(ÖZEL HABER) - Uşaklı araştırmacı belgeselci Alp Arslan Dur, Anadolu’nun iç kesimlerinde, bugünkü Uşak sınırları içinde kalan toprakların MS 2. yüzyıldan itibaren dünya tarihinin en sert ve en çarpıcı dini çatışmalarından birine sahne olduğunu söyledi. Alp Arslan Dur, bu çatışmanın Banaz Çayı’nın iki yakasında yükselen iki farklı dünya görüşü arasında yaşandığını belirterek, “Bu, Pepuza ile Sebaste arasında yaşanan uzun ve kanlı bir inanç mücadelesidir” dedi.

616429355 10163838331928967 2814025981339929332 NAlp Arslan Dur, hikayenin MS 170’li yıllarda eski bir Kybele rahibi olan Montanus’un, Pepuza yakınlarında “Kutsal Ruh” adına konuşmaya başlamasıyla şekillendiğini ifade etti. Montanizm olarak bilinen bu hareketin, dönemin giderek hiyerarşikleşen kilise yapısına karşı ruhsal bir isyan niteliği taşıdığını vurgulayan Dur, Pepuza’nın sıradan bir yerleşim değil, Montanistler için “Yeni Kudüs” olarak görüldüğünü aktardı. Pepuza’daki inanç pratiğinin en dikkat çekici yönlerinden birinin kadınların ruhani liderliği olduğunu belirten Alp Arslan Dur, Montanus’un Priscilla ve Maximilla adlı iki kadın peygamberle birlikte hareket ettiğini söyledi. Dönemin kaynaklarının, Montanistlerin kadınlara piskoposluk ve rahiplik yetkisi vermesini hayret ve tepkiyle kaydettiğini aktaran Dur, “Pepuza, kadınların dini lider olduğu ender merkezlerden biriydi” değerlendirmesinde bulundu.

616387437 10163838332128967 4466980321555319268 NMontanistlerin aşırı disiplinli bir yaşam sürdüğünü ifade eden Alp Arslan Dur, bu grubun dünyadan el etek çekmiş, katı oruçlar tutan ve şehitliği yücelten bir anlayış benimsediğini dile getirdi. Bu durumun Roma’nın düzenli toplum yapısı açısından ciddi bir tehdit olarak algılandığını vurgulayan Dur, çatışmanın temelinde yalnızca inanç değil, aynı zamanda toplumsal düzen kaygısının da yer aldığını söyledi. Pepuza’nın doğusunda, bugünkü Sivaslı/Selçikler sınırlarında yer alan Sebaste’nin ise Roma ve ardından Bizans’ın bölgedeki resmi gücünü temsil ettiğini belirten Alp Arslan Dur, Sebaste’nin güçlü bir piskoposluk merkezi olduğunu ifade etti. Dur, “Sebaste’de inşa edilen görkemli bazilikalar, halka ‘doğru inanç ve imparatorun inancı buradadır’ mesajı veriyordu” dedi.

617569908 10163838332303967 6577882012665791860 NÇatışmanın en kanlı döneminin MS 6. yüzyılda yaşandığını anlatan Alp Arslan Dur, resmi kilise kaynaklarının Sebaste piskoposlarının Pepuza’yı susturmak için sürekli İstanbul’a başvuruda bulunduğunu yazdığını aktardı. İmparator I. Justinianus döneminde Montanizmi tamamen ortadan kaldırmak amacıyla Efesli Yuhanna’nın görevlendirildiğini belirten Dur, bu sürecin Pepuza için sonun başlangıcı olduğunu söyledi. Efesli Yuhanna’nın kendi kayıtlarında Pepuza’yı nasıl yerle bir ettiğini açıkça anlattığını aktaran Alp Arslan Dur, Montanus, Priscilla ve Maximilla’ya ait kemiklerin mezarlarından çıkarılarak yakıldığını, kiliselerin yıkıldığını ve kutsal metinlerin imha edildiğini ifade etti. Dur, bazı Montanistlerin inançlarını terk etmemek adına kendilerini yanan kiliselere attıklarına dair rivayetlerin de kaynaklarda yer aldığını vurguladı.

617599326 10163838331838967 3954319474740751947 NPepuza’nın bu baskınla birlikte fiziksel olarak yok edildiğini belirten Alp Arslan Dur, şehrin zamanla “kayıp şehir”e dönüştüğünü söyledi. Sebaste’nin ise MS 7. yüzyıla kadar bölgenin önemli merkezlerinden biri olmaya devam ettiğini aktaran Dur, Arap akınları ve değişen ticaret yollarının bu kentin de sonunu hazırladığını dile getirdi. Alp Arslan Dur, 9. yüzyıla gelindiğinde hem Pepuza hem de Sebaste’nin sessizliğe gömüldüğünü ve bölgenin zamanla daha küçük Türk yerleşimlerine ev sahipliği yapmaya başladığını belirterek, “Uşak toprakları, yalnızca medeniyetlerin değil, inançların da çarpıştığı çok katmanlı bir tarihe sahiptir” değerlendirmesinde bulundu.

617737852 10163838332048967 6031394747318294906 N

Muhabir: Berrin Bakırcı