<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Uşak Haber Gazetesi</title>
    <link>https://www.usakhabergazetesi.com.tr</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.usakhabergazetesi.com.tr/rss/gundem" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 03 Sep 2026 12:51:25 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.usakhabergazetesi.com.tr/rss/gundem"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Okullarda Yeni Dönem! Veliler de Eğitim Sürecine Dahil Olacak]]></title>
      <link>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/okullarda-yeni-donem-veliler-de-egitim-surecine-dahil-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakhabergazetesi.com.tr/okullarda-yeni-donem-veliler-de-egitim-surecine-dahil-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026-2027 eğitim öğretim yılında okul öncesi, ilkokul 1. sınıf ve ortaokul 5. sınıf öğrencileri için “Ailemle Okul Yolu” programı uygulanacak. Uyum haftasıyla başlayacak program yalnızca okulların açıldığı ilk günlerle sınırlı kalmayacak; ailelerin katılımıyla eğitim öğretim yılı boyunca her ay devam edecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeni eğitim öğretim yılı öncesinde milyonlarca öğrenci ve veliyi ilgilendiren yeni programın ayrıntıları belli oldu. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan “Ailemle Okul Yolu Programı” ile okula yeni başlayan veya eğitim kademesi değişen öğrencilerin uyum sürecinde ailelerin daha aktif rol alması hedefleniyor. Program okul öncesi eğitim, ilkokul 1. sınıf ve ortaokul 5. sınıfları kapsayacak. Her eğitim kademesinin yaş ve gelişim özellikleri farklı olduğu için üç ayrı uygulama programı hazırlandı.</p>

<p><strong>Uyum Haftasına Aileler de Katılacak</strong></p>

<p>Programın ilk aşamasını Okula Uyum Haftası oluşturacak. Okul öncesi ve ilkokul 1. sınıf öğrencileri için uyum programı beş gün boyunca uygulanacak. Ortaokul 5. sınıfa başlayan öğrencilerin uyum programı ise üç gün sürecek. Bu süreçte öğrencilerin yalnızca derslere hazırlanması değil; öğretmenlerini, arkadaşlarını ve okul ortamını tanıması, kendisini güvende hissetmesi ve yeni düzene alışması amaçlanıyor. Ailelerin de çocuklarının uyum sürecine nasıl destek olabileceğine ilişkin bilgilendirme çalışmaları yapılacak. Okul öncesi, 1. sınıf ve 5. sınıf velileri için ayrı içerikler kullanılacak.</p>

<p><strong>Sadece Uyum Haftasıyla Sınırlı Kalmayacak</strong></p>

<p>“Ailemle Okul Yolu” programının dikkat çeken taraflarından biri uygulamanın okulun ilk haftasının ardından sona ermeyecek olması. Okul öncesi, 1. sınıf ve 5. sınıflara yönelik çalışmalar eğitim öğretim yılı boyunca her ay devam edecek. Böylece okul-aile iş birliğinin yalnızca öğrencinin okula başladığı dönemde değil, yıl boyunca sürdürülmesi hedefleniyor.</p>

<p><strong>1 ve 5. Sınıflarda Dört Ana Tema Olacak</strong></p>

<p>İlkokul 1. sınıf ve ortaokul 5. sınıf öğrencileri için hazırlanan programda dört ana tema bulunuyor. “Günlük Yaşam Becerileri”, “Ailem ve Ortak Değerlerimiz”, “Çevre ve Sürdürülebilir Yaşam” ve “Birlikte Yaşam Kültürü” başlıkları altında toplam sekiz gelişim modülü uygulanacak. Çalışmalar yalnızca sınıf içerisinde gerçekleştirilmeyecek. Oyun ve günlük yaşam deneyimlerine dayalı olarak hazırlanan etkinliklerde okul dışındaki öğrenme ortamlarından da yararlanılacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>1. Sınıflarda Okula Güvenli Başlangıç Hedefleniyor</strong></p>

<p>İlk kez ilkokula başlayacak öğrenciler açısından programın önemli bölümlerinden biri okul ortamının tanıtılması olacak. Çocukların okul müdürünü, öğretmenlerini ve diğer okul çalışanlarını tanımaları; okul içerisindeki alanları ve günlük rutinleri öğrenmeleri hedefleniyor. Öğrencilerin ihtiyaçlarını ifade edebilmesi, okula aidiyet geliştirmesi ve yaşlarına uygun sorumluluklar almaya başlaması da programın hedefleri arasında bulunuyor.</p>

<p><strong>5. Sınıflarda Branş Öğretmenlerine Uyum Öne Çıkacak</strong></p>

<p>İlkokuldan ortaokula geçen 5. sınıf öğrencileri için ise farklı bir uyum süreci uygulanacak. Öğrencilerin ortaokuldaki yeni düzeni ve branş öğretmenlerini tanımaları, farklı öğrenme ortamlarına alışmaları ve ihtiyaç duyduklarında kimlerden yardım alabileceklerini öğrenmeleri amaçlanıyor. Derslerin ve sorumlulukların daha düzenli takip edilmesi, arkadaşlar ve öğretmenlerle sağlıklı iletişim kurulması da yıl boyunca desteklenecek.</p>

<p><strong>Okul Öncesinde Aile Etkinlik Takvimi Uygulanacak</strong></p>

<p>Okul öncesi eğitimde ailelerin çocuklarıyla birlikte yapabilecekleri etkinlikler daha geniş bir yer tutacak. Doğayı keşfetme, kitap okuma, oyun, hareket, araştırma, sanat, üretme ve paylaşmaya yönelik çalışmalar eğitim programına dahil edilecek. Eylül-haziran dönemini kapsayan “Aile Etkinlik Takvimi” ile velilere çocuklarıyla gerçekleştirebilecekleri günlük yaşam temelli etkinlikler sunulacak. Aileler için aylık bültenler de hazırlanacak. Bu bültenlerde çocukların gelişimini destekleyecek bilgiler ve uygulanabilecek etkinlik önerileri yer alacak.</p>

<p><strong>Materyaller Tek Platformda Toplanacak</strong></p>

<p>Öğretmen ve velilerin kullanabileceği içerikler için “Okula Uyum Materyalleri Platformu” da devreye alınacak. Platformda rehberler, uygulama örnekleri, oyunlar, şarkılar ve farklı dijital eğitim içerikleri bulunacak. Öğretmenlerin yanı sıra aileler, okul yönetimleri ve rehberlik hizmetleri de bu materyallerden yararlanabilecek. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, programla çocukların eğitim yolculuğuna ailelerin de eşlik etmesini ve okul-aile iş birliğinin eğitim öğretim yılı boyunca güçlendirilmesini amaçladıklarını belirtti. Yeni uygulamayla özellikle okul öncesi ve 1. sınıfta ilk kez okul ortamıyla karşılaşan çocuklar ile ortaokula geçiş yapan 5. sınıf öğrencilerinin yeni eğitim düzenine daha kolay uyum sağlaması hedefleniyor. (Kaynak: MEB)</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/okullarda-yeni-donem-veliler-de-egitim-surecine-dahil-olacak</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakhabergazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakhabergazetesi-com-tr/uploads/2026/09/okullarda-yeni-donem-veliler-de-egitim-surecine-dahil-olacak.jpg" type="image/jpeg" length="14723"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Koç Holding COP31’in Küresel İş Ortağı Oldu]]></title>
      <link>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/koc-holding-cop31in-kuresel-is-ortagi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakhabergazetesi.com.tr/koc-holding-cop31in-kuresel-is-ortagi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31 öncesinde önemli bir iş birliği açıklandı. Koç Holding, 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek zirvenin “Küresel İş Ortağı” oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek COP31 için hazırlıklar sürerken özel sektörün zirveye katılımını artıracak yeni bir adım atıldı. COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Koç Holding'in konferansın “Küresel İş Ortağı” olduğunu açıkladı. Bakan Kurum, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç ve beraberindeki heyeti Bakanlıkta kabul etti. Görüşmede COP31 hazırlıklarının yanı sıra Koç Holding'in sürdürülebilirlik, teknoloji ve inovasyon alanlarında konferansa sağlayabileceği katkılar değerlendirildi.</p>

