Yıllarca altından geçen kimyasal atıkların tahrip ettiği, üzerinden de define bulmak ve yol yapmak gibi nedenlerle insanların tahrip ettiği köprü, 2012 yılından bu yana yapılan yenileme çalışmaları ve üzerinden geçecek çevre yolu ile ucube bir görünüm aldı. Köprünün iki başına da yapılan tüneller yüzünden çok az bir kısmı dışarıdan görülüyor. Bu durum da tarih severlerin tepkisine neden oluyor. Köprünün üzerinden de çevre yolu geçmesi tarihçilerin tepkisine neden oluyor. ORJİNAL TAŞLARI ATIP SIFIRDAN KÖPRÜ YAPTILAR Yaklaşık 800 yıllık tarihi köprü, alttan ve üstten sağlamlaştırıldı. Ancak, her iki başına yapılan tüneller yüzünden köprünün gün yüzünde yaklaşık 10 metrelik bir kısmı kalması, Uşaklı tarih severlerin ve araştırmacıların tepkisine neden oluyor. Bundan 6 yıl önce, Vakıflar Müdürlüğü onayı alınan projeyi hayata geçiren Karayolları 25, Şube Şefliği, köprünün beklenenden daha uzun çıkması nedeniyle, ödenek yetersizliğinden çalışmaları baştan ele almıştı. Kazılardan ve onarım çalışmalarından sonra tarihi köprü ilk günlerindeki ölçülerinde, orijinaline sadık olarak tüm ihtişamı ile ortaya çıkacağı bildirilmişti. Dönemin Uşak Müze Müdürü Sebahat Pazarcı ve arkeologların olumsuz görüş vermesi sırasında yapılan restorasyon çalışmaları sırasında köprünün orijinal taşları, “işe yaramaz” denilerek çöpe atılarak, aslına uygun olmayan günümüz teknolojisi ile üretimiş taşlarla sıfırdan yapılan 800 yıllık tarihi köprü ilk darbeyi burada yedi. Yine tüm itirazlara rağmen, yeni yapılan Uşak Güney Çevre Yolu’da bu 800 yüzyıllık anıtın sağından solundan geçme olanağı varken tam üzerinden geçirilmesi planlandı. Üzerinde geçen çevre yolu tamamlandığında tamamen tünel içerisinde kalan tarihi köprü, artık hiç güneş ışığı göremeyecek. “ BU BİR TARİHİ ESER KATLİAMIDIR” Konu ile ilgili görüşlerine başvurduğumuz, arkeolog ve tarihçiler Uşak’ta tam bir tarihi eser katliamı yaşandığı konusunda görüş bi,rliği yaparken adını açıklamak istemeyen bir tarih araştırmacısı üzüntüsünü şöyle dile getirdi: “”Uşak’ta Ulu cami ile birlikte en eski Selçuklu döneminden kalma iki yapıdan bir olan Çanlı Köprü yanlış restorasyon ve traihi hor görmek yüzünden yok olup gidiyor. Köprünün orijinal taşları atıldı. Yeni teknoloji üretilen taşlarla sıfırdan yapıldı. Hadi bunu yaptınız. Bari. Merhum Orhan Dengiz’in Çanlı Köprü ile ilgili çalışmasında yer alan kitabe ve motifleri koysaydınız. Onu da geçtik, şimdi köprüyü yerin altında bırakarak gün ışından tamamen mahrum ederek karanlıkta bırakacaklar. Kimse göremeyecek. Aynı restorasyon cinayeti merkeze bağlı Beylerhan Köyünde Gediz Çayı üzerinde bulunan Sarı Kız Köprüsünde de işlendi. Bu tarih cinayetlerine birisinin “Dur” demesi gerekir. Ecdadımızın bize emanet ettiği bu eserleri korumak bir yana temelli mahvediyoruz. Tarhi eserlerimiz yok oldukça geçmişimizle bağımız kopmaktadır. Lütfen yapılan yanlıştna dönelim, Ecdadımızın kemikleri sızlamasın.” ÇANLI KÖPRÜ Çanlı Köprü Uşak-Denizli yoluna geçit vermektedir. Tek gözlüdür ve ampir üslupta kemerlidir. Selçuklu Devleti zamanına aittir. 1255 yılında Sipahsalar Şecauddin adında bir kişi tarafından yaptırıldığı belirtilen bir kitabesi vardır. Çok büyük taşlarla yapılmış bulunan bu köprünün eni 3 metre, uzunluğu 8 metre, yüksekliği 5 metredir. Etrafındaki korkuluk duvarları yılların tahribatıyla harap olmuştur. Bu yüzden üzerinden geçen araçlar dikkatli davranmaktadır. Çanlı Köprü Uşak'a 5 km uzaklıktadır. UŞAK’TA EN ESKİ TÜRK ESERİ Çanlı Köprüsü Uşak’ta Türk iskânından sonra tarihi bilinen en eski Türk eseridir. Ayrıca köprü İç Batı Anadolu’nun eski Selçuklu kitabesine sahiptir. Kitabe iki adet olarak köprünün kuzeye bakan bölümüne yerleştirilmiştir. Köprünün kitabelerinden elde edilen veriler Uşak ve havalisinin tarihi açısından çok önemlidir. Söz konusu kitabe Uşak ve havalisinde iskan etmiş bulunan Türklerin menşeleri hakkında önemli ip uçlarını ihtiva etmektedir. Özellikle son yıllarda önemli bazı tarihçilerin yaptıkları incelemeler neticesinde Peçenek Türklerinin Uşak ve havalisinde iskan ettiğine dair görüşler öne sürülmekte, bu savları destekleyici bilgilere de Çanlı Köprüsü kitabelerinde rastlanılmaktadır. Haşim Tümer 1970 yılında “Uşak tarihi” adıyla yayınladığı eserinde, köprüde bulunan kitabede: “Sarı saman Sarı Altun Bunu yaptıran Hatice Hatun Sağında solunda bir kazan altun Yıkılırsa yaptırılsın” İbarelerinin yer aldığını kaydetmektedir. ÇANLI KÖPRÜ ADI NEREDEN GELMEKTEDİR? Muharremşah Köyü topraklarında bulunan bu tarihi köprünün bu kitabelere dayanarak, define avcıları tarafından yüz yıllardır tahrip edildiği bilinmektedir. Ayrıca, İzmir ve Alaşehir istikametinden gelen kervanların geldiğini yakında bulunan yerleşim çevrelerinin duyması için köprü altında kocaman bir çan olduğu, çan sesini duyan yerleşim alanlarındaki ahalinin koşarak kervanı karşıladığını yaşlı köylüler anlatmakta ve “Çanlı Köprü” adının buradan geldiğini iddia etmektedirler. Köprüdeki kitabe ve çan da yıllar önce define avcıları tarafından çalındığı da bilinmektedir.

Muhabir: Uşak Haber Gazetesi