Psikolog Dr. Fatma Ceyda Ünal, ergenlik dönemine ilişkin değerlendirmelerinde, bu sürecin sıklıkla yanlış anlaşıldığını ve çoğu zaman “zor bir dönem” olarak etiketlendiğini belirtti. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) perspektifinden bakıldığında ergenliğin bir bozulma değil, zihnin yeniden yapılanma süreci olduğunu ifade eden Ünal, bu dönemde yaşanan duygu dalgalanmalarının gelişimsel bir gerçekliğe dayandığını söyledi.

Ergenlikte beynin duygu merkezlerinin oldukça aktif olduğunu, buna karşılık mantık, planlama ve dürtü kontrolünden sorumlu alanların henüz tam olgunlaşmadığını dile getiren Ünal, ani tepkiler ve keskin duygu değişimlerinin kişilik sorunu olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti. Bu durumun, ergenin hem kendisi hem de çevresi için anlaşılması gereken doğal bir süreç olduğunun altını çizdi.

BDT yaklaşımına göre bireyi zorlayan unsurun yaşanan olaylardan çok, bu olaylara yüklenen anlamlar olduğunu vurgulayan Ünal, ergenlikte anlamlandırma sisteminin köklü biçimde değiştiğini ifade etti. Ergenlerin yaşadıkları deneyimleri kendileriyle ilgili mesajlar olarak algılamaya başladığını belirten Ünal, düşük bir notun “yetersizlik”, basit bir iletişimsizliğin ise “sevilmiyorum” inancına dönüşebildiğini aktardı. Bu süreçte otomatik düşüncelerin hızlandığını ve çoğu zaman sorgulanmadan kabul edildiğini söyledi.

BDT odaklı psikolojik danışmanlığın ergeni susturmaya ya da düzeltmeye çalışmadığını belirten Ünal, bu yaklaşımın düşünce, duygu ve davranış arasındaki ilişkiyi fark etmeye odaklandığını kaydetti. Ergenin kendi iç sesini tanımasına yardımcı olan bu sürecin, düşüncelerin mutlak gerçek olmadığını fark etmesini sağladığını ifade etti. Ergenlik döneminin, bireyin iç sesiyle ilk kez güçlü biçimde karşılaştığı bir evre olduğunu vurgulayan Ünal, bu sesin fark edilmemesi durumunda yetişkinlikte de etkisini sürdürebileceğini söyledi. BDT’nin, bu iç sesi daha gerçekçi ve şefkatli bir hale getirmeyi hedeflediğini belirtti.

Açıklamasının sonunda ergenliğin bir kriz değil, eşlik edilmesi gereken bir gelişim süreci olduğunu ifade eden Psk. Dr. Fatma Ceyda Ünal, bu dönemde ergenlerin en çok ihtiyaç duyduğu şeyin eleştiri ya da nasihat değil, anlaşılmak ve görülmek olduğunu vurguladı. Ünal, ergenlikte şekillenen düşünce kalıplarının bireyin yaşam boyu kendisiyle kurduğu ilişkinin temelini oluşturduğuna dikkat çekti. (Kaynak: DoktorTakvimi)

Muhabir: HABER MERKEZİ