<p><strong>COP31 9-20 Kasım'da Antalya'da</strong></p>

<p>Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı'nın 31'inci oturumu olan COP31, <strong>9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da</strong> gerçekleştirilecek. Türkiye böylece iklim değişikliğiyle mücadele konusunda dünyanın en geniş katılımlı uluslararası platformlarından biri olan Taraflar Konferansı'na ilk kez ev sahipliği yapacak. Zirvede hükümetlerin yanı sıra uluslararası kuruluşlar, finans çevreleri, özel sektör ve sivil toplum temsilcilerinin bir araya gelmesi bekleniyor. COP31 hazırlıkları kapsamında daha önce Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği “iş dünyası elçisi”, Uluslararası Enerji Ajansı “stratejik ortak”, Türkiye Bankalar Birliği ise finans alanındaki iş ortağı olarak sürece dahil olmuştu. Garanti BBVA ve BBVA da “Küresel Bankacılık Partneri” olarak açıklanmıştı.</p>

<p><strong>Koç Holding 100. Yılında COP31'e Katılıyor</strong></p>

<p>Yeni anlaşmayla birlikte kuruluşunun 100'üncü yılını kutlayan Koç Holding de COP31'in küresel ortakları arasına girdi. Bakan Murat Kurum, kamu, özel sektör, finans dünyası ve sivil toplumun katılımıyla Türkiye'nin iklim eylemindeki kararlılığını uluslararası kamuoyuna göstermeyi hedeflediklerini belirtti. Kurum, COP31'de özel sektörün katkısını önemsediklerini ifade ederek konferansta güçlü iş birlikleri ve somut adımlarla iklim taahhütlerinin uygulamaya geçirilmesine odaklanacaklarını kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Ali Koç: Türkiye İçin Tarihi Bir Fırsat</strong></p>

<p>Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç ise COP31'in Küresel İş Ortağı olarak Türkiye'nin uluslararası temsiline katkı sağlamaktan memnuniyet duyduklarını söyledi. Türkiye'nin COP31'e ev sahipliği yapmasını önemli bir fırsat olarak değerlendiren Koç, konferansın ülkenin iklim hedeflerinin yanı sıra yeşil dönüşüm alanındaki rekabet gücünün dünyaya gösterilmesi açısından da önem taşıdığını ifade etti. Antalya'daki zirvede iklim değişikliğiyle mücadele, emisyonların azaltılması, yeşil finansman, enerji dönüşümü, sürdürülebilir üretim ve yeni teknolojilerin COP31 gündeminin öne çıkan başlıkları arasında yer alması bekleniyor. (Kaynak: Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı)<br />
<br />
 </p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>HABER MERKEZİ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/koc-holding-cop31in-kuresel-is-ortagi-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakhabergazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakhabergazetesi-com-tr/uploads/2026/09/koc-holding-ortaklik.jpg" type="image/jpeg" length="11595"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[197 Ülke İncelendi, Dünyanın Gıda Karnesinde Alarm Veren Sonuçlar]]></title>
      <link>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/197-ulke-incelendi-dunyanin-gida-karnesinde-alarm-veren-sonuclar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakhabergazetesi.com.tr/197-ulke-incelendi-dunyanin-gida-karnesinde-alarm-veren-sonuclar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya nüfusu artarken iklim değişikliği, doğal kaynak kayıpları ve yükselen maliyetler gıdanın geleceğine ilişkin soru işaretlerini büyütüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyanın gıda sistemlerini mercek altına alan geniş kapsamlı araştırma, 2030 hedeflerine ulaşmak için mevcut ilerlemenin yeterli olmadığını ortaya koydu. 197 ülkenin 44 gösterge üzerinden değerlendirildiği çalışmada 22 göstergede ilerleme sağlanırken, 15'inde tablo değişmedi, 7'sinde ise gerileme yaşandı. Gıda kaynaklı sera gazı emisyonlarında mevcut eğilimin sürmesi halinde hiçbir ülkenin “sıfır emisyon” hedefine ulaşamayacağı belirtildi.</p>

<p>Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Johns Hopkins Üniversitesi, Cornell Üniversitesi ve Küresel Beslenmeyi İyileştirme İttifakı'nın (GAIN) da yer aldığı Gıda Sistemleri Geri Sayım Girişimi (FSCI) kapsamında yapılan araştırma, küresel gıda sistemlerinin mevcut durumunu ortaya koydu. Nature Food'da yayımlanan araştırmada 197 ülke, 5 ana alan ve 44 gösterge üzerinden değerlendirildi.</p>

<p><strong>44 göstergenin yalnızca yarısında ilerleme</strong></p>

<p>Araştırmada beslenme ve sağlık, çevre ve doğal kaynaklar, geçim kaynakları, yoksulluk ve eşitlik ile yönetim ve dayanıklılık başlıkları incelendi. Küresel ortalamalar dikkate alındığında 44 göstergenin 22'sinde ilerleme kaydedildi. 15 göstergede önemli bir değişiklik görülmezken, 7 göstergede ise durumun kötüleştiği belirlendi. Güvenli suya erişim, bilgiye ulaşım, kamu yönetiminin etkinliği ve tarımsal verimlilik olumlu gelişmelerin görüldüğü alanlar arasında yer aldı. Buna karşılık gıda güvencesizliği, sağlıklı beslenmenin maliyeti, pestisit kullanımı, ultra işlenmiş gıda satışları ve sera gazı emisyonları olumsuz seyreden göstergeler arasında sıralandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Sera gazı emisyonlarında dikkat çeken sonuç</strong></p>

<p>Araştırmanın en çarpıcı sonuçlarından biri gıda sistemlerinden kaynaklanan sera gazı emisyonlarında ortaya çıktı. Mevcut eğilimlerin değişmeden devam etmesi durumunda araştırmaya dahil edilen ülkelerin hiçbirinin gıda kaynaklı sera gazlarında “sıfır emisyon” hedefine ulaşamayacağı öngörüldü. Bu sonuç, gıdanın geleceğine yönelik dönüşümün yalnızca üretim miktarı üzerinden değil; enerji, su, doğal kaynak kullanımı ve üretim yöntemleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koydu.</p>

<p><strong>Japonya ve Kanada öne çıkan ülkeler arasında</strong></p>

<p>Araştırmada ülkelerin hedeflere ne ölçüde yaklaştığı bölgesel olarak da karşılaştırıldı. Avrupa'da İzlanda 21 göstergede hedeflere en yakın sonuçlara ulaşırken, Kuzey ve Güney Amerika'da Kanada 17 göstergeyle öne çıktı. Asya'da Japonya 16, Afrika'da Tunus 16 ve Okyanusya'da Yeni Zelanda 14 göstergede kendi bölgelerinde hedeflere en fazla yaklaşan ülkeler oldu.</p>

<p><strong>Bölgeler arasındaki fark ise oldukça yüksek.</strong></p>

<p>Afrika'nın gıda güvencesizliği, tarımsal su kullanımı, kamu yönetimi ve çocuk işçiliğinin de bulunduğu 16 göstergede küresel ölçütleri yakalayabilmesi için yıllık yüzde 20'nin üzerinde iyileşme sağlaması gerektiği hesaplandı. Avrupa'da ise hedeflere ulaşmak için ihtiyaç duyulan yıllık iyileşme oranlarının diğer bölgelere göre daha düşük olduğu belirtildi.</p>

