Uzm. Dr. Pınar Can Ergün, özellikle kadınlarda sık görülen ancak çoğu zaman obeziteyle karıştırılan lipödem hastalığına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Ergün, lipödemin yalnızca estetik bir problem olarak değerlendirilmesinin yanlış olduğunu, hastalığın fonksiyonel kayıplara yol açabilen kronik bir tablo olduğunu ifade etti.

Lipödemin En Ayırt Edici Özelliği Simetri

Lipödemin çoğunlukla kalça, uyluk ve bacaklarda simetrik yağ dokusu artışı, ağrı, dokunmakla hassasiyet ve kolay morarma ile seyrettiğini belirten Ergün, ayakların genellikle tutulmamasının önemli bir ayırt edici bulgu olduğunu dile getirdi. Diyet ve egzersize rağmen bu bölgelerdeki yağlanmanın gerilememesi, lipödem şüphesini güçlendiriyor.

Lenfödem ve Venöz Yetersizlikle Karıştırılmamalı

Pınar Can Ergün, lenfödemin genellikle asimetrik seyrettiğini, ayak ve parmakların da sürece dahil olabildiğini vurguladı. Lenf drenaj bozukluğuna bağlı gelişen bu tabloda, ilerleyen dönemlerde ciltte sertleşme ve şekil değişiklikleri görülebiliyor.

Venöz yetersizlikte ise günün ilerleyen saatlerinde artan şişlik, varisler ve ciltte renk değişiklikleri ön plana çıkıyor. Bu tip ödemlerin bacakları yukarı kaldırmak ve kompresyon uygulamakla kısmen gerileyebildiğini aktardı.

Obezite ile Lipödem Aynı Değil

Obezitede vücudun tamamında orantılı bir yağ artışı görüldüğünü ifade eden Ergün, lipödemde ise ağrı ve morarmanın belirgin olduğunu, kilo verilse bile problemli bölgelerde düzelmenin sınırlı kaldığını söyledi.

Doğru Tanı Hayat Kalitesini Artırıyor

Doğru tanının; klinik muayene, vücut kompozisyon analizi ve gerekirse görüntüleme yöntemleriyle mümkün olduğunu vurgulayan Doktor Pınar Can Ergün, erken tanı sayesinde hastaların yaşam kalitesinin belirgin şekilde artırılabildiğini belirtti.

“Lipödem kozmetik bir sorun değil, ihmal edilmemesi gereken fonksiyonel bir hastalıktır” diyen Ergün, şüpheli durumlarda mutlaka uzman değerlendirmesi yapılması gerektiğinin altını çizdi.

Muhabir: Hüsnü Kazım Özler