6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin yıl dönümünde, TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası tarafından Türkiye genelinde eşzamanlı basın açıklaması gerçekleştirildi. Uşak’taki açıklamayı, İMO Uşak Şube Yönetim Kurulu Üyesi Halil İbrahim Kızıldağ okudu. Açıklama öncesinde konuşan İMO Uşak Şube Başkanı Ümit Alp, 6 Şubat depremlerinin, 17 Ağustos 1999 depreminden gerekli derslerin alınmadığını bir kez daha ortaya koyduğunu vurguladı. Alp, yaşanan büyük yıkımın doğa olayından çok insan eliyle oluşan hataların sonucu olduğunu ifade etti.
“Öldüren Deprem Değil, İhmal”
İMO Yönetim Kurulu Üyesi Fatmanur Güzel ise yaptığı değerlendirmede, depremlerin yıkıcı etkisinin yalnızca yer hareketlerinden kaynaklanmadığını belirtti. Eğitimsizlik, mühendislik bilgisinin yeterince uygulanmaması, denetim eksikliği ve genç mühendisleri doğru yapı üretimine yönlendirecek mekanizmaların oluşturulmamasının felaketleri büyüttüğüne dikkat çekti.
Riskler Biliniyor, Önlemler Alınmıyor
Basın açıklamasında, Türkiye’de depremin öngörülebilir bir gerçek olduğu vurgulanarak, yıkımın asıl nedeninin yapı üretimindeki kalite sorunları, denetim eksikliği ve risk azaltma politikalarının yetersizliği olduğu ifade edildi. Aynı büyüklükteki depremlerin farklı ülkelerde bu ölçüde can kaybına yol açmamasının, sorunun doğada değil insan kaynaklı tercihlerde olduğunu gösterdiği kaydedildi.
Yapı Stoku Hala Büyük Risk Altında
Açıklamada, ülke genelindeki yapı stokunun önemli bir bölümünün hâlâ yüksek deprem riski taşıdığına dikkat çekildi. Özellikle 2000 yılı öncesi yapılan binalar ve çıkarılan imar aflarının, mühendislik hizmeti almamış yapıların yasallaşmasına yol açtığı belirtildi. Resmî verilere göre milyonlarca konutun acilen dönüştürülmesi gerektiği hatırlatıldı.
Kentsel Dönüşüm Eleştirisi
İMO, mevcut kentsel dönüşüm uygulamalarının risk azaltmaktan çok arsa değeri yüksek bölgelerde parsel bazlı yenilemelere dönüştüğünü ifade etti. Oysa dönüşümün, zemin yapısından ulaşım altyapısına ve toplanma alanlarına kadar bütüncül bir planlama gerektirdiği vurgulandı.
Toplanma Alanları ve Hazırlık Eksikliği
Deprem toplanma alanlarının yetersizliği ve bir kısmının imar değişiklikleriyle yapılaşmaya açılması da eleştirilen başlıklar arasında yer aldı. Açıklamada, afet yönetiminin yalnızca arama-kurtarma kapasitesiyle değil, afet öncesi risk azaltma ve hazırlık düzeyiyle ölçülmesi gerektiği vurgulandı.
“Afetler Kader Değil”
İMO, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında da sorunların sürdüğüne dikkat çekerek, afetlerin kader olmadığını, bilimi, mühendisliği ve kamusal sorumluluğu esas almayan politikaların sonucu olduğunu yineledi. Açıklamanın sonunda, şeffaf yapı envanteri oluşturulması, risk temelli dönüşüm politikalarının hayata geçirilmesi ve mühendislik hizmetlerinin tüm aşamalarda etkin şekilde uygulanması çağrısı yapıldı.



