıldığı iddia edildi.

Anthropic’te güvenlik araştırmaları ekibini yöneten Mrinank Sharma da görevinden ayrıldığını kamuoyuna duyurdu. Sharma, istifa mektubunda yapay zekâ sistemlerinin kullanıcıları nasıl etkilediğini, yapay zekâ destekli biyoterörizm risklerini ve yapay zekâ asistanlarının insan davranışları üzerindeki uzun vadeli etkilerini araştırdıklarını belirtti. Sharma, “Dünya tehlikede” ifadesiyle, yalnızca yapay zekâdan değil, birbiriyle bağlantılı krizlerden söz ederek değerlerin ticari baskılar karşısında geri planda kaldığını vurguladı.

Sektördeki bir diğer dikkat çekici gelişme ise Elon Musk’ın kurucusu olduğu xAI şirketinde yaşandı. Kurucu ekibin yaklaşık yarısının ayrıldığı bilgisi, yapay zekâ alanındaki kurumsal dalgalanmanın boyutunu gözler önüne serdi. Uzmanlara göre bu istifalar, “sorumlu teknoloji” söyleminin pratikte ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor. Yapay zekâ sistemlerinin kullanıcı davranışlarını analiz ederek kişiselleştirilmiş içerik ve reklam sunması, yalnızca ticari bir model değil; bireyin karar alma süreçlerine müdahale potansiyeli taşıyan bir yapı olarak değerlendiriliyor.

Özellikle veri toplama kapasitesinin genişlemesi ve içerik sınırlarının esnetilmesi, dijital haklar ve mahremiyet açısından yeni riskler doğuruyor. Her kullanıcı etkileşiminin aynı zamanda bir veri girdisi anlamına geldiği hatırlatılırken, veri minimizasyonu ve algoritmik şeffaflık ilkelerinin önemine dikkat çekiliyor. Sektördeki gelişmeler, yapay zekâ alanında inovasyon hırsı ile etik sorumluluk arasındaki gerilimin giderek arttığını ortaya koyuyor. Uzmanlar, bireylerin dijital platformlarla kurduğu ilişkide eleştirel mesafeyi koruması ve kişisel veri güvenliği konusunda bilinçli hareket etmesi gerektiği görüşünde birleşiyor.

Muhabir: HABER MERKEZİ