(ÖZEL HABER) Uşak’ta vatandaşların yıllardır kendi arasında konuştuğu “Musluk suyu içilir mi?” sorusu, son gelişmelerle birlikte yeniden gündemin en sıcak başlıklarından biri haline geldi. Kentte farklı mahallelerde görüştüğümüz vatandaşlar, suya dair deneyimlerini ve endişelerini açık yüreklilikle paylaştı. Merkezde yaşayan bir vatandaş, musluk suyuna güven duymadığını şu sözlerle anlattı:
“Evde musluk suyunu içmiyoruz. Genelde damacana kullanıyoruz. Bazen yemeklerde kullanıyoruz ama içme suyu olarak tercih etmiyoruz. Kokusu bazen rahatsız edici oluyor.”
Bir başka vatandaş ise musluk suyunu tamamen kesmediklerini ancak doğrudan tüketmediklerini belirterek, “Çay yaparken bile önce kaynatıyoruz. Eskiden daha çok içilirdi ama şimdi herkes daha temkinli. Çocuklar için özellikle dikkat ediyoruz” dedi.
Şehrin eski yerleşim bölgelerinden birinde yaşayan bir vatandaş, altyapıya dikkat çekti: “Yeni mahallelerde belki durum farklıdır ama bizim burada borular çok eski. Su bazen bulanık akıyor. Bu yüzden arıtma cihazı kullanıyoruz.”
Uzmanlara göre arıtma tesislerinden çıkan su belirli standartları karşılayabiliyor. Ancak suyun evlere ulaşana kadar geçtiği şebeke hattı ve bina içi tesisat, kaliteyi doğrudan etkiliyor. Özellikle eski altyapıya sahip bölgelerde bu durum daha belirgin hale geliyor. Görüştüğümüz vatandaşların ortak beklentisi ise net: “Su analiz sonuçları açık ve düzenli şekilde paylaşılmalı. İnsanlar ne içtiğini bilmeli. Güven verilirse kimse damacana taşımak istemez.”
Uşak’ta musluk suyuna ilişkin bu tartışma büyürken, gözler ilgili kurumların yapacağı açıklamalara çevrildi. Altyapı yatırımları ve şeffaf bilgilendirme adımlarının, kentteki güven sorununu çözmede belirleyici olması bekleniyor. Uşak’ta su tartışması sadece bir alışkanlık meselesi değil, sağlık, güven ve altyapı gerçeğinin bir yansıması olarak gündemdeki yerini koruyor.