<p><strong>2030 için mevcut ilerleme yeterli değil</strong></p>

<p>Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası (TÜGİS) Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, gıda sistemlerindeki başarının yalnızca üretim miktarıyla ölçülemeyeceğine dikkat çekti. Üretilen gıdanın güvenilir ve besleyici olması kadar tüketicinin buna erişebilmesinin de önemli olduğunu belirten Sidar, üretimde kullanılan su, enerji ve hammaddenin verimli yönetilmesi gerektiğini söyledi. Sidar, araştırmanın mevcut ilerleme hızının 2030 hedefleri açısından yeterli olmadığını gösterdiğini belirterek, “Bugünden itibaren daha hızlı hareket edilirse hedeflerin büyük bölümüne 2050'ye kadar ulaşmak mümkün.” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>Türkiye için üretim kadar dayanıklılık da önemli</strong></p>

<p>Türkiye'nin tarımsal üretim kapasitesi ve gıda sanayisindeki deneyiminin avantaj oluşturduğunu ifade eden Sidar, uzun vadeli politikaların önemine işaret etti. Sidar'a göre mevcut üretim altyapısının doğru politikalarla desteklenmesi, Türkiye'deki gıda sanayisinin iklim değişikliği, tedarik sorunları ve fiyat dalgalanmalarına karşı daha dayanıklı hale gelmesine katkı sağlayabilir. 197 ülkeyi kapsayan araştırmanın ortaya koyduğu genel tablo ise açık: Dünya gıda sistemlerinde bazı alanlarda ilerleme sağlansa da mevcut hız 2030 için belirlenen küresel hedeflere ulaşmaya yetmiyor. (TÜGİS)</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>HABER MERKEZİ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/197-ulke-incelendi-dunyanin-gida-karnesinde-alarm-veren-sonuclar</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 12:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakhabergazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakhabergazetesi-com-tr/uploads/2026/08/kaan-sidar.jpg" type="image/jpeg" length="14177"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tıbbi Cihaz Sektöründe Gümrük ve TAREKS Sorunları Gündemde]]></title>
      <link>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/tibbi-cihaz-sektorunde-gumruk-ve-tareks-sorunlari-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakhabergazetesi.com.tr/tibbi-cihaz-sektorunde-gumruk-ve-tareks-sorunlari-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Medikal Meclisi, tıbbi cihaz sektörünün dış ticarette karşılaştığı sorunları görüşmek üzere Ankara’da toplandı. Gümrük işlemlerinden TAREKS uygulamalarına, ürün güvenliği ve denetim süreçlerine kadar sektörün gündemindeki başlıklar kamu kurumlarının temsilcileriyle değerlendirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tıbbi cihaz sektörünün ithalat ve ihracat süreçlerinde karşılaştığı uygulamalar, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Türkiye Medikal Meclisi toplantısında ele alındı. Ankara’da 27 Ağustos’ta gerçekleştirilen toplantıya sektör temsilcilerinin yanı sıra Sağlık, Ticaret ile Sanayi ve Teknoloji alanında görev yapan kamu yöneticileri katıldı. Türkiye Medikal Meclisi Başkanı Levent Mete Özgürbüz başkanlığındaki toplantıda, tıbbi cihazların dış ticaret süreçleri ana gündem maddelerinden biri oldu.</p>

<p><strong>Gümrük ve TAREKS uygulamaları görüşüldü</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplantıda sektör temsilcileri, tıbbi cihazların dış ticaretinde karşılaştıkları sorunları kamu kurumlarının yöneticilerine aktardı. Özellikle gümrük işlemleri, TAREKS uygulamaları, ürün güvenliği ve denetim süreçleri üzerinde duruldu. Sektörden gelen değerlendirmeler ile kamu kurumlarının görüş ve önerileri birlikte ele alındı. Toplantıda yalnızca yaşanan sorunlar değil, uygulamadaki aksaklıklara yönelik çözüm önerileri de değerlendirildi.</p>

<p><strong>Tıbbi cihaz sektörü önemli bir potansiyel taşıyor</strong></p>

<p>TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Seyit Ardıç, toplantının açılışında tıbbi cihaz sektörünün sağlık sisteminin ihtiyaçlarını karşılamanın ötesinde teknoloji, Ar-Ge, yenilikçilik, katma değerli üretim ve ihracat açısından da önem taşıdığını söyledi. Sektörde yatırım ve üretim kararları açısından mevzuat ve uygulamalardaki öngörülebilirliğe dikkat çeken Ardıç, kamu ile özel sektör arasındaki iletişim kanallarının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Ardıç, istişarenin yalnızca sektörün yaşadığı sorunları kamuya aktardığı bir süreç olarak görülmemesi gerektiğini ifade ederek, “İstişare, aynı zamanda çözüm üretme sürecidir” dedi.</p>

<p><strong>Kamu kurumlarının yöneticileri de katıldı</strong></p>

<p>Toplantıda Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) Başkanı Hüseyin Çelik, Ticaret Bakanlığı Ürün Güvenliği ve Denetimi Genel Müdürü Hakkı Karabörklü, Gümrükler Genel Müdürü Mustafa Gümüş ile ilgili kamu kurumlarının yöneticileri de yer aldı. Görüşmeler, tıbbi cihaz sektörünün dış ticarette karşılaştığı sorunlar ve çözüm önerileri üzerinden kamu ile sektör temsilcilerinin karşılıklı değerlendirmeleriyle tamamlandı. (TOBB)</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>HABER MERKEZİ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/tibbi-cihaz-sektorunde-gumruk-ve-tareks-sorunlari-gundemde</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakhabergazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakhabergazetesi-com-tr/uploads/2026/08/15796-2.jpg" type="image/jpeg" length="82373"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[6 Ülkeden Gençler İzmir’de Uzay Kampında Buluştu]]></title>
      <link>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/6-ulkeden-gencler-izmirde-uzay-kampinda-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakhabergazetesi.com.tr/6-ulkeden-gencler-izmirde-uzay-kampinda-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Devletleri Teşkilatı'na üye ve gözlemci ülkelerden öğrenciler, İzmir'in Gaziemir ilçesindeki Uzay Kampı Türkiye’de düzenlenen “TUA Uzay Kaşifleri Türkiye Uzay Kampı Programı”nda buluştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk dünyasının farklı ülkelerinden 65 öğrenci, Türkiye Uzay Ajansı ile Uzay Kampı Türkiye iş birliğinde İzmir’de düzenlenen programda bir araya geldi. 23-29 Ağustos tarihlerini kapsayan kampta gençler uzay bilimleri ve STEM alanlarında eğitim alırken, Türkiye’nin ikinci astronotu Tuva Cihangir Atasever’in uzay deneyimlerini de dinledi. Türkiye Uzay Ajansı (TUA) ile Uzay Kampı Türkiye iş birliğindeki programa Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Özbekistan ve Türkiye’den 65 öğrenci ile 12 öğretmen katıldı.</p>

<p><strong>Gençler uzay ve STEM eğitimlerine katıldı</strong></p>

<p>23 Ağustos'ta başlayan programda öğrenciler uzay bilimleri, STEM ve takım çalışmasına yönelik eğitim ve etkinliklere katıldı. Farklı ülkelerden gelen gençlerin kendi kültürlerini tanımalarına ve birbirleriyle iletişim kurmalarına yönelik etkinlikler de gerçekleştirildi. Katılımcıların konaklama, eğitim ve kamp içerisindeki aktivite giderleri ise Uzay Kampı Türkiye tarafından sağlanan burs kapsamında karşılandı.</p>

