<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Uşak Haber Gazetesi</title>
    <link>https://www.usakhabergazetesi.com.tr</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.usakhabergazetesi.com.tr/rss/kose-yazarlari" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 10 Apr 2026 15:35:29 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.usakhabergazetesi.com.tr/rss/kose-yazarlari"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Hayırlı Olsun Sayın Valim!..]]></title>
      <link>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/hayirli-olsun-sayin-valim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakhabergazetesi.com.tr/hayirli-olsun-sayin-valim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Devletimizin verdiği sürekli ve basın kartlarına sahip, yıllardır bu şehirde kamuoyunu bilgilendirmek adına sahada emek veren biz basın mensupları olarak, bir süredir anlam veremediğimiz bir durumla karşı karşıyayız.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uşak’ta yapılan resmi ziyaretler, okul gezileri, açılışlar ve etkinlikler... Hepsinden haberdar olmak için bağlı olduğumuz Valilik Sosyal Medya Gruplarını dikkatle takip ediyoruz. Ancak ne yazık ki, özellikle merakla beklenen ve uzun süredir restorasyon çalışmaları süren Blaundos Antik Kenti açılışında davet edilmememiz, bizleri hem şaşırttı hem de üzdü.</p>

<p>Sayın Valim, bizlere davet gönderilmedi. Peki, biz mi gelmedik?</p>

<p>Kültürel mirasın tanıtımında en büyük destekçilerden biri olan yerel basının, böylesine önemli bir açılışta yer almaması sadece bizlerin değil, kamuoyunun da dikkatinden kaçmamıştır. Uşak’ın tarihi ve kültürel değerlerini kimlere, nasıl tanıtmayı hedefliyorsunuz? Eğer tanıtım yerel basın olmadan olacaksa, bu stratejinin başarısı ciddi bir şekilde sorgulanmalıdır.</p>

<p>Bizler; ekibimizle, tecrübemizle, sahadaki reflekslerimizle her yere yetişebilecek güçteyiz. Yerel basın sadece haber yapan değil, şehrin belleğini tutan, değerlerini yaşatan bir unsurdur. Göz ardı edilmesi; sadece bir kurumu, bir kişiyi değil, bir şehir hafızasını dışarda bırakmak anlamına gelir.</p>

<p>Unutulmak değil, bilinçli bir şekilde dışarda bırakılmak hissi daha acı. Bu yaklaşımın düzeltilmesini, bundan sonraki süreçlerde yerel medyaya gereken değerin verilmesini temenni ediyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Biz buradayız Sayın Valim. Siz çağırdınız da biz mi gelmedik?</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>YAVUZ KUŞDEMİR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Köşe Yazarları, Manşet, Uşak Haberleri</category>
      <guid>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/hayirli-olsun-sayin-valim</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Jun 2025 00:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakhabergazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakhabergazetesi-com-tr/uploads/2025/06/vali-6.jpg" type="image/jpeg" length="51331"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[UMUT, EN İYİ İLÂÇTIR]]></title>
      <link>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/umut-en-iyi-ilactir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakhabergazetesi.com.tr/umut-en-iyi-ilactir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>İnsanları canlandıran emeldir.Öldüren yeistir.Yeis, her şeyden umudunu kesmektir.Zamanımızın en güncel hastalığı umutsuzluktur.Günümüzde herkes umudunu kesmiş gibi.Hayır,asla umut kesmek yok.Her insan iyi okuyucu ve araştırmacı olmaya özen göstermek zorundadır.Bu bağlamda büyük Üstad:”Arkadaş! Amele ve tâate muvaffak olamayan azaptan korkar,ye'se düşer.”der.Bunun için; umutsuz olmadan, aşkla, şevkle çalışmalıyız. İşte bu girdaptan a ncak umutla çalışarak çıkarız.Yaşasın sıdık , ölsün yeis.Kahrolsun tembellik.Yarınlar ,sabırla çalışanların olacaktır. CÂHİD ÖZPINAR</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Uşak Haber Gazetesi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Köşe Yazarları</category>
      <guid>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/umut-en-iyi-ilactir</guid>
      <pubDate>Wed, 03 May 2023 00:47:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakhabergazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakhabergazetesi-com-tr/images/haber/" type="image/jpeg" length="54908"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[  YEREL GÜNDEM]]></title>
      <link>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/yerel-gundem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakhabergazetesi.com.tr/yerel-gundem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Sizce şehrin genelini ilgilendiren bir gündemi mi, yoksa her bireyin şehri ile ilgili kendine has gündemi mi vardır?

Gündem dediğimiz şey; Türk Dil kurumu Büyük sözlüğüne göre, 1. Anlamı, Toplantılarda görüşülecek konuların bütünü, ruzname. 2. Anlamı, Yaşanan günlük olaylar. Olarak veriliyor. Ruzname de; Günlük olayların kayıt edildiği defter anlamına geldiği ve farsça kökenli olduğu ifade ediliyor.

Aslında şehir yaşayanı olan bizlerin gündemini belirleyen konular, ilginiz çok genişse sırası ile dünyadan kaynaklanan, ülkeden kaynaklanan, şehirden kaynaklanan, ailenizden kaynaklanan gündemler olmak üzere birçok gündem kaynağımız vardır. Bir bireyin gündemini belirleyen unsurlar kişinin ilgi ve kişiliği ile yakından da alakalıdır. Algıdaki seçicilik sizin gündem kaynağınızı da belirler.

Birey olarak bizler, Dünyada, Ülke genelinde, kendi ihtiyaçlarımızın uyarılarından yola çıkarak bir gündem oluşturamayız ama ilimizin genel sorunları ve çözümleri konusunda bir gündem oluştura biliriz.

İlimizin gündemi olan konularda, ilimizdeki her kurumun, kendine göre bir sorun tespiti, sorunlarla ilgili çözümlerinin olması konusunda bir eksikliklerinin olduğu ve bu konularda yeterli çalışmalar yapmadıklarını, bu konuların çözümü için maddi kaynakları harcamadıkları, yorumlarına katılmıyorum. Eğer, böyle düşünenler de varsa yanıldıklarını çok net bir şekilde söylemek isterim. Bu öneğime bazılarınızın karşı çıktığını ve yanıldığımı söylediğinizi, bana şu soruyu sormak istediğinizi duyar gibiyim, “ Madem bu kadar ekip toplanıyor, çalışıyor, maddi kaynaklarımız harcanıyor da, neden ilimizin birçok kronikleşmiş, kemikleşmiş sorunları var?”

Bence bunun en temel doğru cevabı “ Şehirdeki iletişimsizlik, bir araya gelme kültürünün her geçen gün hızla kaybolması, her kurumun kendi derebeyliğini ilan etmesi, kurumların, kucaklayan, bilgi veren yapılar olması yerine, birer kale, şato haline gelmesidir diye bilirim.

