Manşet

Uşak’a Hipodrom Çağrısı, “Ege’nin İkinci Hipodromu Neden Uşak’ta Olmasın?”

Uşaklı iş insanı Şefik Poyraz, Ege Bölgesi’nde İzmir dışında ikinci bir hipodrom bulunmamasına dikkat çekerek Uşak’ın bu yatırım için en güçlü adaylardan biri olduğunu söyledi.

(ÖZEL HABER) – Ege Bölgesi’nde yıllardır gündeme gelmeyen ancak son dönemde yeniden tartışılmaya başlanan hipodrom yatırımı konusunda Uşak’tan dikkat çeken bir çağrı geldi. Uşaklı iş insanı Şefik Poyraz, Uşak’ın tarihi, kültürel ve coğrafi özellikleriyle Ege’nin ikinci hipodromuna ev sahipliği yapabilecek en güçlü şehirlerden biri olduğunu ifade etti. Poyraz, hipodromun yalnızca at yarışları için değil, turizm, spor ve ekonomik kalkınma açısından da önemli bir fırsat sunacağını belirtti.

Türkiye’de aktif olarak faaliyet gösteren hipodromların İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Adana, Şanlıurfa, Elazığ, Diyarbakır, Kocaeli ve Antalya’da bulunduğunu hatırlatan Poyraz, yaklaşık 10 milyon nüfusun yaşadığı Ege Bölgesi’nde İzmir Şirinyer Hipodromu dışında ikinci bir merkezin bulunmamasının önemli bir eksiklik olduğunu savundu.

Uşak’ta At Kültürü Hala Yaşıyor

Hipodrom talebinin yalnızca ekonomik bir yatırım beklentisi olarak görülmemesi gerektiğini belirten Şefik Poyraz, Uşak’ın güçlü bir atçılık geçmişine sahip olduğunu söyledi. Poyraz, “Uşak’ta at sadece bir ulaşım aracı ya da spor unsuru değildir. At, bu kentin kültürel hafızasının bir parçasıdır. Yüzyıllardır sürdürülen atlı cirit müsabakaları bunun en somut göstergesidir. Anadolu’nun birçok yerinde unutulan gelenekler Uşak’ta yaşamaya devam ediyor. Bu nedenle hipodrom talebi aynı zamanda kültürel bir taleptir” dedi.

Modern Hipodromlar Sadece Yarış Alanı Değil

Günümüzde hipodromların klasik anlamdaki yarış pistlerinden çok daha fazlasını ifade ettiğini vurgulayan Poyraz, bu tesislerin spor, turizm ve sosyal yaşam merkezleri haline dönüştüğünü ifade etti. Bir hipodromun içerisinde binicilik merkezleri, eğitim alanları, sosyal tesisler, organizasyon alanları ve festival etkinliklerinin yer alabildiğini belirten Poyraz, böyle bir yatırımın kent ekonomisine doğrudan katkı sağlayacağını söyledi. Poyraz, “Böyle bir yatırım sadece yarış günlerinde hareketlilik oluşturmaz. Oteller, restoranlar, kafeler, ulaşım sektörü ve yerel esnaf bundan fayda sağlar. Şehir dışından gelen ziyaretçiler Uşak ekonomisine canlılık kazandırır” diye konuştu.

Uşak’ın Konumu Avantaj Sağlıyor

Uşak’ın coğrafi konumunun da önemli bir avantaj sunduğunu dile getiren Poyraz, kentin Ege ile İç Anadolu arasında stratejik bir noktada yer aldığını söyledi. Poyraz, “Uşak; İzmir, Afyonkarahisar, Kütahya, Denizli, Manisa, Balıkesir ve Eskişehir gibi illere ulaşım açısından önemli bir merkezdir. Burada kurulacak bir hipodrom yalnızca Uşak’a değil, bölgesel ölçekte hizmet verebilir. Bu da yatırımın sürdürülebilirliğini güçlendiren önemli bir unsurdur” ifadelerini kullandı.

Bu Konu Ortak Bir Hedefe Dönüşmeli

Türkiye Jokey Kulübü’nün farklı bölgelerde yeni yatırımlar için çeşitli çalışmalar yürüttüğünü hatırlatan Şefik Poyraz, Uşak’ın da bu süreçte gündeme taşınması gerektiğini söyledi. Poyraz, “Böyle büyük yatırımlar tek bir kurumun çabasıyla gerçekleşmez. Valilikten belediyeye, milletvekillerinden üniversiteye, ticaret ve sanayi odalarından sivil toplum kuruluşlarına kadar herkes ortak bir hedef etrafında birleşmelidir. Büyük projeler önce fikir olarak doğar, ardından hedefe dönüşür ve sonunda gerçeğe dönüşür” dedi.

Neden Uşak Olmasın?

Uşak’ın üretim gücü, sanayi altyapısı ve girişimci yapısıyla öne çıktığını belirten Poyraz, kentin artık yeni vizyon projelerine yönelmesi gerektiğini savundu. “Atlı sporların merkezi olan, turizmi güçlenen, ulusal organizasyonlara ev sahipliği yapan ve Ege’nin ikinci hipodromuna sahip bir Uşak neden olmasın?” diyen Poyraz, bugün yalnızca bir fikir gibi görünen bu hedefin gelecekte önemli bir yatırım fırsatına dönüşebileceğini ifade etti.

Kentte atçılık kültürünün yaşatılması, spor turizminin geliştirilmesi ve bölgesel çekim merkezi oluşturulması açısından hipodrom fikrinin değerlendirilmesi gerektiğini belirten Poyraz, “Belki bugün sadece bir öneri olarak görülüyor. Ancak geçmişteki birçok büyük yatırım da önce bir fikir olarak ortaya çıkmıştı” değerlendirmesinde bulundu.