İlçede yaşayan birçok kişi için o günler bugün hala hafızanın en canlı yerinde duruyor.
Bir dönem Ulubey’e bağlı köylerde hemen her evin geçiminde haşhaşın ayrı bir yeri vardı. Toprak verimliydi, üretim yaygındı. Haşhaş yağı mutfaklarda kullanılır, küsbesi hayvan yemine karıştırılırdı. Tarladaki hiçbir ürün ziyan olmazdı.
Asıl hareketlilik ise kozakların olgunlaşmaya başladığı günlerde yaşanırdı. Köylerde “işin ehli” olarak bilinen kişiler, henüz tam kurumamış kozakları dikkatlice çizerdi. Çizilen yerlerden çıkan afyon sütü dışarıda hafifçe kuruyunca özel bıçaklarla temiz bezlerin üzerine toplanır, ardından resmi mercilere teslim edilirdi. O dönem birçok aile için bu iş ek gelir anlamına geliyordu. 
Ancak Ulubey’de büyüyenlerin hafızasında kalan sadece üretim değil…
Birçok kişinin aklında bugün bile aynı görüntü var. Tarlada dolaşırken tam olgunlaşmamış bir kozağı koparıp avucun içine boşaltmak… İçinden çıkan rengarenk haşhaş tanelerini görünce çocukların kendi arasında “kızar bozar” diye seslenmesi… Sonra o taneleri ağıza atıp yemenin verdiği o unutulmayan tat…
Bugün sosyal medyada yapılan nostaljik paylaşımlar da özellikle Ulubey ve köylerinde yaşayan vatandaşları yıllar öncesine götürdü. Paylaşımların altına onlarca yorum yapıldı. Kimi çocukluğunu hatırladı, kimi rahmetli anne-babasını, kimi de sabah ezanıyla birlikte gidilen tarlaları…
İlçede yaşayan yaşlı vatandaşlar, “Şimdiki gençler bilmez, o zaman köyün hayatı tarlada geçerdi” derken, bazıları ise haşhaş zamanı köylerde oluşan dayanışmayı anlattı.
Bugün üretim eski yoğunluğunda olmasa da, Ulubey kırsalında haşhaş hala sadece bir tarım ürünü olarak görülmüyor. Birçok kişi için çocukluğun, emeğin, köy hayatının ve geçmişte kalan sade günlerin sembolü olmaya devam ediyor.