Pandeminin yarattığı yüz yüze iletişimsizliğin yarattığı tembellik ve konforun üstüne birde sosyal medyada paylaşmanın etkili ve etkin olduğu yanlış düşüncesi, şehrimizde iletişimi ve bilgi paylaşımını bozmuştur.

Zaten kişilerin kişilik ve zekâ yapıları nedeni ile oluşan algıda seçicilikler nedeni ile her birimizin gündemi farklı olmakta, önceliklerimiz ve çözüm önerilerimiz de çok farklılık göstermektedir. Şehrimizde çeşitli nedenlerle oluşan bu kadar dağınık yapıyı derleyecek olan bir yapı bence sivil toplum kuruluşları olmalıdır. Kent konseyi de, köylerdeki köy odalarının, şehirdeki şehir lokallerinin yerini hızla alan, kanunlarla daha özek, bütçesini yapabilen, hesap verebilen, şeffaf yapılar hale getirilmeli, belki bir sekiz sene dört dönem kent konseylerine sivil toplumlardan atama ile başkan görevlendirilmelidir. Atanan bu başkanda genel sekreter olarak görev yapmalı yatay bir yönetime sahip hale getirilmelidir. Atanan bu genel sekreterde çalışma gruplarını oluşturmalıdır.

Kent konseyinde, STK lar, atanmışlar ve seçilmişler ile toplantılar yaparak, sorunlar,  çözümler, çalışma grupları ile yapılacak çalışmaların bütçelerini ve paydaşlarını belirlemelidirler.

Bu çalışmalar şehirde var olan dedikoduların önüne geçecektir. Bu sayede Şehirdeki umutsuz, mutsuz hava dağılacaktır. Kent- Üniversite işbirliği gerçekten oluşacaktır. Bu da şehrimiz yaşayanlarını mutlu bireyler haline getirecektir. Tüm şehir yaşayanları gibi şehrimizde üretim yapan, şehre aş, iş vermeye çalışan girişimcimiz hapis olduğu OSB den çalışanları ile iş bitimi çıktıklarında mutlu bir şehirde dolaşmaya başlayacaktır. Kazandığı parayı huzurlu bir şekilde harcamaya, mutlu bir şehirde mutlu bir gün geçirmiş olan, eşi, çocuğu, arkadaşlarından alacağı pozitif elektrik ile mutlu bir günü bitirecek, ertesi sabah mutlu bir güne uyanacaktır.

Bu güzel günlerin olabileceği umudumu hiçbir zaman kaybetmedim. Çünkü Şehrimiz yaşayanlarının, var olan sorunlarımızı gördüğüne, çözebilecek güçleri olduğuna her zaman inandım. İnanmaya da devam edeceğim.

Şen ve Esen Kalın. A. Tufan Güven.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Uşak Haber Gazetesi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Köşe Yazarları</category>
      <guid>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/yerel-gundem</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Dec 2022 00:01:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakhabergazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakhabergazetesi-com-tr/images/haber/" type="image/jpeg" length="32365"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TEBESSÜM]]></title>
      <link>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/tebessum-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakhabergazetesi.com.tr/tebessum-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İnsan akıllı bir varlık olduğundan dolayı yaptığı eylemlerden sorumludur.Az olsun çok olsun bütün amelleri en ince ayrıntısına kadar yazılıyor. Tâ ki ileride bir muhâsebe-i âmel olacak, her işinden mes'ul tutulacaktır.Bu bağlamda insan dünyanın güzel nimetlerinden faydalanacak,kendini sosyal hayata hazırlayacak; âdâb-ı muâşeret kurallarından en mühimmi olan gülme davranışını sünnete uygun biçimde hayatına uygulaması lâzımdır.Gülme davranışının üç tane şekli vardır.Kahkaha, gülme ve tebessümdür.Kahkaha insanların dikkatini çeken sesli gülmedir.Gülme eylemi ise, kişinin kendisi duyacağı kadar kahkahadan biraz hafif olandır.Tebessüm,kişinin hoşuna giden bir olay karşısında dişleri hafif görüneceği şekilde yüzünün tatlılaşmasıdır.Islâm âdâbına göre kahkaha ile gülmek, hele başkasını rahatsız edecek şekilde gülmek hoş değildir.Hz.Ayşe( ra) Peygamberimizin"asm" kahkaha ile güldüğünü hiç görmediğini,O'nun"asm",( hoşuna giden bir hâdise karşısında) sadece tebessüm ettiğini ifade ifade etmiştir. Bu bağlamda Resulullah"asm"Efendimiz, gülmez ancak tebessüm eder, Ondan daha mütebessim birisi yoktur.O" asm" Hazretleri çok güler yüzlü, tatlı dilli bir örnek peygamberdir.Abus çehreli, somurtkan olmak doğru olmadığı gibi, insanların dikkatini çekip, onları rahatsız edecek şekilde sesli kahkaha ile gülmek de insana yakışmaz.Doğru olan; hoşa giden bir durum karşısında hafif dişler görüneceği şekilde tebessüm ile gülmektir.Tebessüm para ile değildir.En güzel olanı sünnet- i seniyyeye uygun hareket etmektir.Çünkü, o nurlu yol iki cihan saâdeti nin temel taşıdır.

CÂHİD ÖZPINAR</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Uşak Haber Gazetesi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Köşe Yazarları</category>
      <guid>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/tebessum-2</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Nov 2022 00:01:23 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakhabergazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakhabergazetesi-com-tr/images/haber/" type="image/jpeg" length="42611"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[NE MUTLU]]></title>
      <link>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/ne-mutlu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakhabergazetesi.com.tr/ne-mutlu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>Çıplak geldim dünyaya,garibim ezelden beri,/Bir kefen bezi bulunur gömülürsem ne mutlu/ Günâhkâr bir kulunum Allah'ım, beni bağışla. / Kubbede hoş bir sada bırakabilirsem, ne mutlu.

Makamlar,pâyeler sizin olsun, gelip geçici. /Azrâil rençber olmuş, nice özge canları biçti,/Söz okyanusunda kelâm bulamadım bitti.”İyi bilirdik merhumu “ desinler arkamdan ne mutlu.

Hani Nemrut vardı?Zâlim mi zâlim, tiran mı tiran,/ Hani heybetli putlarınız vardı meydan okuyan?/ Nerede sizin ardına sığındığınız devâsa Şehmaran?/Ardımdan bir fâtiha okuyan çıkarsa ne mutlu.

Tek muradım İlâhi huzur, selvilerin altında bir kabir./Uzaklardan kulağına çalınsın Itri'den segâh tekbir./Ne tamahkârlık var burada, ne riyâkârlık ne de kibir/Arefe günü hatırlayıp gelen olursa kabrine ne mutlu!

