Resmi Gazete’de yayımlanan 11257 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile hizmet ihracatında kazanç indirimi yüzde 100’e çıkarılırken, yurt dışı iştirak kazançlarına yönelik vergi avantajları da yeniden düzenlendi. 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren başlayan dönem kazançlarına uygulanacak düzenleme; hizmet ihracatı yapan şirketler, yurt dışında iştiraki bulunan holding yapıları ve sınır ötesi gelir elde eden yatırımcılar açısından önemli değişiklikler içeriyor.
Yeni sistemle birlikte özellikle yurt dışı iştirak kazançlarında Türkiye’de oluşan efektif vergi yükü ciddi şekilde düştü. Daha önce yüzde 12,5 seviyesinde hesaplanan vergi yükü, yeni düzenleme sonrası yüzde 5 seviyesine kadar geriledi. Böylece yurt dışı iştiraki bulunan şirketlerin vergi maliyetinde yüzde 60’ın üzerinde azalma oluştu. Düzenleme kapsamında, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun ilgili maddesindeki şartları taşıyan yurt dışı inşaat şirketlerinden elde edilen temettü gelirlerinde tam istisna uygulaması ise korunmaya devam etti.
Uluslararası yatırım hukuku alanında çalışmalar yürüten Av. İbrahim Aslan, düzenlemenin teknik olarak yabancı yatırımcı açısından dikkat çekici avantajlar sunduğunu ancak yatırım kararlarında tek belirleyici unsurun vergi olmadığını söyledi. Aslan, yatırımcıların özellikle hukuki güvence, mülkiyet hakkı, sözleşme güvenliği ve yargı süreçlerinin öngörülebilirliğine önem verdiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Ekonomik teşvikler elbette son derece olumlu bir gelişme; ancak tek başına yeterli değil. Yatırımcı uzun vadeli plan yaparken yalnızca vergi avantajına bakmaz. Hukuki güven ortamı, düzenleyici istikrar ve öngörülebilir süreçler en az vergi kadar önemlidir.”
Yeni düzenlemenin Türkiye’nin uluslararası yatırımcı nezdindeki rekabet gücünü artırabileceğini ifade eden Aslan, özellikle teknoloji şirketleri, uluslararası girişimler, aile ofisleri ve gayrimenkul yatırımcıları açısından avantajlı bir dönem oluşabileceğini söyledi. Ancak uzmanlara göre yatırımcıların istisna ve avantajlardan tam olarak yararlanabilmesi için yatırım planlamasının doğru yapılması gerekiyor. Özellikle şirket yapılarının, iştirak ilişkilerinin ve sınır ötesi gelir modellerinin uzman hukuk ekipleri tarafından değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.
Vergi avantajlarının uygulama detaylarına ilişkin tebliğ ve genel esasların ise önümüzdeki haftalarda Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanması bekleniyor. Yeni düzenleme ile birlikte 2026 yılı beyannameleri öncesinde şirketlerin uyum süreçlerini yeniden gözden geçirmesi gerektiği ifade ediliyor.