TMMOB Meteoroloji Mühendisleri Odası, 17 Şubat 2026 tarihli basın açıklamasında 2025 yazındaki su azlığı ile 2026 kışında yaşanan sel ve taşkınları teknik veriler ışığında değerlendirdi. Oda, son yağışların meteorolojik açıdan “olağanüstü” olmadığını, geçmişte ölçülen ekstrem değer aralığında gerçekleştiğini vurguladı.

Açıklamada, 12-13 Şubat 2026 tarihlerinde özellikle Ege ve Akdeniz bölgelerinde yüksek günlük yağış değerlerinin ölçüldüğü belirtilirken; Antalya, Mersin, Adana, Muğla ve Isparta’da kaydedilen geçmiş maksimum değerlerin daha yüksek olduğuna dikkat çekildi. Bu durumun, taşkınların tek başına yağış şiddetiyle açıklanamayacağını ortaya koyduğu ifade edildi.

Asıl Sorun Arazi Kullanımı ve Altyapı

Meteoroloji Mühendisleri Odası’na göre taşkınların temel nedeni; arazi kullanımındaki değişim, yüzey geçirimsizliğinin artması, dere yataklarının daraltılması ve yetersiz drenaj altyapısı. Oda, hem merkezi idarenin hem de yerel yönetimlerin mevcut maksimum yağış değerlerine göre planlama ve projelendirme yapması gerektiğini belirtti. Açıklamada, “İklim değişimine uyumlu kentler söyleminden önce, kentler mevcut meteorolojik parametrelere uyumlu hale getirilmelidir” değerlendirmesine yer verildi.

2025 Kuraklığı “İstisnai” Değil

Bölgesel meteorolojik verilerin tarihsel olarak incelendiği açıklamada; 1972, 1992, 2008 ve 2009 yıllarında şiddetli kuraklık yaşandığı, 1987-1994 döneminde ise sekiz yıl üst üste kurak koşulların görüldüğü hatırlatıldı. Son sekiz yılda beş yılın kurak geçtiği belirtilerek, 2025 kuraklığının beklenen bir süreç olduğu ifade edildi. Oda, her kuraklık ve her taşkın olayının doğrudan iklim değişimi başlığı altında değerlendirilmesinin teknik çözüm üretmeyi geciktirdiğini savundu.

“Sorun Mevzuat Değil, Uygulama”

Su yönetimi konusunda mevcut mevzuatın yeterli olduğuna dikkat çeken Meteoroloji Mühendisleri Odası, özellikle 1943 tarihli 4373 sayılı Taşkın Kanunu’nun etkin uygulanması halinde birçok sorunun yaşanmayacağını kaydetti. Açıklamada, “Sorun mevzuat eksikliğinde değil, uygulama eksikliğindedir” denildi. Bulut tohumlama, deniz suyunun arıtılması ve benzeri uygulamaların ise bütüncül havza planlaması yapılmadan çözüm olarak sunulmasının doğru olmadığı vurgulandı.

“Çözüm Arz Artırımı Değil, Planlama”

Sonuç bölümünde, 2025 yazındaki su azlığı ile 2026 kışındaki sel ve taşkınların yönetimsel eksikliklere işaret ettiği belirtildi. Su sorununun yalnızca arz artırımıyla değil; talep yönetimi, kayıp-kaçak azaltımı ve entegre havza planlamasıyla çözülebileceği ifade edildi.

Meteoroloji Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu, kamuoyuna yaptığı çağrıda sorunların doğru teşhis edilmesinin çözümün ilk adımı olduğunu belirterek, bilimsel ve teknik çerçevede ortak hareket edilmesi gerektiğini vurguladı.

Muhabir: HABER MERKEZİ