CÂHİD ÖZPINAR</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Uşak Haber Gazetesi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Köşe Yazarları</category>
      <guid>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/ne-mutlu</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Sep 2022 00:01:54 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakhabergazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakhabergazetesi-com-tr/images/haber/" type="image/jpeg" length="38409"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[NİCE 100 YILLARA…]]></title>
      <link>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/nice-100-yillara</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakhabergazetesi.com.tr/nice-100-yillara" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İnsana sadece yüzyılda bir nasip olan ve 1 Eylül’e kadar yaptığımız ilimizin düşman işgalinden kurtuluşu etkinliklerini geride bıraktık. Ancak Büyük Zaferin 100. Yıl Kutlamaları, 2022 yılı sonuna kadar çeşitli etkinliklerle devam etmektedir. Geçen yazımda kutlamaların olumlu yanları ile katkı veren atanmış ve seçilmişlerimize teşekkür etmiştik. Kendilerine bir kez daha teşekkür etmeyi görev bilirim.

Atanmışlarınızın ve seçilmişlerimizin dışında da teşekkür etmemiz gereken farkında olduğumuz katılımlar ve desteklerden de bahsetmek gerekir. Mutlak burada bahsedemediğimiz çalışma ve kurumlar olacaktır. Şimdiden kendilerinden özür dilerim. Bize ulaşıp katkıları hakkında bilgi verirlerse onlara da buradan teşekkür etme gibi bir borcumuz olacaktır.

Eskiden ilimizde yapılan bu tip çalışmalara, en küçük katkıları bile verenleri hemen bilir, duyardık. Son dört, beş yıldır ilimiz için yapılan bazı çalışma ve katkılar hakkında tam bilgi sahibi olamıyoruz. Bunun nedenini sadece ilimizin nüfusunun artmasına bağlamamak lazım. Bence en önemli etki görsel, baskılı ve internet gazeteciliğine yani yerel medyamıza sahip çıkılmamasıdır.

Türkiye’de bizden başka uydu yayını yapmayan il kaldı mı bilmiyorum. Bizde uydudan yayın yapan bir kanal olmayışı; yerel radyolara, gazetelere, sanayici, finans kesimi ve esnaf tarafından sahip çıkılmaması ilimizde olanı biteni anlatma ve anlama konusunda çok ama çok bilgisiz kalmamıza neden olmaktadır.

Neyse asıl konumuza dönecek olursak; ilimizin düşman işgalinden kurtuluşunun yüzüncü yılı kutlamalarına katılımları konusunda bilgi sahibi olduğumuz bazı sivil toplum kuruluşları kendi imkanları dahilinde katkılar verdi.

Uşak Kalite Tanıtım ve Mesleki Eğitim Vakfı olarak bizler, “Cumhuriyeti Böyle Kurduk” fotoğrafının basılı olduğu buzdolabı magnetleri ile yine aynı tarihi resmin olduğu ve aynı şekilde metal yüzeye tutturulabilen kapak açacaklarını yaptırdık. Kurtuluşun 100. Yılı kapsamında bunların dağıtımına başladık.

Eski Uşak Araştırmaları Derneği Başkanı Ömer Aşçı’nın yapmış olduğu çalışma sonucu, Kartal Hava Müfrezesi sunumu ve hava limanımızda yapılan etkinlikle hava yolu ulaşım araçlarına belki de birçok insanımızın temas etmesi sağlandı.

Milli Savunma Üniversitesi Hava Harp Enstitüsü misafir öğretim üyesi emekli Hava Albay Dr. Emin Kurt,  Ufuk Üniversitesi AİİT Bölüm Başkanı, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bölüm Başkanı Doç. Dr. F. Rezzan Ünalp sayesinde Kurtuluş Savaşı’nda sadece karadan değil havadan da savaşıldığı ve Uşak ilimizin bir keşif filosunun üssü olduğunu, Kartal Müfrezesi sayesinde Alaşehir tren hattının imha edilerek, Yunan birliklerinin ikmalinin önüne geçildiği ve Yunan kuvvetlerinin zayıflamasına sebep verdiğini öğrendik. Kendilerine sonsuz teşekkürler. Emeklerine ve çabalarına sağlık.

Gece gündüz demeden zorlu ulaşımla kutlamalarımıza destek veren ciritçilerimizi, fener alayına katılan başka il doğumlu Mehmetçiklerimizi, tüm etkinlere gururla, iftiharla göğsü kabararak katılan değerli Uşak yaşayanlarımızı da unutmamak lazım. Hepiniz sağ olun var olun.

Bir önceki yazımda düşman işgalinden kurtuluş kutlamalarının yerel yapıların sorumluluğunda olduğunu, başta atanmışlar ve ekipleri olmak üzere kutlamaların sağlıklı, olaysız ve Ankara’dan olacak taleplerin alınmasında katkı verebileceklerini belirtmiştim.

Durum böyle olunca Belediyemiz üstüne düşenleri fazlası ile yaptı. Yerel olan ve büyük bütçelere sahip İl Genel Meclisimizin, Organize Sanayi Bölgelerimizin, Ticaret ve Sanayi Odamızın, Esnaf ve Sanatkârlar Odamızın, Ticaret Borsamızın, Tarımla ilgili; Birliklerimizin, Kooperatiflerimizin ve en önemlisi zamanında Kuvayı Milliye’ye canları pahasına katkılar vermiş sanayici ve tüccarlarımızın bugünkü devamı olan işletmelerimizin katkıları hakkında bilgi sahibi olamadık. Bu eksik bilgi değilse, bu kurumlarımızın ilimizde birazda sosyal sermayenin artmasına gayret göstermeleri, eğer ki zamanları ve ekipleri yoksa da bu konuda çalışma yapan Dernek ve Vakıflara destek vermeleri gerekir diye düşünüyorum.

Şen ve Esen Kalın. A. Tufan GÜVEN</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Uşak Haber Gazetesi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Köşe Yazarları</category>
      <guid>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/nice-100-yillara</guid>
      <pubDate>Wed, 14 Sep 2022 00:01:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakhabergazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakhabergazetesi-com-tr/images/haber/" type="image/jpeg" length="16831"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SIRLI HAYAT YAŞAMAK]]></title>
      <link>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/sirli-hayat-yasamak-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakhabergazetesi.com.tr/sirli-hayat-yasamak-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>Bostan ve Gülüstan da şöyle bir hikâye anlatılır: Arkadaş; kimseye açma sırrını. Zira o da başkalarına açabilir. Mücevherleri, hazinecilere teslim et; sırrını da kalbine. Çıkmadığı müddetçe söze sen hâkimsindir. Çıktığı ân; o, sana hâkim olur. Söz, gönül kuyusuna atılmış, orada bağlı tutulan devdir. Sakın damağına ve ağzına çıkmasına izin verme. Zira dev, kafesten kurtulunca kimsenin lâ- havle çekmesiyle geri dönmez, bunu bilirsin. Her ne kadar tutsak deve yol vermek mümkünse de, hileyle onu tekrar yakalamak mümkün değildir. İnsanın en kıymetli özelliği, sırrını tutmasıdır. Sır, insanın esiridir. Daima sırrımıza hâkim olmak zorundayız. Sır insanın aynası. Sırrına sahip olan nefsine de hâkim olur. Kişi faziletli ve sırlı davranırsa toplumda itibar sâhibi olur. Sır tutmayan insanın toplumdaki güveni azalır. Kişi şahsiyetini sırrı sayesinde kazanır. Olgun ve düzgün kişi faziletli ve erdemlidir. Eğer rasgele sırlarımızı ulu orta ifşâ edersek, mutluluğu yakalayamayız. Huzurun anahtarı, çok aktif bir sosyal hayat yaşayarak, başlarının huzuruna katkı sağlamakla mümkündür.

