(ÖZEL HABER) - Uşak ve çevresini de kapsayan Frigya coğrafyasında MS 2. yüzyılda ortaya çıkan Montanizm, erken Hristiyanlık içinde sıra dışı bir konumda yer alıyor. Akımın kurucusu Montanus’un yanı sıra Priscilla ve Maximilla adlı iki kadın peygamberin vahiy aldıklarını ilan etmesi, dönemin inanç dünyasında güçlü bir kırılma yaratmıştı.

“Kadın Formunda Mesih” Anlatısı
Uşaklı Araştırmacı Belgeselci Alp Arslan Dur, Priscilla’ya atfedilen ve Epiphanius tarafından aktarılan “Mesih’in kadın formunda görünmesi” anlatısına dikkat çekti. Dur’a göre bu ifade, Montanist metinlerden değil, karşıt kilise yazarlarının polemiklerinden biliniyor. Bu nedenle anlatı, tarihsel bir olaydan çok, dönemin algı dünyasını ve zihinsel sınırlarını yansıtıyor.
Frig İnanç Geleneğinin İzleri
Dur’un değerlendirmesinde, Frigya’nın kadim inanç mirası belirleyici bir arka plan sunuyor. Bölgede kutsallığın tapınaktan ziyade doğa, kaya, dağ ve bedensel deneyimle ilişkilendirildiği vurgulanıyor. Özellikle Kybele kültünde tanrısal olanın yazılı öğretiyle değil, vecd ve epifani yoluyla tecrübe edildiği hatırlatılıyor.
Yerel Hafıza mı, Teolojik İddia mı?
Araştırmacı Alp Arslan Dur, Montanist kadın peygamberlerin vecd halinde yaşadıkları vahiy tecrübelerinin, Frigya’nın yerel kutsallık algısının Hristiyan bir dil içinde yeniden ifade edilmiş olabileceğini öne sürüyor. Bu bakışa göre “kadın formunda Mesih” anlatısı, teolojik bir iddiadan ziyade, coğrafyanın sembolik ve zihinsel mirasıyla şekillenmiş bir algı biçimi olarak okunabilir.
Kesinlik Değil, Yoruma Açık Bir Okuma
Dur, bu yaklaşımın Montanizmi Frig inancının doğrudan devamı olarak görmediğinin altını çiziyor. Aynı coğrafyada, farklı dönemlerde ortaya çıkan kutsal tecrübe dillerinin birbirini dolaylı biçimde etkilemiş olabileceğini tartışmaya açtığını belirtiyor. Uşak merkezli Frigya coğrafyasına uzanan bu yorum, erken Hristiyanlık tartışmalarına tarihsel ve kültürel bir derinlik kazandırıyor.