<p><strong>Tuva Cihangir Atasever gençlerle buluştu</strong></p>

<p>Programın dikkat çeken bölümlerinden biri Türkiye'nin ikinci astronotu Tuva Cihangir Atasever'in öğrencilerle buluşması oldu. Atasever, astronotluk eğitim sürecini ve gerçekleştirdiği yörünge altı araştırma uçuşunu anlattı. Mikro yerçekimi ortamında yürüttüğü bilimsel çalışmalar hakkında bilgi veren Atasever, öğrencilerin uzay ve gelecek teknolojileriyle ilgili sorularını da yanıtladı. Atasever, 8 Haziran 2024'te gerçekleştirdiği yörünge altı araştırma uçuşunda mikro yerçekimi ortamında 7 bilimsel deney gerçekleştirmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yusuf Kıraç: Türk dünyasının geleceğini temsil ediyorsunuz</strong></p>

<p>Programın sertifika törenine Türkiye Uzay Ajansı Başkanı Yusuf Kıraç da katıldı. Kıraç, gençlerin yalnızca kendi ülkelerinin değil, Türk dünyasının geleceğinde de önemli bir yere sahip olduğunu belirterek bilim ve uzay çalışmalarına duyulan ilginin önemine dikkat çekti. Kıraç, kampta edinilen bilgi ve kurulan dostlukların öğrencilerin gelecekteki bilim ve teknoloji çalışmalarına katkı sağlayacağını ifade etti.</p>

<p>Türk Devletleri Teşkilatı Genel Sekreteri Büyükelçi Kubanıçbek Ömüraliyev de sertifika törenine katılan isimler arasında yer aldı. TDT'nin açıklamasına göre bu yılki organizasyon, 4. TUA Uzay Kaşifleri Türkiye Uzay Kampı Programı olarak gerçekleştirildi.</p>

<p><strong>65 öğrenci aynı programda</strong></p>

<p>Bir hafta süren kamp, 29 Ağustos'ta sona erdi. Öğrenciler program boyunca bilimsel çalışmaların yanı sıra farklı ülkelerden yaşıtlarıyla birlikte takım çalışmalarına katıldı. Böylece altı ülkeden gelen gençler, bir hafta boyunca İzmir'de uzay ve bilim başlığı altında aynı eğitim programında buluşmuş oldu. (Kaynak: esbas.com.tr)</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>HABER MERKEZİ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/6-ulkeden-gencler-izmirde-uzay-kampinda-bulustu</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakhabergazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakhabergazetesi-com-tr/uploads/2026/08/turk-dunyasi-cocuklari-toplu-085909876.jpg" type="image/jpeg" length="61128"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye’de Yaşam Süresi 78,5 Yıla Çıktı: Sağlıklı Yaşam Süresi 58 Yılda Kaldı]]></title>
      <link>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/turkiyede-yasam-suresi-785-yila-cikti-saglikli-yasam-suresi-58-yilda-kaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakhabergazetesi.com.tr/turkiyede-yasam-suresi-785-yila-cikti-saglikli-yasam-suresi-58-yilda-kaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 2023-2025 dönemine ilişkin Hayat Tabloları sonuçlarına göre doğuşta beklenen yaşam süresi önceki döneme kıyasla 0,4 yıl artarak 78,5 yıla ulaştı. Kadınlarda beklenen yaşam süresi 81,1 yıl, erkeklerde ise 75,9 yıl olarak hesaplandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de ortalama yaşam süresi uzarken, sağlıklı geçirilen yıllar aynı seviyede değil. TÜİK’in 2023-2025 Hayat Tabloları’na göre doğuşta beklenen yaşam süresi 78,5 yıla yükselirken, günlük faaliyetleri kısıtlayan bir sağlık sorunu olmadan geçirilmesi beklenen süre 58 yıl olarak hesaplandı. İki gösterge arasında 20,5 yıllık fark bulunuyor. Türkiye'de insanlar geçmiş dönemlere göre daha uzun yaşıyor. Ancak açıklanan son veriler, yaşam süresindeki artışla sağlıklı geçirilen yılların aynı anlama gelmediğini gösteriyor.</p>

<p><strong>Sağlıklı Yaşam Süresi 58 Yıl</strong></p>

<p>Verilerin dikkat çeken taraflarından biri sağlıklı yaşam süresi oldu. Bir kişinin günlük faaliyetlerini kısıtlayan bir sağlık problemi olmadan yaşaması beklenen süre Türkiye genelinde 58 yıl olarak hesaplandı. Doğuşta beklenen 78,5 yıllık yaşam süresi ile sağlıklı yaşam süresi karşılaştırıldığında arada 20,5 yıllık fark ortaya çıkıyor. Ancak bu farkı doğrudan “Türkiye'de herkes hayatının son 20,5 yılını hasta geçiriyor” şeklinde yorumlamak doğru değil. İki veri farklı istatistiksel göstergeleri ifade ediyor. Sağlıklı yaşam süresi, nüfus genelinde sağlık nedeniyle faaliyet kısıtlaması olmadan geçirilmesi beklenen yılları gösteriyor.</p>

<p><strong>Uzun Yaşamla Birlikte Yeni Bir Gündem Ortaya Çıkıyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ortalama ömrün uzaması, sağlıklı yaşlanmanın yanı sıra sosyal yaşamın devam ettirilmesi ve ilerleyen yaşlara finansal olarak hazırlanılması gibi konuları da daha görünür hale getiriyor. AgeSA da 2019 yılından bu yana yürüttüğü “Her Yaşta” projesi kapsamında aktif ve sağlıklı yaşlanma, sosyal bağların korunması, finansal hazırlık ve yaş ayrımcılığı konularında çalışmalar yürütüyor. Proje kapsamında yapılan “Türkiye Nasıl Yaşlanıyor?” araştırmasında 35-55 yaş grubundaki bireylerin yaşlılık dönemine hazırlığı incelendi. Araştırmada sağlık, hareketlilik ve zihinsel zindeliğin öne çıkan kaygılar arasında bulunduğu, finansal ve sosyal hazırlığın da önemli başlıklardan olduğu belirtildi.</p>

<p><strong>Yaşlanan Nüfus Yeni İhtiyaçları da Beraberinde Getiriyor</strong></p>

<p>Yaşlanma alanındaki çalışmalar yalnızca farkındalık kampanyalarıyla sınırlı kalmıyor. AgeSA'nın Sivil Toplum için Destek Vakfı iş birliğiyle 2021'de oluşturduğu Her Yaşta Fonu kapsamında bugüne kadar 13 projeye destek verildiği açıklandı. Desteklenen çalışmalardan Alz-TAG Projesi kapsamında ise 19 ilde 534 Alzheimer hastası ve yakınına ulaşıldı.</p>

<p>Hastaların güvenliğinin desteklenmesi amacıyla Bluetooth tabanlı takip cihazları sağlanırken, hasta yakınlarına bakım ve risk yönetimi konusunda eğitim verildi. Ortaya çıkan veriler, Türkiye'de yaşam süresinin uzamasıyla birlikte tartışmanın yalnızca “kaç yıl yaşadığımız” üzerinden değil, “bu yılların ne kadarını sağlıklı ve bağımsız geçirdiğimiz” üzerinden de yürütüleceğine işaret ediyor. (Kaynak: excel.com.tr)</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>HABER MERKEZİ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/turkiyede-yasam-suresi-785-yila-cikti-saglikli-yasam-suresi-58-yilda-kaldi</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 07:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakhabergazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakhabergazetesi-com-tr/uploads/2026/08/yaslilik.jpg" type="image/jpeg" length="78450"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Noterde İşlem Yapanları İlgilendiriyor! Kimlik Kartının Yanında Parmak İzi de Doğrulanacak]]></title>
      <link>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/noterde-islem-yapanlari-ilgilendiriyor-kimlik-kartinin-yaninda-parmak-izi-de-dogrulanacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakhabergazetesi.com.tr/noterde-islem-yapanlari-ilgilendiriyor-kimlik-kartinin-yaninda-parmak-izi-de-dogrulanacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Noterlik işlemlerinde sahte kimlikle işlem yapılmasını önlemeye yönelik parmak iziyle kimlik doğrulama sisteminin ülke genelinde yaygınlaştırılması için çalışmalar sürüyor. Sistem, yeni nesil çipli T.C. Kimlik Kartı ile işlem yapan kişinin parmak izini karşılaştırarak kartı kullanan kişinin gerçek kimlik sahibi olup olmadığının doğrulanmasını sağlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Noterlerde vekaletname, araç satışı ve diğer hukuki işlemler sırasında kimlik güvenliğini artırmaya yönelik uygulamada kapsam genişliyor. Yıllardır belirli noterliklerde kullanılan parmak iziyle kimlik doğrulama sisteminin daha fazla noterlikte devreye alınmasına yönelik çalışmalar devam ediyor. Adalet Bakanlığının resmi kayıtlarına göre sistem ilk kez 2021 yılında pilot uygulama olarak başlatıldı. Amaç, noterlik işlemlerinde başkasına ait veya sahte kimlik kullanılarak gerçekleştirilebilecek işlemlerin önüne geçmek. Adalet Bakanlığının 2025 yılı faaliyet raporunda da uygulamanın tüm noterliklere yaygınlaştırılması için çalışmaların yürütüldüğü belirtiliyor.</p>