CÂHİD ÖZPINAR</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Uşak Haber Gazetesi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Köşe Yazarları</category>
      <guid>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/sirli-hayat-yasamak-1</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Aug 2022 00:01:39 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakhabergazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakhabergazetesi-com-tr/images/haber/" type="image/jpeg" length="71477"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[EY YOLCU]]></title>
      <link>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/ey-yolcu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakhabergazetesi.com.tr/ey-yolcu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Yolun sonunu görmüşsen eğer,

Postu yere seremezsin, ey yolcu

Bir bahar âşığı olmazsan eğer,

Burda güller deremezsin, ey yolcu!

Bak güneş gurup etmede artık

Son ışıklarını da seyret zamanın.

Bağrını fânilik rüzgârına aç artık.

Hüzünle son türkünü söyle,ey yolcu!

Gitmek için gelinir, bu menzile.

Bahar,yaz ve güz derken kış gelir.

Bir gün" paydos" diye basılır zile

Artık pılını pırtını topla,ey yolcu!

Kokusu olmaz, güzün solan güllerin.

Bülbüller susar, artık bahçelerinde

Senden kalır, geriye varsa eserin.

Her şey biter gözler yumulunca,ey yolcu!

CÂHİD ÖZPINAR</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Uşak Haber Gazetesi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Köşe Yazarları</category>
      <guid>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/ey-yolcu</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Aug 2022 00:01:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakhabergazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakhabergazetesi-com-tr/images/haber/" type="image/jpeg" length="99050"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[HAZIRLANMALI]]></title>
      <link>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/hazirlanmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakhabergazetesi.com.tr/hazirlanmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İnsanoğlu bu dünyaya boşuna gelmemiştir.İnsan çok mükerrem, çok şerefli bir varlıktır.Madem ki insan bir yolcu, öyleyse bu yolculukta lâzım olan ihtiyaçlarını daima hazır halde bulundurmalıdır.İnsanoğlu uzun bir seferdedir.O halde gideceğimiz ve ebedi kalacağımız âlem için hazırlanmalıyız.Zat-ı Rahim olan Cenabı-Hak, her iki âlem içinde gerekli olan sermayeyi bize vermiştir.Azıcık düşündüğümüzde,bu sermayenin sırf dünya hayatını kazanmak için verilmediğini anlarız.Bir kimse elindeki yüz bin lirasını bin liralık eşyaya verse ya aklından şüpheleniriz veya aptal deriz.Çünkü yüz bin lira ancak kendi değerinde bir şeyi almakta kullanılabilir.Elimize, gözümüze, dilimize dikkatle bakalım.Bu organlarımıza milyarlar verseler, bir başkasına satar mıyız?Acaba dünyayı verseler, aklımızı verir miyiz?Bütün kâinâtı verelim, verin bize hayatınızı deseler verir iyiz?Öyleyse, bu dünya ve kâinattan daha kıymetli organlar, duygular ve hayat bize bu dünyâ için verilmiş olamaz.O halde, niçin verilmiştir? Elbette sonsuz, ebedi bir saâdeti kazanmak için verilmiştir. Bu bağlamda en güzel biçimde yaratılan bu değerli insan sırf bu dünyâ için yaratılmış değildir. İnsan ebed için yaratılmış ve ebede gidecektir.İnsanın bütün duygularını ve lâtifelerini bu fâni dünya tatmin edemez.Ancak âhiret inancı ve Allah'a olan imânı tatmin edebilir.Onun için vücudumuzu Mucidimiz olan Rabbimize fedâ etmeliyiz. Allah'n rızası dâiresinde İslâm yolunda çalışmalıyız.

 

CÂHİD ÖZPINAR</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Uşak Haber Gazetesi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Köşe Yazarları</category>
      <guid>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/hazirlanmali</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Aug 2022 00:01:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakhabergazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakhabergazetesi-com-tr/images/haber/" type="image/jpeg" length="57216"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TEBESSÜM]]></title>
      <link>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/tebessum-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakhabergazetesi.com.tr/tebessum-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İnsan akıllı bir varlık olduğundan dolayı yaptığı eylemlerden sorumludur.Az olsun çok olsun bütün amelleri en ince ayrıntısına kadar yazılıyor. Tâ ki ileride bir muhâsebe-i âmel olacak, her işinden mes'ul tutulacaktır.Bu bağlamda insan dünyanın güzel nimetlerinden faydalanacak,kendini sosyal hayata hazırlayacak; âdâb-ı muâşeret kurallarından en mühimmi olan gülme davranışını sünnete uygun biçimde hayatına uygulaması lâzımdır.Gülme davranışının üç tane şekli vardır.Kahkaha, gülme ve tebessümdür.Kahkaha insanların dikkatini çeken sesli gülmedir.Gülme eylemi ise, kişinin kendisi duyacağı kadar kahkahadan biraz hafif olandır.Tebessüm,kişinin hoşuna giden bir olay karşısında dişleri hafif görüneceği şekilde yüzünün tatlılaşmasıdır.Islâm âdâbına göre kahkaha ile gülmek, hele başkasını rahatsız edecek şekilde gülmek hoş değildir.Hz.Ayşe( ra) Peygamberimizin"asm" kahkaha ile güldüğünü hiç görmediğini,O'nun"asm",( hoşuna giden bir hâdise karşısında) sadece tebessüm ettiğini ifade ifade etmiştir. Bu bağlamda Resulullah"asm"Efendimiz, gülmez ancak tebessüm eder, Ondan daha mütebessim birisi yoktur.O" asm" Hazretleri çok güler yüzlü, tatlı dilli bir örnek peygamberdir.Abus çehreli, somurtkan olmak doğru olmadığı gibi, insanların dikkatini çekip, onları rahatsız edecek şekilde sesli kahkaha ile gülmek de insana yakışmaz.Doğru olan; hoşa giden bir durum karşısında hafif dişler görüneceği şekilde tebessüm ile gülmektir.Tebessüm para ile değildir.En güzel olanı sünnet- i seniyyeye uygun hareket etmektir.Çünkü, o nurlu yol iki cihan saâdeti nin temel taşıdır.

