Ulubey’de geçmiş yıllarda çocukluk, sokak aralarında kurulan oyunlarla şekillenirdi. Televizyonun ve dijital dünyanın henüz hayatın merkezinde olmadığı o günlerde, mahalleler çocuk sesleriyle dolar, oyunlar gün boyu sürerdi. Çelikçomak, kızıştı, dokuz kayrak, birim birlik, sekiz güvercin gibi oyunlar; hem çevikliği hem de dayanışmayı öğretirdi. Taşlarla, sopalarla ve çoğu zaman doğaçlama kurallarla oynanan bu oyunlar, çocuklar arasında tatlı bir rekabet oluştururdu.

Kız Çocuklarının Neşeli Oyunu Sokaklara Taşardı

Seksek, istop ve ip atlama ise kız çocuklarının vazgeçilmezleri arasındaydı. Tebeşirle çizilen seksek kareleri ya da ritimle dönen ipler, sokaklara ayrı bir hareket katardı. Oyunlar, sadece eğlence değil aynı zamanda paylaşmayı ve birlikte hareket etmeyi öğretirdi. O yılların en renkli oyunlarından biri de çember çevirmeydi. Bir çubuğun yardımıyla sokak boyunca yuvarlanan metal çemberler, çocukluğun en sade ama en keyifli anlarını temsil ederdi. Her mahallenin en hızlı çember çevireni mutlaka konuşulurdu.

Hatırlayanlar Yazsın, Geçmiş Canlansın

Bugün bu oyunları oynamış olanlar için her biri birer anı niteliği taşıyor. Ulubey’de sokak oyunlarıyla büyüyenler, hatırladıkları oyunları ve anılarını paylaşarak hem geçmişi yad edebilir hem de yeni nesillere bu kültürel mirası aktarabilir. Çünkü o oyunlar, sadece bir eğlence değil, bir dönemin ortak hafızasıydı.

Muhabir: Yavuz Kuşdemir