<p><strong>Kimlik Kartı Tek Başına Kontrol Edilmiyor</strong></p>

<p>Sistemin klasik kimlik kontrolünden farkı, yalnızca vatandaşın sunduğu kimlik kartının kontrol edilmesiyle yetinilmemesi. Yeni nesil T.C. Kimlik Kartı cihaz tarafından okunuyor. Ardından işlem için notere başvuran kişinin parmak izi üzerinden elektronik kimlik doğrulaması gerçekleştiriliyor. Böylece noterlikte işlem yapmak isteyen kişinin sunduğu kimlik kartının gerçek sahibinin kendisi olup olmadığının elektronik olarak doğrulanması mümkün oluyor. Adalet Bakanlığı, sistemin pilot uygulamasını tanıtırken de yeni T.C. kimlik kartlarının çiplerindeki parmak izi bilgisi ile noterlikte alınan parmak izinin eşleştirilerek kimlik doğrulaması yapıldığını açıklamıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Amaç Sahte Kimlikle İşlemleri Önlemek</strong></p>

<p>Uygulamanın temel hedeflerinden biri, başkasına ait kimlik kullanılarak noterliklerde hukuki veya mali sonuç doğurabilecek işlemler yapılmasının önüne geçmek. Özellikle vekaletname ve mal varlığıyla bağlantılı işlemlerde kimlik sahteciliğinin ciddi sonuçları olabilmesi nedeniyle elektronik doğrulama ikinci bir güvenlik katmanı oluşturuyor. Adalet Bakanlığı da sistemin hayata geçirilme gerekçesini sahtecilik ve dolandırıcılık olaylarının önlenmesi ve vatandaşların bu nedenle yaşayabileceği mağduriyetlerin azaltılması olarak açıklıyor.</p>

<p><strong>Uygulama Birkaç Yıldır Genişliyor</strong></p>

<p>Parmak izi doğrulamasının tüm noterlerde bir anda başlayan zorunlu bir uygulama olduğu izlenimi oluşturulmaması gerekiyor. Sistem 2021'de pilot olarak devreye alındıktan sonra kademeli şekilde genişletildi. Adalet Bakanlığının 2025 yılına ilişkin verilerinde uygulamanın 234 noterlikte 241 cihazla sürdürüldüğü kaydedildi. Bakanlığın daha sonraki politika belgelerinde ise Elektronik Kimlik Doğrulama Sistemi'nin yaygınlaştırılması hedefler arasında yer aldı. Dolayısıyla bugün gelinen aşama yeni bir sistemin ilk kez devreye alınmasından ziyade, mevcut güvenlik uygulamasının daha geniş bir noterlik ağına taşınması anlamına geliyor.</p>

<p><strong>Notere Giden Vatandaş Ne Yapacak?</strong></p>

<p>Sistemin bulunduğu ve elektronik doğrulamanın gerçekleştirildiği noterliklerde vatandaşın yeni nesil çipli T.C. Kimlik Kartı üzerinden kimliği kontrol edilebiliyor. Ardından parmak izi doğrulamasıyla işlemi yaptıran kişi ile kimlik kartının sahibinin aynı kişi olup olmadığı elektronik olarak teyit ediliyor. Bu yöntem özellikle sahte veya başkasına ait kimlikle işlem yapılmasına karşı noterliklerdeki klasik kimlik kontrolüne teknolojik bir güvenlik katmanı ekliyor. Türkiye genelindeki noterliklere yaygınlaştırma çalışmaları tamamlandıkça vatandaşların noter işlemlerinde bu doğrulama yöntemiyle daha sık karşılaşması söz konusu olacak. (Kaynak: marjinal.com.tr)</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>HABER MERKEZİ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/noterde-islem-yapanlari-ilgilendiriyor-kimlik-kartinin-yaninda-parmak-izi-de-dogrulanacak</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 12:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakhabergazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakhabergazetesi-com-tr/uploads/2026/08/bionay-ekds.jpg" type="image/jpeg" length="11817"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özel Okullarda Yabancı İsim Dönemi Bitiyor: MEB 1 Ekim’e Kadar Süre Verdi]]></title>
      <link>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/ozel-okullarda-yabanci-isim-donemi-bitiyor-meb-1-ekime-kadar-sure-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakhabergazetesi.com.tr/ozel-okullarda-yabanci-isim-donemi-bitiyor-meb-1-ekime-kadar-sure-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı, özel öğretim kurumlarının isimlerinde Türkçe kullanımına ilişkin düzenlemenin uygulanması için takvimi açıkladı. Daha önce yabancı isimle ruhsat alan Türk özel öğretim kurumları da adlarını değiştirmek zorunda olacak. Kurumların mevzuata uygun yeni isimleri için son başvuru tarihi 1 Ekim 2026 olarak belirlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye genelindeki özel okullar ve diğer özel öğretim kurumlarını yakından ilgilendiren isim düzenlemesinde yeni dönem başlıyor. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), yabancı isimle faaliyet gösteren Türk özel öğretim kurumlarının mevcut adlarını kullanmaya devam edemeyeceğini duyurdu. Bakanlığın 26 Ağustos'ta yaptığı açıklamaya göre, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği doğrultusunda kurumlara Türk Milli eğitiminin amaç ve temel ilkelerine, kurumun eğitim programına ve düzeyine uygun, anlam taşıyan Türkçe ad verilmesi gerekiyor.</p>

<p><strong>Daha önce ruhsat alanlar da isim değiştirecek</strong></p>

<p>Düzenleme yalnızca bundan sonra açılacak özel öğretim kurumlarını kapsamıyor. Daha önce yabancı bir adla ruhsatlandırılan Türk özel öğretim kurumları da isimlerini mevzuata uygun hale getirecek. Böylece geçmiş yıllarda ruhsat almış olmasına rağmen yabancı isim kullanan kurumlar için de değişiklik zorunlu olacak. Kurum adı belirlenirken yalnızca ismin Türkçe olması da yeterli olmayacak. Seçilecek adın kurumun amacı, eğitim programı ve düzeyiyle uyumlu olması ve belli bir anlam taşıması gerekecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Her kurum için yabancı isim yasağı yok</strong></p>

<p>Yeni uygulamada bazı kurumlar kapsam dışında tutulacak. Azınlık okulları, yabancı ve milletlerarası özel öğretim kurumları ile yalnızca yabancı dil eğitimi veren kurslar yabancı ad kullanabilecek. Dolayısıyla düzenleme, Türkiye'de faaliyet gösteren bütün özel eğitim kurumlarının yabancı isimlerini değiştirmesi şeklinde uygulanmayacak. MEB'in açıkladığı istisnalar devam edecek.</p>