 

CÂHİD ÖZPINAR</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Uşak Haber Gazetesi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Köşe Yazarları</category>
      <guid>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/tebessum-1</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Aug 2022 00:01:13 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakhabergazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakhabergazetesi-com-tr/images/haber/" type="image/jpeg" length="21015"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SESLİ VURUR]]></title>
      <link>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/sesli-vurur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakhabergazetesi.com.tr/sesli-vurur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Gelir bir gece yarısı ,büyük sarsıntı,/Saatler de durur,hayat da durur Sedâsı olmazmış Hak sillesinin /Rabbim isterse çok sesli vurur.

Zulmetmez, kuluna Rahim-i Feyyaz. /Artan dalâlete yetmiyor niyâz/ “İşte budur" dediler “İlâhi ikâz" Zalimlerle mazlumu da savurur.

Neden izin verir musibete,Hak ?/Hâle bakarsan kolay bunu anlamak /Bir kısmı hissetmez, bir kısmı ahmak/ Bak O sesini sağıra da duyurur.

Hayret ettik hep ayaklar baş olmuş./Firavuna dost,şeytana arkadaş olmuş./ Çöken madde değil mâneviyât olmuş,Ne yazık ki mâsumları da kavurur.

CÂHİD ÖZPINAR</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Uşak Haber Gazetesi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Köşe Yazarları</category>
      <guid>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/sesli-vurur</guid>
      <pubDate>Wed, 27 Jul 2022 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakhabergazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakhabergazetesi-com-tr/images/haber/" type="image/jpeg" length="49657"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[FELÂKETLERDEN DERS ÇIKARMAK]]></title>
      <link>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/felaketlerden-ders-cikarmak-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakhabergazetesi.com.tr/felaketlerden-ders-cikarmak-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İnsan dünyaya geldikten sonra, pek çok nimetle birlikte birçok sıkıntı ve dertlerle karşı karşıya kalmıştır.Bu insan sorumluluklarına karşı takınacağı tavra ve davranışlarına göre ya ödüllendirilmiş ya da cezâlandırılmıştır.

Şu fâni dünyâda meydana gelen belâ ve musibetlerin nedeni, dünyevi bir çok sebebler olmakla birlikte, daha çok yaptıkları ve yapamadıkları ile ilgilidir.1340-1350 yıllarında 50 milyon ınsanın öldüğü kara veba salgını, 1918-1920 yılları arasında 20 milyon insanın öldüğü İspanyol gribi ile günümüzde yaşanan koronavirüs salgını,insanlık tarihinde görülen çok önemli salgınlardan bazılarıdır.Temizlik ve hijyene yeteri kadar dikkat edilmemesi,yabâni hayvanların besin olarak tüketilmesi, ekolojik dengenin bozulması hastalıkların artması için öngörülen en önemli sebeplerdir.Cemiyet hayatımızdaki hatalar hızla yayılırsa,bütün günâhlarımız hızla artarsa ve işlenen günâhlara karşı pişmanlık duyulmazsa;insanlık zulme rıza gösterirse,ülkede adâlet iyi tesis edilmezse bu hâller musibetlerin önemli sebeplerinden birkaçıdır.Musibetler bizim için birer İlâhi uyarıdır.Sıkıntı ve musibetler; aynı zamanda günâhlarımızın keffâretine yönelik birer sebeptir.Burada önemli olan bunları birer musibet olarak görmekten çok, rahmet tarafı ağır basan durumlar olarak anlamaya çalışmaktır.

Kur'ân- Hakimde Allah:”Başınıza gelen her musibet kendi yapıp ettikleriniz yüzündendir; kaldı ki yüce Allah"c.c" birçoğunu da bağışlar.”(Şura.30) buyurarak biz insanları dâima iyi işler,sâlih ameller yapmaya ,ihlâs ve sadâkat yolunda çalısmaya teşvik etmektedir.Musibet, yaptığımız kötülüklerden kaynaklanmaktadır.Musibet, cinâyetin neticesi, mükâfâtın .mukaddemesidir.” diye haykıran Üstad ne kadar veciz ifade etmiştir. Bu bağlamda maddi musibetler her ne kadar insanoğlunu çok derin acılara gark etmiş olsa da, bu acılar zamanla hepsi unutuluyor.Burada önemli olan şey başa gelen bu musibetlerden ne anladık, iyi dersler alabildik mi?Musibetler, insanoğlunun kemâline ve huzuruna vesile olmak icin verilen bir kamçı-ı teşviktir.Bu bağlamda Bediüzzaman şöyle der:”Asıl ve muzır musibet dine gelen musibettir.Dini musibetlerden her vakit dergâh-ı Ilâhiye' ye iltica edip feryâd etmek gerekir.”

“Dini olmayan musibetler hakikat noktasında msibet değildirler.” Hepimiz bu fâni dünyada iyi işler işleyip topluma faydalı insanlar olmalıyız.Böylece dünyada yaşanan musibet ve felâketlerden önemli dersler çıkarmalıyız.

 

CÂHİD ÖZPINAR</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Uşak Haber Gazetesi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Köşe Yazarları</category>
      <guid>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/felaketlerden-ders-cikarmak-2</guid>
      <pubDate>Tue, 26 Jul 2022 00:01:30 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakhabergazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakhabergazetesi-com-tr/images/haber/" type="image/jpeg" length="69426"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DENİZLER SEVDÂLAR BİTER]]></title>
      <link>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/denizler-sevdalar-biter</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakhabergazetesi.com.tr/denizler-sevdalar-biter" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Yoktur, artık şarkılar söylenen yıllar./Biter, bitmez sanılan upuzun yollar./ Deryâda şen şakrak yol alan gemi / Yanaşır, meçhul limâna denizler biter.

Çok değişik olsa da gidenlerin yaşları/ Çığlıklar aksettirir, sessiz mezar taşları./ Kıpkızıl rengiyle gül, saflığıyla/ Gülüşür kabrin üstünde kederler biter.

Nice sevdiğini muhabbetle saran kollar/ Şimdi artık kapkara toprağı kucaklar. Seremez kimse postu yola, fâni dünyâda. /Bir bir söner yıldızlar, sevdâlar biter.

Devr-i Âdem'den beri gelen kalabalık/Toplanır bir mekânda, adı mezarlık,/ Âlem-i bekâya doğru kanat açar ruh/ Varılır uzak iklimlere, yolculuk biter

CÂHİD ÖZPINAR</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Uşak Haber Gazetesi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Köşe Yazarları</category>
      <guid>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/denizler-sevdalar-biter</guid>
      <pubDate>Fri, 22 Jul 2022 00:01:39 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakhabergazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakhabergazetesi-com-tr/images/haber/" type="image/jpeg" length="41219"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YOLCULUK BİTER]]></title>
      <link>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/yolculuk-biter-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakhabergazetesi.com.tr/yolculuk-biter-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Bir güz mevsimi olur söz ve saz biter.

Beklenen gün gelir niyâz ile naz biter.

Fark etmez, gece ve gün mekân ,zaman

Şakımaz olur bülbüller, dillerde avaz biter.

