Uluslararası Sürdürülebilir Kalkınmada Kadın Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ayla Alkan, derneğin 2026 yılı yol haritasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Su kaynaklarının giderek azalması ve iklim krizinin etkilerinin artmasıyla birlikte sürdürülebilirlik konusunun ertelenemez bir noktaya geldiğini belirten Alkan, yeni dönemde su, çevre ve sosyal eşitlik başlıklarının merkezde olacağını ifade etti.

Su ve iklim krizinin yalnızca Türkiye’nin değil, küresel ölçekte tüm dünyanın karşı karşıya olduğu bir risk olduğuna dikkat çeken Alkan, yeni nesillere bırakılabilecek doğal kaynakların hızla tükendiğini vurguladı. Dijitalleşme ve küreselleşmenin bu sorunları daha görünür hale getirdiğini dile getiren Alkan, artık yerel ölçekte değerlendirilen sorunların küresel bir ekosistemin parçası olarak ele alınması gerektiğini söyledi. İklim krizi, su krizi, çevresel bozulma, gıdaya erişim ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin birbirinden bağımsız olmadığını ifade eden Alkan, suyun bu zincirin merkezinde yer aldığını belirtti.

Yağışlı dönemlere rağmen yaşanan su kesintilerinin sorunun yapısal olduğuna işaret ettiğini kaydeden Alkan, altyapının zamanında güçlendirilmemesi, atık su yönetimindeki eksiklikler ve geri dönüşüm yatırımlarının gecikmesinin uzun yıllara yayılan sorunları derinleştirdiğini söyledi. Kaynakların sınırsız olmadığına dikkat çeken Alkan, ileriye dönük ve sürdürülebilir planlamaların artık zorunlu hale geldiğini ifade etti.

USKD’nin yeni dönem projelerine ilişkin bilgi veren Alkan, 2026 yılında ana odaklarının su olacağını, bunun yanı sıra çevre, iklim ve toplumsal cinsiyet eşitliği çalışmalarını bütüncül bir yaklaşımla sürdüreceklerini belirtti. Bu kapsamda çevre ve kadın temalı, özellikle 45 yaş üstü ve evde olan kadınları kapsayan entegre bir proje için başvuru yaptıklarını aktaran Alkan, kadınların çevresel farkındalıklarının artırılması ve sosyal hayata daha aktif katılımlarının hedeflendiğini dile getirdi. Selluka Projesi’nin ise geliştirilerek yerel ve uluslararası ölçekte uygulanabilecek bir yapıya dönüştürüldüğünü, bu süreçte yerel yönetimler ve farklı paydaşlarla görüşmelerin sürdüğünü kaydetti.

İzmir’in kurumsal yapısı, insan kaynağı ve demokratik kültürüyle öncü bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Alkan, sürecin yalnızca izleyeni değil, aktif bir parçası olmak istediklerini belirtti. Ortak üretime açık olduklarını ifade eden Alkan, sahaya inmeye hazır tüm paydaşlarla iş birliğine hazır olduklarını söyledi.

2026 yılını USKD açısından kapasite gelişiminin hızlandığı bir dönem olarak gördüklerini dile getiren Ayla Alkan, bugüne kadar ağırlıklı olarak farkındalık ve ağ oluşturma temelli yürütülen çalışmaların, somut çıktılar üreten, raporlanabilir ve sürdürülebilir yapılara dönüştürülmesinin hedeflendiğini ifade etti. Kadınların güçlenmesinin toplumun ve geleceğin güçlenmesi anlamına geldiğini vurgulayan Alkan, İzmir’den başlayarak Türkiye ve dünyaya katkı sunmayı amaçladıklarını belirtti. (Kaynak: AKC Tanıtım)

Muhabir: HABER MERKEZİ