(ÖZEL HABER) - Takmak Köyü’nde yoksulluk, yalnızlık ve dayanışmayla örülü bir yaşam süren Balcı Ramazan’ın hikayesi, bugün Gurbet Mezarlığı’nda son bulan bir köy hafızasını yeniden hatırlatıyor. 1911 doğumlu Balcı Ramazan, yaşamını Takmak Köyü’nde, koca kahvenin arkasında bulunan tek odalı bir evde sürdürdü. Geçimini pazarda sebze satanlara yardım ederek sağlayan Ramazan, köyde sessizliğiyle tanınan bir isimdi. Annesi Fadime, köylü arasında “Balcı Fadime” olarak biliniyordu. Günlük yaşamlarını, köylülerin yardımıyla ve dağlardan topladığı süpürge otu ile yakacak sayesinde sürdürdüler. Ancak Bayır mevkiinde yaşanan ağır bir olay, Fadime’nin köyle olan bağlarını kopardı. Bu kırılmanın ardından anne-oğul, daha da içine kapanık bir yaşam sürmeye başladı.
Annesinin vefatından sonra Ramazan, hayatına tek başına devam etti. Köyde yaklaşan kıtlıklar ve yağmursuz günler üzerine söyledikleriyle tanındı. Buna rağmen köylüler, ona yiyecek ve odun vererek destek olmayı sürdürdü. Gençlerin zaman zaman yardım ederek bakımını üstlenmesi, köydeki sessiz dayanışmanın göstergesi oldu.
Hiç doktora gitmeden, ilaç kullanmadan 79 yaşına kadar yaşayan Balcı Ramazan, 1990 yılında hayata veda etti. Bugün Gurbet Mezarlığı’nda, asfalt yola yakın bir köşede yatıyor. Balcı Ramazan’ın hikayesi, Takmak Köyü’nün geçmişinde yoksulluğun, yalnızlığın ve insani dayanışmanın iç içe geçtiği bir dönemi simgeliyor. Köy hafızasında sessiz ama derin izler bırakan bu yaşam, aradan geçen yıllara rağmen unutulmuyor.