Bir ömür boyu aşılır, upuzun yollar.

Taşır ağır bir yükü yorulur kollar

Hayal ve resimlerde kalır hâtıralar

Toprakta gezinen gölge silinip gider.

Yıllardır dolan tas boş döner, çeşmeden

Farksız olur, hayat binbir işkenceden

Ya karanlık bir kuyu ya nurlu bir sarayda

Beklenir mahşere dek, korkular biter.

Kafada bir çığ gibi büyüyen düşünceler,

Kalmaz artık içinden çıkılmaz bilmeceler.

Issız bir beldeye devam eder, yolculuk.

Arzular, elemler ve sevinçler biter.

CÂHİD ÖZPINAR</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Uşak Haber Gazetesi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Köşe Yazarları</category>
      <guid>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/yolculuk-biter-1</guid>
      <pubDate>Tue, 19 Jul 2022 00:01:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakhabergazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakhabergazetesi-com-tr/images/haber/" type="image/jpeg" length="58891"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[     SU]]></title>
      <link>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/su</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakhabergazetesi.com.tr/su" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>Esnemekte, şimdi gelmiş gibi uykusu

Yorgun dalgaların koynundaki su./Akseder her katresinde şems ve kamer./Gündüz,güneş,gece ay ile buluşandı su.

Gark ederken o isyânkâr kavmi/ Nuh'un gemisini taşıyandı su.

Firavun'un şerrinden nurlu bebeği/Misilsiz hazine gibi koruyandı,su.

Zâlim  hükümdarın ordusuyla kâbusu/ Kavm-i Musa'yı selâmete çıkarandı, su.

Karanlık gecede Hazret-i Yunusu / Şefkatle bağrında barındırandı,su.

Nemrud'un İbrahim için yaktığı ateşi,/ Söndürmek için köpürüp taşandı,su.

Çölde susuz,çâresiz  kalmışken ordusu/Resulün parmaklarındanakandı,su.

Minberde yağmur için el açınca,Resul/ Bekletmeden avuçlarına kavuşandı,su.

CÂHİD ÖZPINAR</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Uşak Haber Gazetesi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Köşe Yazarları</category>
      <guid>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/su</guid>
      <pubDate>Thu, 14 Jul 2022 00:01:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakhabergazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakhabergazetesi-com-tr/images/haber/" type="image/jpeg" length="90364"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TARİHLERE SIĞMAYAN DESTAN]]></title>
      <link>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/tarihlere-sigmayan-destan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakhabergazetesi.com.tr/tarihlere-sigmayan-destan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>Üniforması yırtık, Silâhı eski/ ŞİMŞEK BAKIŞLI Kahramandı,o

 

Yüce peygamberin"asm"ın müjdelediği/ Tarihlere sığmayan destandı, o.

 

Başındaki kalpağı kana bulanmış/ Pençesi güçlü, yaralı şir-i jiyandı,o.

 

Sanki Bedir de, Uhud'da kılıç sallamış/ Meleklere hükmeden kumandandı,o.

 

İki cihanda alınan en güzel müjde/ Ölümsüzlüğe erişen, şehidândı,o.

 

Meçhule gömülen isimsizler değil,/ Ali, Hamza,Ömer,Osman,Hasan' dı, O.

 

Gaybı seyrederken, eli göğsünde/ Tuttuğu mukaddes kitabı Kur'an'dı,O.

 

Bir asra yakın vatan haritasında / Şan şeref şan şeref madalyası nişandı,O.

 

Boğazın serin esen rüzgârlarında/ Tebessüm ederek uyuyandı, O.

 

CÂHİD ÖZPINAR</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Uşak Haber Gazetesi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Köşe Yazarları</category>
      <guid>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/tarihlere-sigmayan-destan</guid>
      <pubDate>Tue, 05 Jul 2022 00:01:13 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakhabergazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakhabergazetesi-com-tr/images/haber/2022/07/cahit.jpg" type="image/jpeg" length="59208"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SAMİMİ MİYİZ?]]></title>
      <link>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/samimi-miyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakhabergazetesi.com.tr/samimi-miyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İnsanların dürüst olup olmamaları önce kendilerine dürüst olup olmamaları ile ilgilidir. Kişi eğer kendine dürüst değilse başkalarına karşı dürüst olması mümkün değildir.

Günümüzde dürüstlük kelimesi yerine, kimi kesimler samimi veya samimiyetsiz kelimelerini kullanmayı, Kimileri ise ipi ile kuyuya inilemeyen insan, kimileri de güvenilir veya güvensiz kelimelerini kullanmayı tercih ediyor. Kim hangi kelimeyi kullanırsa kullansın sonuçta erdemli olmanın şartlarından birinden yani dürüstlükten bahsediyoruz demektir.

Dürüst olmanın öncelikli sağladığı fayda kişinin kendisinedir. Sonrasında ailesi, yakın çevresi ve toplumadır. Dürüst kişiler doğru düşünme yöntemlerine sahip olduklarından, öncelikle kendilerini ve duygularını doğru değerlendirirler. Yaşadıkları bir sorun varsa bunda kendi katkılarının ne olduğunu sorgular bulurlar. Ve bunları düzeltir. Sonra ikincil ve üçüncül sorumluları aramaya çalışırlar.

Yanlış sektöre, piyasa araştırması ve iş planı yapmadan giren biri yatırımının batmasından başkalarını suçladığı müddetçe yeniden kuracağı işlerde başarı olacağını kim söyleyebilir ki? Başkalarını suçlamak, hayatımızı başkalarının ellerine teslim ettiğimizin en büyük göstergesidir aslında. Dikkat edin hayatın kendi hayatı olduğunu düşünen bir öğrenci kötü giden bir sınav için, az çalıştım. Veya sınava aç ve uykusuz girmemem gerekirdi derken. Hayatını başkalarının eline teslim etmiş öğrenci ise annem, babam beni biraz sıkıştırsaydı daha fala çalışma imkânım olurdu veya beni erken uyandırıp kahvaltımı hazırlasalardı bu böyle olmazdı diye düşünür. Az bilgi biriktirdiği için sınavda başarısız olduğunu değil, öğretmenin çok zor sorular sorduğunu düşünürler. Kendine dürüst olmayan bu öğrencinin, eksiklerini görüp tamamlayacağını ve bir sonra ki sınavda başarılı olacağını kim iddia edebilir ki?

Görüldüğü gibi dürüstlük öncelikle kişinin kendisine lazım olan bir şeydir. Dürüst kişi önce kendine sonra topluma fayda sağlar. Adına ister dürüstlük, istersek samimiyet diyelim bu bizlere ekmek kadar su kadar lazım olan bir şeydir.

Peki; Yaşadığımız şehirde sorunları konuşurken bizler ne kadar dürüstüz, samimiyiz? Şehrimizde günlük yaşamda karşılaştığımız sorunları ilgili birimlere mi aktarıyoruz, yoksa dedikodusunu mu yapıyoruz?

