Uşaklı Uzman Dr. Pınar Can Ergün, karpal tünel sendromunun, median sinirin el bileği seviyesinde karpal tünel içinde sıkışması sonucu geliştiğini belirtti. Ergün, bu tablonun özellikle tekrarlayıcı el ve bilek hareketleri yapan kişilerde daha sık görüldüğüne dikkat çekti. Uzman Dr. Ergün, uzun süreli statik pozisyonlar, hormonal değişiklikler, boyun fıtıkları, torakal blokajlar, mide problemleri, diyabet ve romatizmal hastalıkların karpal tünel sendromunun oluşumunda etkili olabildiğini ifade etti. İnflamatuvar süreçlerin de sinir üzerindeki baskıyı artırabildiğini söyledi.
Belirtiler geceleri artabiliyor
Hastalığın klinik bulguları arasında; elde ve parmaklarda özellikle başparmak, işaret ve orta parmakta uyuşma, karıncalanma, gece artan ağrı, kavrama gücünde azalma ve ince motor becerilerde zorlanma yer alıyor. İleri evrelerde ise thenar kaslarda erime ve kalıcı duyu kaybı gelişebiliyor. Tanının klinik muayene ile birlikte EMG ve görüntüleme yöntemleriyle desteklendiğini aktaran Ergün, erken dönemde aktivite düzenlemesi, atel kullanımı, manuel terapi ve fizik tedavi uygulamalarının ön planda olduğunu belirtti. Dirençli olgularda ise enjeksiyon, rejeneratif tedaviler ve son aşamada cerrahi seçeneğin gündeme gelebildiğini söyledi. Uzman Dr. Pınar Can Ergün, karpal tünel sendromunda erken tanı ve bireyselleştirilmiş tedavinin, sinir hasarının kalıcı hale gelmesini önlemede kritik rol oynadığını vurguladı.