Son yıllarda küçük yaş grubundaki çocuklarda göz teması kurmama, ismine tepki vermeme ya da sosyal etkileşimde zorlanma gibi durumlar ailelerin en çok endişe ettiği konuların başında geliyor. Dil, konuşma ve ses bozuklukları alanında çalışan Odyolog Aselya Kocamüminler, ebeveynlerin en sık yönelttiği sorulardan birinin “Çocuğumda otizm mi var yoksa uyaran eksikliği mi?” olduğunu belirtti. Kocamüminler’e göre özellikle erken çocukluk döneminde bu iki durum bazı yönleriyle birbirine benzer belirtiler gösterebildiği için değerlendirme sürecinin dikkatle yürütülmesi gerekiyor.

Uzmanlar, bazı durumlarda 3 yaş öncesinde kesin tanı koymak yerine çocuğun gelişimini belirli bir süre takip etmeyi tercih edebiliyor. Ancak çocuk erken yaşlarda otizm bulguları göstermeye başlarsa düzenli takip ve uzman kontrolüyle eğitim sürecinin gecikmeden başlatılması büyük önem taşıyor.

Otizm, nörogelişimsel bir farklılık olarak tanımlanıyor ve her çocukta farklı belirtilerle ortaya çıkabiliyor. Uzmanlara göre çocukların ismi söylendiğinde tepki vermemesi, göz teması kurmaktan kaçınması, sosyal oyunlara katılmak yerine nesnelere yoğunlaşması veya tekrarlayan hareketler sergilemesi bu süreçte dikkatle izlenmesi gereken davranışlar arasında yer alıyor. Bununla birlikte jest ve mimiklerin sınırlı olması, donuk bir yüz ifadesi, parmak ucunda yürüme ya da el çırpma gibi davranışlar da bazı çocuklarda görülebiliyor.

Öte yandan son yıllarda çocuk gelişimi alanında sıkça konuşulan konulardan biri de uyaran eksikliği. Uzmanlar özellikle 0–3 yaş döneminde çocukların telefon, tablet ve televizyon gibi ekranlara yoğun şekilde maruz kalmasının gelişim sürecini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Uyaran eksikliği yaşayan çocuklarda da göz teması kurmakta zorlanma, mimiklerin zayıf olması veya sosyal etkileşimde güçlük gibi belirtiler görülebiliyor. Ancak uzmanlara göre uyaran eksikliği nörogelişimsel bir bozukluk değil ve doğru yönlendirme ile desteklendiğinde çocukların gelişim süreci hızla toparlanabiliyor.

Odyolog Aselya Kocamüminler, erken dönemde başlatılan terapi ve düzenli uzman takibinin çocukların gelişiminde önemli bir rol oynadığını vurguluyor. Otizm spektrum bozukluğunun geniş bir yelpazeye sahip olduğunu ifade eden Kocamüminler, bu spektrum içinde otizm, atipik otizm ve silik otizm gibi farklı alt alanların bulunduğunu belirtiyor.

Uzmanlara göre en önemli nokta ise ailelerin çocuklarındaki gelişimsel farklılıkları erken fark etmesi. Çocuğunun sosyal etkileşim kurmakta zorlandığını ya da iletişim becerilerinde gerilik olduğunu düşünen ailelerin süreci beklemeden bir uzmana başvurması gerektiği ifade ediliyor. Erken değerlendirme ve uygun terapi süreci, çocukların gelişimini desteklemede belirleyici bir rol oynuyor.
(Kaynak: DoktorTakvimi)

Muhabir: HABER MERKEZİ