Karşılaştığımız sorunlar karşısında düzeltebileceğim bir şey var mı diye mi düşünüyoruz? Yoksa sorunların üstünden atlayıp mı geçiyoruz?

Sorunları çözülür mü görüyoruz, yoksa çözümsüz mü görüyoruz? Çözümde ve sorunda payımızın ne olduğunu düşünüyor muyuz?

Aslında sorunlara dürüst veya samimi yaklaşabilsek sorunlar için ne yaptığımızdan daha çok neler yapmadığımızı bulacağız. Bu da bizi sorunları konuşan değil çözmeye çalışan insanlar haline getirecektir.

Şen ve esen kalın.

A. Tufan Güven</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Uşak Haber Gazetesi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Köşe Yazarları</category>
      <guid>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/samimi-miyiz</guid>
      <pubDate>Sun, 03 Jul 2022 12:27:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakhabergazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakhabergazetesi-com-tr/images/haber/" type="image/jpeg" length="58716"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ GERİ DÖNÜŞÜMÜN İLİMİZE DÖNÜŞÜ NE?]]></title>
      <link>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/geri-donusumun-ilimize-donusu-ne</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakhabergazetesi.com.tr/geri-donusumun-ilimize-donusu-ne" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>İlimizde şu anda en hızlı çalışan ve en gelir getirici sanayi kolu geri dönüşüm oldu. Son yıllarda işletmelerin kendi elektriklerini de üretiyor olmaları gelirlerini daha da arttırmalarını sağladı. Eskiden ilimizi ayakta tutan ayni sektörün alt dalları olan iplikçilik ve dokumacılığın yerini neredeyse tamamen geri dönüşüm aldı.

Geri dönüşümün ilimizde devam etmesinden yanayız. Ne olursa olsun ilimizin iş hayatına bir canlılık getirmekte birçok insanımızın evine ekmek götürmesini sağlamaktadır. Her iş kolu bizler için değerlidir bu nedenle İlimizde var olan sektörleri ve işletmeleri geliştirmek ve yaşatmak zorundayız.

İlimiz bu gün aslında emekli kenti haline gelmiştir. Bu, cumhuriyet öncesi ve Cumhuriyet kurulduktan sonra başta tekstil olmak üzere özel sektör ve şeker fabrikasının ilimiz insanına iş vermesi sayesinde olmuştur. Kamu emeklilerimiz ve ilimizde çalışırken emekliye ayrılmış, şehrimize yerleşmeye karar vermiş çalışanlarımız, üniversitemiz ile birlikte günlük hayat ekonomisini ayakta tutar hale gelmiştir. Artık bundan sonraki yıllarda günlük ekonomi hayatımızı ayakta tutanın sanayi olması en büyük beklentim ve hayalimdir.

Günümüzde zaten teknolojinin getirdiği istidam azlığına birde işe talipli genç nüfusu ve göç edenleri de koyunca ilimizde ciddi bir işsizlik ve mutsuzluk hâkim olmaya başladı. İlimizde sanayiyi ayakta tutan ve çarkları dönen branş sadece nerdeyse geri dönüşüm kaldı. Ama geri dönüşüm diğer tekstil ve hizmet sektörüne göre daha az istihdam yaratan ve daha az kalifiye elamana ihtiyacı duyan iş kolu olması nedeni ile ilimizde günlük hayata ve hane halkına en az gelir etkisi yapan bir iş kolu olmuş durumda. Siftah yapamadan kapan veya günlük giderlerini kazanmadan günü bitiren esnafa istenilen katkıları verememiştir.

İmalat girdilerinin birçoğu kayıtlı olmadığı için tam kayıtlı bir üretim yapamadığından gerekli vergiler ödenmemekte bunun sonunda ilimizin genel bütçeye katkısı yükselememektedir. Bunun sonunda ilimizin de genel bütçeden aldığı pay az olmaktadır.

İlimizde geri dönüşümün sürmesinden yanayız. Ama sadece çevreye olumsuz etki yaratan gelen atıklarda şehrin hava kalitesini bozan değil,  daha kalifiyeli çalışanların olduğu ve müşteri memnuniyeti yaratan bir şekilde yeniden yapılandırmak zorundayız. Geri dönüşümü nano teknoloji ile üretmemiz gerekir. İşletmelerimiz, kimya, makine, tekstil mühendislerinin, desinatörlerin ve laborantların çalıştığı yerler haline gelmelidir. Bir işletmemizin ürettiği nano teknolojili ipliği, diğer işletmemizin kumaş olarak dokumalıdır. Bu dokunan Nano kumaşları ise, birçok dikim atölyelerimiz dikilmeli ve sadece ülkemize değil bütün dünyaya oluşturulacak bir marka ismiyle satılmalıdır.

Tekstilin neredeyse baş şehri olması gereken ilimiz çağa neden ayak uyduramamıştır. Bunun için gerekli olan girişimcilik ve güçlü girişimciler ilimizde fazlası ile var. Üniversitemiz de var. O zaman neyimiz eksik bizim? Veya sorun nerede diye düşünmek gerekir. Biraz düşününce Kent- Üniversite işbirliği konusunda başarısız olduğumuz gibi bir sonuç çıkarabiliyoruz. Peki; Kent- Üniversite işbirliğinin gelişmemesi Sanayi ve Ticaret Odamızın mı? Yoksa Üniversitemizin mi? Eksik iletişimlerinden kaynaklanıyor sorusunu akla getiriyor.

Kentimiz yaşayanlarının bunları çok iyi düşünmesinde fayda var. Çünkü gençlerimize iş, aş ve eş gerekli. Bunun için en büyük umudumuz yine şehrimizdeki sanayicilerimiz ve üniversitemizdir.    Hoşça kalın. (AZMİ YILANCIOĞLU)</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Uşak Haber Gazetesi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Köşe Yazarları</category>
      <guid>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/geri-donusumun-ilimize-donusu-ne</guid>
      <pubDate>Sun, 03 Jul 2022 12:24:16 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakhabergazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakhabergazetesi-com-tr/images/haber/" type="image/jpeg" length="53484"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YARDIMCI KİTAP SATANLARA UYGULAMA NEDEN YOK?]]></title>
      <link>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/yardimci-kitap-satanlara-uygulama-neden-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakhabergazetesi.com.tr/yardimci-kitap-satanlara-uygulama-neden-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[YAVUZ KUŞDEMİR / KÖŞE

Uşak’ta isimlerini vermeyeceğim, yıllardır kimlikleri belli birkaç yardımcı kitap adresi kırtasiye dükkanı!.. Okullar açıldı ya, yüksek maliyette yardımcı kitap sadece onlarda bulunuyor, yönlendirmelerle; kitapları bulamadığınız gibi fahiş fiyatlara karşılık bu işyerlerinde Covid-19 uygulaması olan maske, mesafe ve hijyenden eser yok. Kontrol ise hiç yok. Velilerimiz iç içe, omuz omuza kitap bulabilmek için birbiri ile yarışıyor. Birde kitaplar bulunabilse? Haftalardır bugün gelmedi, 2 gün sonra o yalanda tutmadı, kitap baskıya girdi 4 veya 5 güne gelir. Bu nasıl bir lüks! Hem para alacaksınız, hem de günlerce vatandaş ve öğrencileri bekleteceksiniz!