<p><strong>İsim seçerken Milli ve manevi değerler de dikkate alınacak</strong></p>

<p>Yeni kurum adlarında Türk milletinin Milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerleri de gözetilecek. Bu değerlere aykırı olduğu değerlendirilen veya öğrencilerin psikososyal gelişimini olumsuz etkileyebilecek isimlerin kullanılmasına izin verilmeyecek. Bakanlık, uygulamada kültürel yozlaşma, kimlik erozyonu, değer erimesi ve dilsel yabancılaşmaya yol açabilecek adlardan kaçınılmasını da esas alacak.</p>

<p><strong>Son tarih 1 Ekim 2026</strong></p>

<p>Yabancı isim kullanan ve düzenleme kapsamında bulunan Türk özel öğretim kurumları için en önemli tarih ise <strong>1 Ekim 2026</strong> olacak. MEB, kurumların mevzuata uygun isim değişikliği başvurularını <strong>en geç 1 Ekim 2026 tarihine kadar</strong> yapmasını istedi. Böylece yabancı isimle ruhsatlandırılmış özel Türk okulları ve düzenleme kapsamındaki diğer özel öğretim kurumlarının yeni Türkçe isimlerini belirleyerek başvuru sürecini bu tarihe kadar tamamlamaları gerekecek. (Kaynak: MEB)<br />
<br />
 </p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>HABER MERKEZİ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/ozel-okullarda-yabanci-isim-donemi-bitiyor-meb-1-ekime-kadar-sure-verdi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 07:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakhabergazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakhabergazetesi-com-tr/uploads/2026/08/ozel-okullarda-yabanci-isim-donemi-bitiyor-meb-1-ekime-kadar-sure-verdi.jpg" type="image/jpeg" length="78804"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Otoyollarda Gişeler Bir Bir Kalkıyor: 8 Nokta Daha Yıl Sonuna Kadar Değişecek]]></title>
      <link>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/otoyollarda-giseler-bir-bir-kalkiyor-8-nokta-daha-yil-sonuna-kadar-degisecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakhabergazetesi.com.tr/otoyollarda-giseler-bir-bir-kalkiyor-8-nokta-daha-yil-sonuna-kadar-degisecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de otoyol geçişlerinde kullanılan klasik gişelerin kaldırılmasına yönelik dönüşüm sürüyor. Akıncı Gişeleri’nde Serbest Geçiş Sistemi’nin devreye alınmasının ardından gişe adaları ve kanopiler sökülmeye başlandı. Yıl sonuna kadar 8 ücret toplama istasyonunda daha aynı sisteme geçilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Otoyollarda sürücülerin gişe önünde yavaşlamadan ve şerit değiştirmeden yollarına devam edebilmesini sağlayan Serbest Geçiş Sistemi (SGS) yaygınlaştırılıyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara'nın Kahramankazan ilçesinde bulunan Akıncı Ücret Toplama İstasyonu'nda SGS'nin devreye alındığını, eski gişe yapılarının kaldırılması için çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Çalışmalar tamamlanana kadar Akıncı'dan otoyola giriş ve çıkışlar kontrollü olarak gerçekleştirilecek.</p>

<p><strong>35 İstasyonda Gişeli Sistem Değişti</strong></p>

<p>Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından işletilen otoyollarda toplam 106 ücret toplama istasyonu bulunuyor. Bakanlığın açıkladığı verilere göre bunların 35'i bugüne kadar Serbest Geçiş Sistemi'ne dönüştürüldü. Dönüşüm çalışmalarında özellikle trafik yoğunluğunun yüksek olduğu noktalar öncelikli olarak ele alınıyor. 2026 yılında Akıncı'nın yanı sıra Adapazarı, Sultanbeyli, Gerede ve Kandıra ücret toplama istasyonlarında da yeni sistem hizmete alındı.</p>

<p><strong>Sırada 8 Gişe Daha Var</strong></p>

<p>Otoyollardaki dönüşüm yılın kalan bölümünde de devam edecek. Bakanlığın programına göre 2026 sonuna kadar 8 ücret toplama istasyonu daha Serbest Geçiş Sistemi'ne geçirilecek. Yeni sisteme geçilecek noktalar <strong>Çeşme, Kaynaşlı, İskenderun, Adana Doğu, Adana Batı, Mersin, Eminlik ve Suruç</strong> olarak açıklandı. Bu çalışmaların tamamlanmasıyla KGM tarafından işletilen otoyollarda SGS kullanılan ücret toplama istasyonu sayısı 35'ten 43'e çıkacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Araçlar Gişede Durmayacak</strong></p>

<p>Serbest Geçiş Sistemi'nde geleneksel gişe adaları ve bariyerler bulunmuyor. Araçların geçişi elektronik sistemlerle tespit edilirken ücret, sürücünün HGS hesabından otomatik olarak tahsil ediliyor. Böylece sürücüler ödeme noktalarında durmak, gişe şeridine girmek veya geçiş için hızlarını önemli ölçüde düşürmek zorunda kalmadan yolculuklarına devam edebiliyor.</p>

<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, sistemin gişe önlerinde oluşan araç kuyruklarını ve dur-kalkları azaltmasının yanı sıra yakıt tüketimi, zaman kaybı ve karbon salımının düşürülmesine de katkı sağladığını belirtiyor. ( Kaynak: Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı)<br />
 </p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>HABER MERKEZİ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/otoyollarda-giseler-bir-bir-kalkiyor-8-nokta-daha-yil-sonuna-kadar-degisecek</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakhabergazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakhabergazetesi-com-tr/uploads/2026/08/otoyollarda-giseler-bir-bir-kalkiyor-8-nokta-daha-yil-sonuna-kadar-degisecek.jpeg" type="image/jpeg" length="99034"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aile Danışmanlığı 81 İlde Ücretsiz Sunuluyor: Başvurular e-Devlet’ten Yapılıyor]]></title>
      <link>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/aile-danismanligi-81-ilde-ucretsiz-sunuluyor-basvurular-e-devletten-yapiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakhabergazetesi.com.tr/aile-danismanligi-81-ilde-ucretsiz-sunuluyor-basvurular-e-devletten-yapiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile içinde iletişim sorunları veya anlaşmazlık yaşayan vatandaşlar, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından 81 ilde verilen aile danışmanlığı hizmetinden ücretsiz yararlanabiliyor. Uzman personel tarafından verilen hizmet için başvurular e-Devlet üzerinden yapılabiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, ailelerin karşılaştıkları sorunların çözümüne destek olmak amacıyla yürüttüğü ücretsiz danışmanlık hizmetlerini sürdürüyor. Hizmet kapsamında aile bireylerinin yaşadıkları sorunları birlikte ele almaları, birbirlerini daha iyi anlamaları ve aile içindeki iletişimi güçlendirmeleri üzerinde duruluyor.</p>

<p><strong>Aile İçi İletişim Sorunlarında Destek Veriliyor</strong></p>

<p>Danışmanlık sürecinde özellikle aile içinde yaşanan anlaşmazlıklar ve iletişim sorunları ele alınıyor. Uzman meslek personeli, aile üyelerinin karşılıklı anlayış geliştirmelerine, sorunlarla başa çıkabilmelerine ve birlikte çözüm yolları bulabilmelerine destek veriyor. Çalışmalarla aile içindeki güven ortamının korunması ve aile üyelerinin karşılaştıkları sorunları çözme becerilerinin geliştirilmesi de amaçlanıyor.</p>

<p><strong>81 İlde Ücretsiz</strong></p>

<p>Aile danışmanlığı hizmetleri Türkiye'nin 81 ilinde ücretsiz olarak veriliyor. Vatandaşlar hizmete Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri, Sosyal Hizmet Merkezleri ve Aile Danışmanlığı Birimleri üzerinden ulaşabiliyor. Bakanlık ayrıca danışmanlık hizmeti veren meslek personeline yönelik eğitim çalışmalarını sürdürerek sahada görev yapan uzmanların bilgi ve becerilerini geliştirmeyi planlıyor.</p>

