Uşak Barosu, yaptığı yazılı açıklamayla avukatlara yönelik artan tehdit, darp ve öldürme olaylarına dikkat çekti. Açıklamada, yaşananların bir meslek sorunu değil, doğrudan hukukun ve adil yargılanma hakkının yaşam meselesi olduğu vurgulandı. Baro, avukatların yalnızca mesleki faaliyetleri nedeniyle hedef hâline geldiğini belirterek, devletin çoğu zaman bu saldırılar karşısında etkisiz kaldığını ifade etti.
Avrupa Konseyi’nden Tarihi Sözleşme
Açıklamada, Avrupa Konseyi tarafından kabul edilen Avukatlık Mesleğinin Korunmasına Dair Sözleşmeye dikkat çekildi. Bu sözleşmenin, avukatların mesleki faaliyetleri nedeniyle tehdit edilmesini, saldırıya uğramasını ve hedef hâline getirilmesini açık biçimde insan hakları ihlali sayan ilk bağlayıcı uluslararası metin olduğu belirtildi. Sözleşmenin 12 Mart 2025’te kabul edildiği ve 13 Mayıs 2025’te imzaya açıldığı hatırlatıldı.
Savunma Korunmadan Adalet Olmaz
Uşak Barosu, sözleşmenin ortaya çıkış nedeninin dünya genelinde, özellikle bazı ülkelerde avukatların yalnızca dosya takip ettikleri için öldürülmesi olduğuna işaret etti. Savunma makamının korunmadığı bir sistemde adil yargılamadan söz edilemeyeceği belirtilerek, avukata yönelen her saldırının doğrudan savunma hakkına yapılmış bir saldırı olduğu ifade edildi.
Devletlere Açık Yükümlülük
Sözleşmenin devletlere açık ve bağlayıcı sorumluluklar yüklediği vurgulanan açıklamada; avukatların korunmasının devletin görevi olduğu, tehdit ve saldırıların etkin şekilde soruşturulması gerektiği, barolar ve meslek örgütlerinin baskı altına alınamayacağı ve avukatların mesleklerini korkmadan yapabilmelerinin sağlanmasının zorunlu olduğu belirtildi. Baro, bunun bir tavsiye değil, açık bir yükümlülük olduğunun altını çizdi.
Türkiye Hala İmza Atmadı
Açıklamanın en dikkat çeken bölümünde, Türkiye’nin bu sözleşmeyi henüz imzalamamış olması eleştirildi. Avukatların adliye koridorlarında darp edildiği, bürolarında vurulduğu ve mesleklerini icra ederken öldürüldüğü bir ülkede sözleşmeye taraf olunmamasının, savunma hakkının öncelik olarak görülmediği anlamına geldiği ifade edildi. Uşak Barosu, açıklamasını güçlü ifadelerle tamamladı. Avukata yönelik şiddetin görmezden gelinmesinin savunma hakkını sahipsiz bıraktığı ve hukuk devletinden bir adım daha uzaklaşmak anlamına geldiği vurgulandı. “Biz ayrıcalık istemiyoruz, hayatta kalmak istiyoruz” denilen açıklamada, Türkiye’nin sözleşmeyi derhal imzalayıp iç hukuka aktarması çağrısı yapıldı. Açıklama, “Avukat susmaz. Savunma geri adım atmaz.” ifadeleriyle sona erdi.