Korana tedbirleri kapsamında hiçbir denetime tabi tutulmayan yardımcı kitap satıcısı kırtasiyelerin keyfine karşı Uşak Milli Eğitim Müdürlüğü yardımcı kitap terörüne, Uşak İl Emniyet Müdürlüğü’nde maske, mesafe ve hijyen kurallarına karşı bir yaptırım uygulamalılar. Birileri yardımcı kitaptan köşe dönecek diye halkın sağlığı hiçe sayılamaz. Milli Eğitim Bakanlığı’nca dağıtılan kitapların yetersiz olduğunu savunan, adımı verin indirimli alın diyen bazı öğretmenlere de bir yaptırım uygulanmalı. Yardımcı kitap olmadan eğitim olmuyor mu? Onu da geçtim; bu kitapların adresi olan işyerlerine neden korana uygulaması yapılmıyor?</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Uşak Haber Gazetesi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Köşe Yazarları</category>
      <guid>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/yardimci-kitap-satanlara-uygulama-neden-yok</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Sep 2021 16:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakhabergazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakhabergazetesi-com-tr/images/haber/" type="image/jpeg" length="68902"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ŞEHRİMİZİN İHTİYACI OLAN TEK ŞEY]]></title>
      <link>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/sehrimizin-ihtiyaci-olan-tek-sey</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakhabergazetesi.com.tr/sehrimizin-ihtiyaci-olan-tek-sey" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Başka şehirleri bilmem ama mutlu bir şehir olabilmek için yaşadığımız şehrin çok şeye ihtiyacı yok. Başka illere baktığımızda o illerin birçok ihtiyacı olduğunu tespit edebilirsiniz. Uşak ilimiz diğer iller gibi değildir. İlimiz için ilk bakışta zayıf yön gibi görülen şeylerin aslında güçlü yön, tehdit unsuru gibi görülen şeylerinde aslında birer fırsat olduğunu hemen görürsünüz. Mesela yüz ölçümümüzün ve nüfusumuzun küçüklüğü ilimizin zayıf değil, güçlü yönüdür.

İlimizin, Batı Anadolu’yu, Marmara bölgesinin bir bölümü hariç tüm yurda bağlayan karayolu üzerinde ve deniz ulaşımı hariç her türlü ulaşım yollarına sahip olması, diğer önemli bir güçlü yönüdür. Deniz ulaşımına, ülkemizin ihracat limanına bile iki saat ve 200 kilometre uzakta olduğunu da unutmamak gerekir. İlimizin bu jeopolitik durumu zayıf değil güçlü yönüdür.

Kaliteli bir üniversiteye, uzman kadrolu okul ve hastanelere, her türlü otomobilin servisinin bulunması, bankaların çokluğu, 7/24 çalışan restoranlara sahip olmamız bizlerin günlük yaşamını kolaylaştıran şeylerdir.

Üç gelişmiş sanayi bölgesine sahip olmamız; tekstilde, deride, seramikte, süt endüstrisinde, beyaz et, yağlı tohumlu bitki, çerezlik nohut üretiminde sayılı illerden birisi olmamız da bizim, zayıf değil, bilakis güçlü yönümüzdür.

Anadolu’da yaşamış tüm medeniyetlerin ve devletlerinin izlerinin varlığı, ilimizin kuruluşunun çok eski tarihlere dayanması, Kuvayı Milliyenin kasasının olması, Baş Komutan Mustafa Kemal’in  “Ordular ilk hedefiniz, Akdeniz ileri! ” emrinin verildiği yer olan Takmak’ın, ilimiz topraklarında olması, ilk şeker fabrikasının ve çok ortaklı anonim şirketinin ilk olarak ilimizde kurulması, altın madenine sahip olmamız, Jeo-termalimiz, her yerde her zaman ulaşabildiğimiz doğal yiyecekler gibi saymakla bitiremeyeceğim birçok şeyler zayıf değil güçlü yönümüzdür.

Zayıf yönlerimiz neler yani nelere ihtiyacımız var derseniz; ilimizin öncelikle sosyal sermayeye ihtiyacı var derim.  Yani sosyal sermaye eksiğimiz en önemli zayıf yönümüz. Bu zayıf yönümüzü nasıl ortadan kaldırabiliriz diye düşünmek demek,  ilimizin ihtiyaçlarını da bir bir sıralamaya başlıyoruz demektir.

İhtiyaçlarımız listesi oluştuğunda ilk başta şunu görürüz.  İlimizin ilk ihtiyacı umut ve heyecandır. Umut ve heyecan oluştuktan sonra ilimizde aidiyet duygusunun hızla gelişmeye başladığını görürüz. Aidiyet duygusunun gelişmesi, sivil toplum kuruluşlarının amacı doğrultusunda çalışmasını ve çalışması arzusu yüksek üyelerin oluşmasını sağlayacaktır. Bu oluştuğunda; Nakdi olan ama sivil toplumlarda çalışacak kadar vakti olmayan sanayicimiz ve sermayedarlarımızın doğru, güvenilir sivil toplum kurutuluşlarının umut vadeden, yapılabilir ve sürdürülebilir projelerine her türlü maddi desteği vereceğinden emin olabilirsiniz. Bu çalışmalar ile de şehrimiz, mutlu, yaşanabilen şehirlerarasında hemen yerini alacaktır.

İlimiz yaşayanı bizler,  umut istiyoruz. Umudumuzu arttıracak, bizlerde heyecan uyandıracak projeler istiyoruz. Kısacası, 2023 hedefleri ve sonuçlarında ilimizi de iyi yerlerde görmek istiyoruz.

Bu tip çalışmaların ve planların yapıldığını elbette tahmin ediyorum. Eğer tahminim doğru ise lütfen bu çalışmaları halkımızla da paylaşalım. Yerel basını daha aktif kullanalım. Bu çalışma ve raporlar hazırlanmadan önce halkımızla, STK’lar ile bu projeleri tartışalım. Kent konseyini etkili, kuruluş amacına uygun bir yer haline getirelim. Getirelim ki; umutlu ve mutlu bir şehir olalım.

Şen ve Esen Kalın.

A. Tufan Güven</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Uşak Haber Gazetesi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Köşe Yazarları</category>
      <guid>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/sehrimizin-ihtiyaci-olan-tek-sey</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Aug 2021 16:17:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakhabergazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakhabergazetesi-com-tr/images/haber/" type="image/jpeg" length="19601"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