<p><strong>Başvuru e-Devlet Üzerinden Yapılabiliyor</strong></p>

<p>Aile danışmanlığı hizmetinden yararlanmak isteyen vatandaşların başvuru için kullanabileceği kanallardan biri de e-Devlet. Bakanlığın ücretsiz sunduğu hizmetten ihtiyaç duyan aileler başvuru yaparak yararlanabiliyor. Danışmanlık sürecinde ailelerin yaşadığı sorunlar uzman personel eşliğinde değerlendirilerek aile bireylerinin iletişim ve sorun çözme becerilerinin güçlendirilmesine yönelik destek sağlanıyor. ( Kaynak: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı)<br />
<br />
 </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>HABER MERKEZİ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/aile-danismanligi-81-ilde-ucretsiz-sunuluyor-basvurular-e-devletten-yapiliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakhabergazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakhabergazetesi-com-tr/uploads/2026/08/aile-danismanligi-81-ilde-ucretsiz-sunuluyor-basvurular-e-devletten-yapiliyor.jpeg" type="image/jpeg" length="56657"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Konut Alırken Yeni Kriter: Alıcılar Artık Dairenin Dışına da Bakıyor]]></title>
      <link>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/konut-alirken-yeni-kriter-alicilar-artik-dairenin-disina-da-bakiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakhabergazetesi.com.tr/konut-alirken-yeni-kriter-alicilar-artik-dairenin-disina-da-bakiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Konut satın alırken fiyat, metrekare ve konum önemini korurken, yeni projelerde sosyal alanlar da alıcıların değerlendirdiği başlıklar arasına girdi. Spor alanları, yürüyüş parkurları, çocuk oyun alanları, yeşil alanlar ve ortak kullanım bölümleri özellikle yeni konut projelerinde daha fazla yer buluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Konut sektöründe yeni projelerin özellikleri değişirken, dairelerin dışında kalan ortak kullanım alanları da proje tanıtımlarında daha görünür hale geldi. Site ve toplu konut projelerinde spor alanlarından çocuk oyun bölümlerine, yürüyüş yollarından dinlenme alanlarına kadar farklı sosyal donatılar sunuluyor. Sektör temsilcilerine göre konut alıcılarının değerlendirdiği kriterler arasında dairenin fiyatı, büyüklüğü ve bulunduğu bölgenin yanı sıra günlük yaşamda kullanılabilecek ortak alanlar da bulunuyor.</p>

<p><strong>Çocuk Oyun Alanından Yürüyüş Parkuruna</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni konut projelerinde sosyal donatıların kapsamı projeye göre değişiyor. Çocuk oyun alanları, spor yapılabilecek bölümler, yürüyüş parkurları, peyzaj alanları ile dinlenme ve sosyalleşme noktaları bu kapsamda sunulan imkanlar arasında yer alıyor. Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Konuralp Yılmaz da konut alıcılarının yalnızca dairenin metrekaresini değerlendirmediğini belirterek, çocukların kullanabileceği alanlar ile spor, dinlenme ve sosyalleşme imkanlarının da tercih sırasında dikkate alındığını söyledi. Yılmaz, konutun değerinin dairenin içiyle sınırlı değerlendirilmediğini, projenin sunduğu yaşam alanlarının da seçimde etkili olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>Projelerde Sosyal Alanların Yeri Değişiyor</strong></p>

<p>Konut projelerinde geçmişte tamamlayıcı özellikler arasında gösterilen sosyal alanlar, yeni projelerde planlama aşamasından itibaren ele alınan bölümler arasında bulunuyor. Yılmaz, sosyal donatıların konutlar, peyzaj ve ortak kullanım alanlarıyla birlikte planlanması gerektiğini belirterek, bu alanların günlük kullanıma uygun şekilde projelendirilmesinin önemine dikkat çekti. Konut satın alan ailelerin uzun süre aynı evde yaşayabileceğini belirten Yılmaz, çocukların büyümesi ve ailelerin günlük alışkanlıklarının zaman içerisinde değişmesinin ortak alanlardan beklentileri de değiştirdiğini kaydetti.</p>

<p><strong>Benzer Fiyat ve Metrekarede Sosyal Alan Farkı</strong></p>

<p>Aynı bölgelerde birbirine yakın fiyat ve metrekare seçeneklerine sahip projelerin çoğalması, konut firmalarının sunduğu diğer imkanları da öne çıkarmasına neden oluyor. Yılmaz’a göre önümüzdeki dönemde konut projeleri arasındaki rekabette ortak kullanım ve sosyal yaşam alanlarının niteliği daha fazla önem taşıyacak. Konut satın almayı düşünenler açısından ise sosyal alanların yalnızca projede bulunması değil, büyüklüğü, kullanım şartları ve aidatlara oluşturabileceği maliyet de değerlendirilmesi gereken başlıklar arasında bulunuyor.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>HABER MERKEZİ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/konut-alirken-yeni-kriter-alicilar-artik-dairenin-disina-da-bakiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 05:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakhabergazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakhabergazetesi-com-tr/uploads/2026/08/konuralp-yilmaz-3.jpg" type="image/jpeg" length="91497"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Evlenecek Gençlere 250 Bin TL Destek: İkinci Çocukta Kalan Borç Hibe Ediliyor]]></title>
      <link>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/evlenecek-genclere-250-bin-tl-destek-ikinci-cocukta-kalan-borc-hibe-ediliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakhabergazetesi.com.tr/evlenecek-genclere-250-bin-tl-destek-ikinci-cocukta-kalan-borc-hibe-ediliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile ve Gençlik Fonu kapsamında evlilik hazırlığındaki gençlere sağlanan desteklerde yeni rakamlar açıklandı. Bu ay 19 bin 166 gence 2 milyar 180 milyon lira ödeme yapılırken, fondan yararlanan çiftlere 250 bin liraya kadar kredi veriliyor. Çocuk sahibi olan çiftlere ise geri ödemede önemli kolaylıklar sağlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Evlilik hazırlığı yapan gençlere yönelik Aile ve Gençlik Fonu’nda ağustos ayı ödemeleri gerçekleştirildi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın açıkladığı verilere göre bu ay 19 bin 166 gence toplam 2 milyar 180 milyon lira ödeme yapıldı. Fon kapsamında bugüne kadar evlilik yolundaki 204 bin 678 gence sağlanan kredi desteğinin toplam tutarı 18 milyar 974 milyon liraya ulaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>18-25 Yaş Arasındaki Çiftlere 250 Bin TL</strong></p>

<p>Genç çiftlere verilecek kredi miktarı yaş grubuna göre değişiyor. Başvuru yapan çiftlerin her ikisinin de 18-25 yaş arasında olması halinde kredi tutarı <strong>250 bin lira</strong> olarak uygulanıyor. 26-29 yaş aralığındaki çiftlere ise <strong>200 bin lira</strong> kredi desteği sağlanıyor. Başvurusu onaylanan çiftler krediyi <strong>48 ay vadeli ve ilk 2 yılı geri ödemesiz</strong> olarak kullanabiliyor. Fondan daha fazla gencin yararlanabilmesi amacıyla gelir şartında da değişikliğe gidildi. Son 6 aylık gelir üzerinden yapılan değerlendirmede uygulanan sınır, asgari ücretin 2,3 katından <strong>2,5 katına</strong> çıkarıldı.</p>

