Cumhuriyet Mahallesi’nde bir çöp konteynerinde, poşet içerisinde erken doğumla dünyaya geldiği değerlendirilen erkek bir bebeğin cansız bedeni bulunması, şehirde derin bir sarsıntı yarattı. Polis ekiplerinin yaptığı çalışmada, bebeğin annesinin 17 yaşında, babası olduğu öne sürülen kişinin de 17 yaşında olduğu belirlendi. Anne, doğuma bağlı sağlık sorunları nedeniyle hastanede tedavi altına alınırken, baba polis ekiplerince gözaltına alındı. Bebeğin kesin ölüm nedeni yapılacak otopsi sonrası netlik kazanacak. Ancak bu olay, Uşak’ta son dönemde yaşanan ilk vaka değil.

Kanalizasyondan Konteynere: Bir Buçuk Ayda İki Acı

Geçtiğimiz 1 Aralık 2025 tarihinde Uşak’ta kanalizasyon hattı içerisinde yine bir cenin bulunmuş, olayın şüphelisi olduğu tespit edilen bir kadın yakalanarak adli mercilere sevk edilmiş ve serbest bırakılmıştı. Aradan sadece bir buçuk ay geçti. Şimdi ise bir başka bebek, bu kez poşet içerisinde bir çöp konteynerinde bulundu. İki olay da evlilik dışı. İki olay da gizlenmiş ve İki olay da ölümle sonuçlandı.

Ve en çarpıcı ortak nokta ise, bu vakalarda yetişkinler değil, çocuklar var. “17 Yaş Gerçeği: Bu Detay Tesadüf Değil!..” Bu haberin merkezinde özellikle durulması gereken bir gerçek bulunuyor. Son olayda, anne de baba da 17 yaşında. Yani bu olayda yalnızca hayatını kaybeden bir bebek değil, aynı zamanda çocuk yaşta ebeveynliğe itilmiş iki genç söz konusu. 17 yaş, hukuken, psikolojik olarak ve sosyal açıdan hala korunması gereken bir dönemdeler. Bir çocuğun, başka bir çocuğu dünyaya getirdiği bir tabloda, sorulması gereken soru yalnızca “NE OLDU?” değil, “NEDEN KİMSE FARK ETMEDİ?” olmalıdır.

Ebeveynlere Açık Çağrı, “Görmek Zorundasınız!”

Bu noktada söz özellikle anne ve babalara düşüyor. Çocuklarınızın davranışlarındaki değişimi fark ediyor musunuz? Sessizleşmelerini, içe kapanmalarını, korkularını görüyor musunuz? Yoksa “geçer”, “ergenliktir”, “ayıptır” diyerek üstünü mü örtüyorsunuz? 17 yaşındaki bir çocuk hamile kalıyorsa, bu sadece onun değil, ailesinin, çevresinin, okulunun ve toplumun da sorumluluğudur. Çocuklar bazen konuşamaz. Ama bedenleri, ruh halleri ve davranışları konuşur. Tabi ki Duyabilene…

Takvimlerde “AİLE YILI” yazıyor olabilir. Ama eğer çocuklar, yaşadıkları korkuyu kanalizasyonlarda ve konteynerlerde saklamak zorunda kalıyorsa, burada aile sadece bir slogandan ibaret kalmıştır. Aile; koruyan, fark eden, yönlendiren ve olmadan önce müdahale eden bir yapıdır. Oysa bu olaylarda herkes olandan sonra konuşuyor.

Yargılamak Kolay, Koruyamamak Ağır Bir Vebal

Bu satırlarımı hiçbir suçu hafifletmek için yazılmadım. Bir bebeğin ölümü asla kabul edilemez. Ancak sadece cezaya odaklanan bir yaklaşım, bu acıların tekrarını önlemiyor. Çünkü mesele yalnızca adli değil, sosyal, psikolojik ve vicdani bir meseledir. Eğer 17 yaşındaki çocuklar, konuşacak bir kapı, çekinmeden başvurabilecekleri bir destek, yargılanmadan dinlenecekleri bir sistem bulamıyorsa bu hikayeler maalesef tekrar eder.

Bu Bir Uyarıdır

Kanalizasyondan çıkan cenin de, çöp konteynerinden çıkan bebek de bu şehrin sessiz çığlığıdır. Bugün bu satırları okurken rahatsız oluyorsak, bu iyi bir şeydir. Çünkü asıl tehlike, alışmaktır. Son olarak altını özellikle çizmem gerekirse, yazdığım hayati önem taşıyan bu önemli konuyu, soruşturmanın gizliliği ve tarafların yaşları nedeniyle resmi kaynaklardan aktarılan sınırlı bilgiler çerçevesinde hazırladım. Ama sınırlı bilgiler bile bize çok şey söylüyor: "Çocuklar korunmazsa, bebekler yaşayamıyor. Bu gerçeği artık görmezden gelme lüksümüz yok. Biran önce önlem almak gerekiyor!..."

Muhabir: Yavuz KUŞDEMİR