Manşet

Uşak’ta Dilden Dile Anlatılan Acı Hikaye: Müslüme Kızın Dramı

Uşak’ta yıllardır anlatılan Müslüme kızın öyküsü, hem bir yetimlik hikayesi hem de köy yaşamının derin izlerini taşıyan hüzünlü bir efsane olarak hafızalarda yerini koruyor.

(ÖZEL HABER) - Uşak’ın köylerinde kuşaktan kuşağa aktarılan Müslüme kızın hikayesi, yaşanmış bir dram ile halk anlatısının iç içe geçtiği çarpıcı bir öykü olarak dikkat çekiyor. Hisar köyüne gelin giden annesinin ardından dünyaya gelen Müslüme, ağabeyi Mehmet ile birlikte küçük yaşta hem annesini hem babasını kaybederek yetim ve öksüz kalır. Dayıları Tıraş Hamza’nın sahip çıktığı iki kardeş, Delibaşlı köyüne götürülür. Müslüme’nin elinden hiç düşürmediği, annesinden kalan sarı saçlı bez bebek ise onun en büyük tesellisi olur. Günlük yaşamın zorlukları içinde büyüyen Müslüme, bir yandan koyun güder, bir yandan da ev işlerine yardım eder.

Zamanla Kezban ile yakın arkadaş olan Müslüme, birlikte koyun otlatmaya giderken Gök Göl civarında dikkat çekici bir olay yaşar. Göl kenarında gördüğünü söylediği uzun sarı saçlı bir kızdan söz eden Müslüme’ye kimse inanmaz. Ancak onun bu gizemli karşılaşmayı içselleştirdiği ve zamanla etkisi altına girdiği anlatılır. Bir gün cesaretini toplayarak göl kenarına giden Müslüme, iddiaya göre bu gizemli figürün verdiği söz üzerine suya girer. Ancak bu karar onun sonu olur. Müslüme’nin kaybolduğunu fark eden köylüler günler süren aramanın ardından genç kızı Gök Göl’de hayatını kaybetmiş halde bulur.

Zorlu şartlar nedeniyle bulunduğu yere yakın bir noktaya defnedilen Müslüme’nin mezarı, yıllar sonra yapılan taşla belirlenir. Ancak mezar taşındaki yaş bilgileri ile köy halkının anlattıkları arasında farklılık olduğu ifade edilir. Köylüler, Müslüme’nin henüz 13 yaşlarında olduğunu dile getirir. Anlatan Zülfü Sayılı’nın aktardığı ve Mehmet Keyvanoğlu tarafından kaleme alınan bu hikaye, Uşak’ın sözlü kültüründe derin bir iz bırakmaya devam ediyor. Müslüme kızın öyküsü, yalnızca bir kayıp hikayesi değil, aynı zamanda geçmişteki yaşam koşullarını ve insan hikayelerini günümüze taşıyan güçlü bir anlatı olarak yaşatılıyor.