Sağlık

Mide Fıtığı Her Zaman Ameliyat Gerektirir mi? Uzmanından Önemli Uyarılar

Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Samet Yardımcı, endoskopi raporunda "mide fıtığı" yazmasının tek başına ameliyat anlamına gelmediğini belirterek, tedavi kararının hastanın şikâyetleri, fıtığın tipi ve yaşam kalitesine göre verilmesi gerektiğini söyledi.

Endoskopi yaptıran birçok kişi raporunda yer alan "hiatal herni" yani mide fıtığı ifadesini görünce ameliyat olması gerektiğini düşünüyor. Ancak Genel Cerrahi, Gastroenteroloji Cerrahisi ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Samet Yardımcı, mide fıtığının her zaman cerrahi gerektiren bir hastalık olmadığını belirterek, tedavi kararının kişiye özel değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Yardımcı, mide fıtığında en sık karşılaşılan yanlışın yalnızca endoskopi sonucuna bakılarak tedavi planlanması olduğunu ifade ederek, hekimlikte esas olanın hastanın şikâyetleri, muayene bulguları, yaşam kalitesi ve ek hastalıklarının birlikte değerlendirilmesi olduğunu söyledi.

"Endoskopi Bulguyu Gösterir, Tedaviyi Belirlemez"

Prof. Dr. Samet Yardımcı, endoskopi raporunda mide fıtığı görülmesinin tek başına ameliyat kararı vermek için yeterli olmadığını belirtti. Tedavi planının yalnızca görüntüleme sonuçlarına göre değil, hastanın yaşadığı şikâyetler, reflü hastalığıyla ilişkisi, fıtığın büyüklüğü ve günlük yaşamı ne ölçüde etkilediği dikkate alınarak oluşturulması gerektiğini ifade eden Yardımcı, aynı endoskopi bulgusuna sahip iki hastanın tamamen farklı tedavi süreçlerinden geçebileceğine dikkat çekti.

Mide Fıtığı Nasıl Oluşuyor?

Hiatal herni olarak da bilinen mide fıtığı, midenin bir bölümünün diyaframdaki doğal açıklıktan göğüs boşluğuna doğru yer değiştirmesiyle oluşuyor. İleri yaş, bağ dokusunun zayıflaması, obezite, gebelik, kronik kabızlık, uzun süreli öksürük, ağır yük kaldırmayı gerektiren işler ve daha önce geçirilen bazı ameliyatlar mide fıtığı riskini artıran başlıca nedenler arasında yer alıyor. Uzmanlar, bu risk faktörlerinin bulunmasının herkeste mide fıtığı gelişeceği anlamına gelmediğini, aynı şekilde mide fıtığı bulunan herkesin de şikâyet yaşayacağı yönünde bir kural olmadığını vurguluyor.

En Sık Görülen Tip Reflüyle İlişkili

Prof. Dr. Yardımcı'nın verdiği bilgilere göre mide fıtıkları dört farklı grupta değerlendiriliyor. Toplumda en sık görülen Tip 1 (Sliding Hiatal Herni), tüm mide fıtıklarının yaklaşık yüzde 90-95'ini oluşturuyor. Bu tip mide fıtığı çoğunlukla reflü hastalığıyla birlikte görülse de her Tip 1 mide fıtığının reflüye neden olmadığı belirtiliyor. Göğüste yanma, ağza acı su gelmesi, geğirme ve gece reflüsü gibi şikâyetler görülebilse de birçok hastada ilaç tedavisi ve yaşam tarzı değişiklikleriyle başarılı sonuç alınabiliyor.

Bazı Mide Fıtıkları Cerrahi Gerektirebiliyor

Daha nadir görülen Tip 2, Tip 3 ve özellikle Tip 4 mide fıtıkları ise farklı riskler taşıyor. Bu tiplerde midenin daha büyük bölümü göğüs boşluğuna yer değiştirebiliyor. İlerlemiş vakalarda mide kan dolaşımının bozulması, midenin kendi etrafında dönmesi, yutma güçlüğü, nefes darlığı, kansızlık ve kilo kaybı gibi ciddi sorunlar ortaya çıkabiliyor. Prof. Dr. Yardımcı, özellikle büyük ve belirtilere neden olan mide fıtıklarında cerrahi tedavinin hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabildiğini belirtti.

"Her Mide Fıtığı Aynı Değildir"

Prof. Dr. Samet Yardımcı, mide fıtığında en önemli noktanın fıtığın tipi ve hastanın klinik durumu olduğunu belirterek, "Endoskopi raporunda yalnızca 'hiatal herni' yazması hangi tip mide fıtığına sahip olduğunuzu göstermez ve tek başına ameliyat kararı verilmesi için yeterli değildir. Doğru tedavi; fıtığın tipi, büyüklüğü, hastanın şikâyetleri, yaşı ve genel sağlık durumu birlikte değerlendirilerek planlanmalıdır." ifadelerini kullandı. (Kaynak: Doktortakvimi)