(ÖZEL HABER) - Uşak’ın merkeze bağlı Selvioğlu Köyü’nde yaşayan ve mesleği dedesinden devralan Mehmet Candan’ın Cengiz Doğan’a anlattıkları, kentin yakın tarihine ışık tuttu. “Son Ustalar” serisinin 13.’sü olan araştırmasını www.usakhabergazetesi.com.tr ile paylaşan Uşak Belediyesi Kent Tarihi Müzesi Sorumlusu Arkeolog Cengiz Doğan, “Bir dönem Uşak sofralarının vazgeçilmez yağlarından biri olan haşhaş yağı, bugün yerini ayçiçek ve zeytinyağına bıraksa da geçmişte özellikle kırsal yaşamın temel tüketim ürünleri arasında yer alıyordu. Osmanlı döneminden itibaren bölgede önemli bir üretim alanı olan haşhaş yağcılığı, yıllarca hem köy ekonomisini hem de şehir pazarlarını ayakta tuttu” dedi.
Selvioğlu Köyü’nde dünyaya gelen Mehmet Candan, dedesinin 1938 yılında küçük bir imalathane kurarak haşhaş yağı üretimine başladığını anlattı. Dedesi ve babasının yıllarca çevre köylerden gelen haşhaş tohumlarını işleyerek yağ çıkardığını belirten Candan, çocukluğunun da bu üretim ortamında geçtiğini söyledi. Candan, o yıllarda köylerine sürekli haşhaş taşıyan insanların geldiğini belirterek, “Merkeplerle, kağnılarla, atlarla ya da katır sırtında kıl çuvallar içinde haşhaş getirilirdi. Biz onları işler, yağını çıkarır ve sahiplerine teslim ederdik” dedi.
Haşhaş yağının çıkarılma sürecinin zahmetli olduğunu anlatan Mehmet Candan, tohumların önce ayıklandığını, ardından üç aşamalı işlemden geçirilerek yağ elde edildiğini ifade etti. Bir ölçek yani yaklaşık 24 kilogram haşhaştan ortalama 13 litre yağ çıktığını belirten Candan, o dönemde para yerine çoğu zaman “küspe” alındığını söyledi. Yağ çıkarıldıktan sonra kalan küspe hayvan yemi olarak değerlendiriliyordu.
Uşak’ta özellikle Çarşamba günleri kurulan pazarda haşhaş yağcıları için özel bir bölüm ayrıldığını anlatan Candan, bugünkü kapalı pazar alanının kuzey köşesinde yaklaşık 15 haşhaş yağcısının yan yana satış yaptığını dile getirdi. Afyon’dan ve çevre köylerden gelen üreticilerin de burada satış yaptığını söyleyen Candan, vatandaşların ellerinde toprak ibrikler ve şişelerle sıraya girerek litre hesabıyla yağ satın aldığını anlattı. O yıllarda haşhaş yağının mutfakların temel ürünü olduğunu ifade eden Mehmet Candan, “Tereyağı her zaman bulunmazdı, zeytinyağı ise bu bölgede çok bilinmezdi. Haşhaş yağı bütün yemeklerde kullanılırdı ve çok sevilirdi” diye konuştu.
1970’li yıllarda fabrikasyon ayçiçek yağları, margarin ve zeytinyağının yaygınlaşmasıyla birlikte haşhaş yağcılığı mesleğinin hızla gerilediğini belirten Candan, birçok usta gibi kendilerinin de işi bırakmak zorunda kaldığını söyledi. Uşak Kent Tarihi Müzesi’nin “Son Ustalar” araştırmaları ise kaybolmaya yüz tutmuş meslekleri kayıt altına alarak kentin kültürel hafızasını gelecek kuşaklara aktarıyor.