(ÖZEL HABER) - Banaz Kaymakamı Musa Kazım Çelik’in beraberindeki heyetle bölgede inceleme yapmasının ardından gözler yıllardır kapsamlı arkeolojik araştırma ve restorasyon çalışması bekleyen yapılara çevrildi. Daha önce yapılan saha çalışmalarında bölgede birbirine yaklaşık 100 metre mesafede iki su kemeri bulunduğu belgelenmişti.
Uşak’ın kırsalındaki az bilinen tarihi yapılardan biri Banaz’ın Kaylı Köyü’nde yeniden gündeme geldi. Banaz Kaymakamı Musa Kazım Çelik, beraberindeki heyet ve köy sakinleriyle birlikte köy sınırlarında bulunan tarihi su kemerlerinin yer aldığı alanda incelemelerde bulundu. Kaymakam Çelik’e inceleme sırasında Banaz Belediye Başkan Yardımcısı ve Banaz Yerel Eylem Grubu Derneği Başkanı Ahmet Karaca, dernek koordinatörü Ferhat Tümer, Semitaş Emprenye ve Sanayi Tesisleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Tuğba Çakın Yıldız ile şirket müdürü Hüseyin Albayrak eşlik etti. Kaylı Köyü sakinleri de heyetle birlikte tarihi yapıların bulunduğu alana gitti.
Kaylı’daki yapıların geçmişine ilişkin daha önce gerçekleştirilen çalışmalar ise bölgenin ilk bakışta görülenden daha önemli bir tarihi mirasa sahip olabileceğini gösteriyor. Uşak Tanıtım ve Kültür Gönüllüleri Derneği tarafından 21 Şubat 2016 tarihinde gerçekleştirilen saha gezisinde Kaylı Köyü çevresindeki iki su kemeri belgelenmişti. Yerel halk tarafından “köprü” ya da “bent” olarak da adlandırılan yapıların, o tarihte bilimsel literatürde yeterince yer almadığı belirtilmişti.
Saha çalışmasında elde edilen bilgilere göre kemerlerden ilki yaklaşık 10 metre uzunluğunda ve 5 metre yüksekliğinde. Yapıda kullanılan taş işçiliği ile tonoz tekniğinin Roma dönemi mühendislik özelliklerini taşıdığı değerlendiriliyor. Alt bölümü yoğun bitki örtüsüyle kaplanan yapı, zaman içerisinde meydana gelen bozulmalara rağmen günümüze kadar ulaşmayı başardı.
Bölgede bulunan ikinci su kemeri ise ilk yapıya göre daha büyük ölçülere sahip. Özellikle su kanalı bölümünün nispeten sağlam kaldığı ve suyun taşındığı hattın izlerinin takip edilebildiği belirtiliyor. İki yapının birbirinden yaklaşık 100 metre uzaklıkta ve kuru dere yatakları üzerinde bulunması da dikkat çeken ayrıntılar arasında. Bu konum, kemerlerin yalnızca birbirinden bağımsız iki yapı olmadığı, vadiler arasında su taşınmasını sağlayan daha geniş bir sistemin parçaları olabileceği ihtimalini gündeme getiriyor.

Kaylı’daki kemerlerin hangi yerleşime su taşıdığı konusunda ise kesinleşmiş bir arkeolojik sonuç bulunmuyor. Prof. Dr. Murat Öntuğ’un değerlendirmelerine göre yapıların antik Akmonya yerleşiminin su ihtiyacının karşılanması amacıyla inşa edilmiş olabileceği tahmin ediliyor. Roma kentlerinde suyun kilometrelerce uzaklıktaki kaynaklardan yerleşim alanlarına taşınabilmesi için su yolları, kanallar ve kemerlerden oluşan sistemlerin kullanıldığı biliniyor.
Bu nedenle Kaylı’daki yapıların tarihlendirilmesi ve işlevinin kesin olarak ortaya çıkarılabilmesi için ayrıntılı bilimsel ve arkeolojik incelemeye ihtiyaç bulunuyor. Yapılarda gerçekleştirilecek sistematik araştırmaların, kemerlerin Akmonya ile bağlantısının yanı sıra bölgedeki antik dönem su güzergâhının da anlaşılmasına katkı sağlayabileceği değerlendiriliyor.
Kemerlerin Frigya, Roma ve Bizans dönemlerinden hangilerinde ve ne kadar süreyle kullanıldığının ortaya çıkarılması da Banaz ve çevresinin tarihi açısından yanıt bekleyen konular arasında bulunuyor. Kaymakam Musa Kazım Çelik’in bölgeye gerçekleştirdiği son ziyaret, yaklaşık 10 yıl önce saha çalışmasıyla belgelenen tarihi yapıların korunması ve tanıtılması konusunu yeniden gündeme taşıdı.
Banaz’ın kırsal turizm açısından değerlendirilebilecek doğal ve tarihi alanları dikkate alındığında, Kaylı Köyü’ndeki iki su kemerinin ayrıntılı biçimde belgelenmesi, korunması ve geçmişinin bilimsel çalışmalarla ortaya çıkarılması yalnızca köyün değil, Uşak’ın kültürel mirasının tanıtılması açısından da önem taşıyor. (Foto: Banaz Kaymakamlığı)





