Ekonomi

Ege İhracatının 12 Dev Adamı 2025’i Masaya Yatırdı

18,5 milyar dolarlık ihracata imza atan EİB, 2026 için net mesaj verdi: “Bekleme değil, üretim ve ihracat zamanı.”

Küresel belirsizlikler, jeopolitik riskler ve finansmana erişimdeki zorluklara rağmen 2025 yılında 18 milyar 505 milyon dolarlık ihracat gerçekleştiren Ege İhracatçı Birlikleri, 2026 yılına yönelik yol haritasını Sektörel Değerlendirme Toplantısı’nda kamuoyuyla paylaştı. Toplantıda, rakamların ötesinde sahadaki gerçekler, maliyet baskısı ve kârlılıkta yaşanan aşınma açık bir dille ele alındı.

EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, 2025 yılının dünya ekonomisi açısından ılımlı fakat kırılgan bir büyüme dönemine işaret ettiğini belirterek, enflasyonun gerilemesine rağmen faiz ve borçlanma maliyetlerinin hâlâ yüksek seyrettiğini vurguladı. Artan korumacılık ve ticaret bariyerlerinin küresel ticareti baskıladığını ifade eden Eskinazi, ihracatçının asıl sınavının kârlılık ve sürdürülebilirlik alanında yaşandığını dile getirdi.

Euro bölgesine ihracat yapan sektörlerin görece daha dirençli bir görünüm sergilediğini, dolar bazlı ihracat yapan sektörlerin ise daha zor bir yıl geçirdiğini belirten Eskinazi, özellikle tekstil ve hazır giyim gibi emek yoğun sektörlerde üretimin düşük maliyetli ülkelere kaymasının hızlandığını söyledi. Artan ithal girdi bağımlılığının uzun vadede katma değerin yurt dışına transferi anlamına geldiğine dikkat çeken Eskinazi, ana sanayi büyürken yerli tedarik zincirinin aynı hızda güçlenememesinin Türkiye ekonomisi açısından yapısal bir risk oluşturduğunu ifade etti.

2025 ihracat artışının önemli bir bölümünün parite etkisinden kaynaklandığını açıklayan Eskinazi, bu etki dışarıda bırakıldığında EİB ihracatının reel olarak gerilediğini belirtti. Toplam ihracat rakamlarının sahadaki tabloyu tek başına yansıtmadığını vurgulayan Eskinazi, “Asıl sorulması gereken soru; bu ihracat hangi maliyetle, hangi kârlılıkla ve ne kadar sürdürülebilir şekilde yapıldı?” sözleriyle ihracatçının yaşadığı baskıyı özetledi.

Toplantıda söz alan birlik başkanları da sektör bazında 2025 yılını değerlendirdi. Demir ve demir dışı metallerden yaş meyve sebzeye, hazır giyimden deri sektörüne kadar birçok alanda kapasite kullanım oranlarının düştüğü, maliyet artışlarının rekabet gücünü zayıflattığı ve bazı sektörlerde ihracatın ayakta kalma mücadelesine dönüştüğü vurgulandı. Buna karşın hububat, kuru meyve, su ürünleri, tütün ve maden gibi sektörlerde ihracatın sınırlı da olsa artış gösterdiği ifade edildi.

EİB yönetimi, 2026 yılına girerken en büyük sorunun öngörülebilirlik eksikliği olduğuna dikkat çekerek, üretimi merkeze alan, uzun vadeli yatırımı teşvik eden ve ihracatçının risk alanını koruyan politikalara ihtiyaç olduğunu vurguladı. Aksi halde birçok sektör için 2026’nın da dayanıklılığın zorlandığı bir yıl olmaya devam edeceği ifade edildi. (EİB)