Sağlık

Ramazan’da Kilo Kontrolü Metabolik Ritme Bağlı

Doğru planlanan sahur ve iftar düzeniyle bu sürecin kilo kontrolü açısından avantaja dönüştürülebilir.

İstanbul Rumeli Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü öğretim üyesi Hatice Pınar Kural Enç, Ramazan ayında yaşanan kilo artışlarının çoğu zaman irade eksikliğinden değil, metabolik ritmin bozulmasından kaynaklandığını belirtti. Uzun süren açlığın vücudu bir adaptasyon sürecine soktuğunu vurgulayan Enç, zaman kısıtlı beslenme modelleriyle birlikte oruç uygulamalarının bilimsel olarak daha fazla incelendiğini söyledi. Açlık süresinden çok, iftar ve sahurda verilen beslenme sinyallerinin niteliğinin belirleyici olduğunu dile getirdi

İftarın ağır ve yüksek şeker içeriğiyle yapılmasının kan şekerinde ani dalgalanmalara yol açabileceğini kaydeden Enç, bunun daha fazla yeme isteğini tetikleyebildiğini ve yağ depolanmasını kolaylaştırdığını aktardı. Bu nedenle iftarın bir yükleme öğünü gibi değil, metabolizmayı kademeli devreye alan bir geçiş şeklinde planlanması gerektiğini belirtti. Su, hurma veya çorba gibi hafif başlangıçların sindirimi rahatlattığını ve tokluk mekanizmalarının daha sağlıklı çalışmasına katkı sunduğunu söyledi.

Tokluk hissinin mide dolduğu anda değil, beynin bunu algılamasıyla oluştuğunu hatırlatan Enç, bu sürecin yaklaşık 15–20 dakika sürdüğünü ifade etti. Hızlı tüketilen iftar öğünlerinin doygunluk sinyali oluşmadan fazla enerji alımına yol açabileceğini, yavaş yemenin ve porsiyonları zamana yaymanın kilo kontrolünde temel strateji olduğunu vurguladı.

Sahurun metabolik denge açısından kritik olduğunu belirten Enç, sahurun atlanmasının akşam saatlerinde yoğun açlıkla geri dönebileceğini söyledi. Protein ve liften zengin bir sahur öğününün kan şekeri dalgalanmalarını sınırladığını ve iftarda porsiyon kontrolünü kolaylaştırdığını kaydetti. Kilo artışının çoğu zaman iftar sonrası kontrolsüz gece atıştırmalarından kaynaklandığını ifade eden Enç, paketli ürünler ve şekerli içeceklerin depolamayı artırabileceğini belirtti. Tatlı tüketiminin porsiyon kontrolüyle ve daha hafif alternatiflerle sınırlandırılmasının daha dengeli bir yaklaşım olacağını dile getirdi.

Uyku ve fiziksel aktivitenin de denklemin parçası olduğuna dikkat çeken Enç, geç saatlere kayan öğünlerin ve azalan uyku süresinin iştah hormonlarını etkileyebileceğini söyledi. İftar sonrası yapılacak kısa yürüyüşlerin glukoz kullanımını desteklediğini ve metabolik dengeye katkı sağladığını sözlerine ekledi. Uzmanlara göre Ramazan’da kilo kontrolü, yalnızca daha az yemekle değil; dengeli sahur, kontrollü iftar, yeterli su tüketimi, düzenli uyku ve hafif fiziksel aktiviteyle metabolik ritmi korumaktan geçiyor. (Kaynak: DLR)