<p><strong>İlk Çocukta 12 Ay, İkinci Çocukta Kalan Borcun Tamamı</strong></p>

<p>Fonun en dikkat çeken uygulamalarından biri ise kredi kullandıktan sonra çocuk sahibi olan çiftlere yönelik. Kredi kullanımından sonraki 48 ay içerisinde çocuk sahibi olan genç çiftlerin geri ödemelerinde ilk çocuk için 12 aylık kolaylık sağlanıyor ve kalan borçları 12 ay erteleniyor. Erteleme süreciyle birlikte vadenin 60 aya uzadığı dönemde ikinci çocuk sahibi olunması halinde ise <strong>kalan kredi borcunun tamamı hibe ediliyor.</strong>Bugüne kadar tek çocuk sahibi olan <strong>17 bin 853 çift</strong> erteleme hakkı kazandı. İki veya daha fazla çocuk sahibi olan <strong>302 çift</strong> ise kalan borcun tamamının hibe edilmesinden yararlandı.</p>

<p><strong>Desteklenen Çiftlerin 18 Bin 191 Çocuğu Dünyaya Geldi</strong></p>

<p>Aile ve Gençlik Fonu kapsamında destek alan çiftlere ilişkin doğum verileri de açıklandı. Fondan desteklenen 17 bin 885 çiftin bugüne kadar toplam <strong>18 bin 191 çocuğu</strong> dünyaya geldi. Program kapsamında yalnızca kredi desteği verilmiyor. Evlilik öncesi ve sonrası eğitim ile danışmanlık hizmetleri de sunuluyor. Açıklanan son verilere göre bu hizmetlerden bugüne kadar <strong>249 bin 86 genç</strong> yararlandı.</p>

<p><strong>Başvuru Sayısı 300 Bini Geçti</strong></p>

<p>İlk olarak 2024 yılında pilot illerde uygulanmaya başlayan Aile ve Gençlik Fonu, 2025 yılında Türkiye geneline yaygınlaştırıldı. Programa yapılan toplam başvuru sayısı <strong>301 bin 623’e</strong> ulaştı. Şartları sağlayan genç çiftler başvurularını e-Devlet veya Aile ve Gençlik Fonu’nun resmi internet sitesi üzerinden gerçekleştirebiliyor. (Kaynak: Aile Ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı)<br />
<br />
 </p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>HABER MERKEZİ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/evlenecek-genclere-250-bin-tl-destek-ikinci-cocukta-kalan-borc-hibe-ediliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 23 Aug 2026 07:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakhabergazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakhabergazetesi-com-tr/uploads/2026/08/evlenecek-genclere-250-bin-tl-destek-ikinci-cocukta-kalan-borc-hibe-ediliyor.jpeg" type="image/jpeg" length="99461"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İyi İş Yerinin Formülü Değişiyor: Çalışanlar Maaş Kadar Güven ve Adalete de Bakıyor]]></title>
      <link>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/iyi-is-yerinin-formulu-degisiyor-calisanlar-maas-kadar-guven-ve-adalete-de-bakiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakhabergazetesi.com.tr/iyi-is-yerinin-formulu-degisiyor-calisanlar-maas-kadar-guven-ve-adalete-de-bakiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de teknoloji, finans, sağlık ve üretim sektörlerinde çalışan deneyimini ölçen 2026 sonuçları açıklandı. Veriler, çalışanların iş yerine bağlılığında yöneticilere güven, adil kariyer imkanları ve şeffaf iletişimin belirleyici hale geldiğini ortaya koydu. Dört sektörde toplam 69 organizasyon En İyi İşverenler listelerine girdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de çalışanların bir iş yerinden beklentilerine ilişkin dikkat çekici sonuçlar ortaya çıktı. Great Place To Work Türkiye’nin 2026 sektör değerlendirmelerinde teknoloji, finans ve sigorta, sağlık ve farma ile üretim ve imalat alanlarındaki şirketler incelendi. Açıklanan veriler yan yana getirildiğinde sektörlere göre beklentiler de farklılaşıyor. Teknolojide yöneticilere güven, finansta kariyer ve terfi süreçlerindeki adalet, sağlıkta yönetimin tutarlılığı, üretimde ise çalışanla kurulan açık iletişim öne çıkıyor. Değerlendirmede çalışanların iş yeri deneyimleri Trust Index anketi, kurum kültürleri ise Culture Brief verileri üzerinden ele alındı.</p>

<p><strong>Teknoloji Çalışanlarının Yüzde 86’sı İş Yerinden Memnun</strong></p>

<p>Teknoloji sektöründe 21 şirket Best Workplaces in Technology 2026 listesine girdi. Liste şirketlerinde çalışanların yüzde 86’sı çalıştıkları kurumu “harika bir iş yeri” olarak nitelendirdi. Geçen yıla göre 7 puan yükselen bu oran, standart şirketlerden 33 puan daha yüksek gerçekleşti. Teknoloji sektöründe dikkat çeken noktalardan biri yöneticilere duyulan güven oldu. Yönetime güven arttıkça çalışanların şirketlerini başkalarına tavsiye etme eğiliminin de yükseldiği görüldü.</p>

<p><strong>Finans Çalışanı Kariyer İstiyor Ama Adalete de Bakıyor</strong></p>

<p>Finansal Hizmetler ve Sigortacılık sektöründe 12 organizasyon listeye girmeye hak kazandı. Bu kuruluşlarda çalışanların yüzde 82’si iş yerlerini “harika bir iş yeri” olarak görüyor. Kariyer tarafındaki değişim ise dikkat çekici. Mesleki gelişim fırsatlarından memnun olanların oranı bir yılda 5 puan yükselerek yüzde 79’a ulaştı. Ancak sonuçlar yalnızca yeni kariyer imkanlarının çalışan açısından yeterli olmadığını da gösterdi. Terfilerin adil yapılması ve kariyer yolunun çalışan tarafından açık biçimde görülebilmesi de iş yerine bağlılığı etkileyen başlıklar arasında yer aldı.</p>

<p><strong>Sağlıkta Söylenenle Yapılanın Aynı Olması Önemli</strong></p>

<p>Sağlık Hizmetleri ve Farma sektörünün sonuçlarında ise doğrudan yöneticilerin tutarlılığı öne çıktı. Listeye giren 12 organizasyonda çalışanların yüzde 84’ü, yöneticilerinin söyledikleriyle yaptıklarının birbiriyle uyumlu olduğunu belirtti. Aynı soruya standart şirketlerde olumlu yanıt verenlerin oranı yüzde 49'da kaldı. Aradaki 35 puanlık fark, sağlık sektöründe çalışanların yönetime duyduğu güven açısından dikkat çekici bir tablo ortaya çıkardı. Sektörün Trust Index skoru da 86 seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p><strong>Üretimde Çalışan “Bana Bilgi Ver” Diyor</strong></p>

<p>Üretim ve imalat sektöründe ise 24 organizasyon listeye girdi. Böylece açıklanan dört sektör içerisinde en fazla organizasyon bu kategoride yer aldı. Sektörün Trust Index skoru 75 seviyesinde kalırken, çalıştığı yeri “harika bir iş yeri” olarak görenlerin oranı yüzde 76’dan yüzde 78’e yükseldi. Sonuçlarda en dikkat çekici gelişmelerden biri şirket içerisindeki bilgi paylaşımında görüldü. Yöneticilerin önemli konular ve değişiklikler hakkında çalışanları düzenli olarak bilgilendirmesine yönelik olumlu değerlendirmeler arttı. Yenilikçi çalışma yöntemlerinin desteklenmesi ve başarıların çalışanlarla birlikte kutlanması konusunda da olumlu yönde değişim kaydedildi.</p>

<p><strong>Dört Sektörde 69 Organizasyon Listeye Girdi</strong></p>

<p>Açıklanan dört sektörün rakamları toplandığında listelerde 69 organizasyon yer aldı. Bunların 24’ü üretim ve imalat, 21’i teknoloji, 12’si finans ve sigorta, 12’si ise sağlık ve farma alanında faaliyet gösteriyor. Sektörlerin sonuçları birbirinden farklı olsa da ortaya çıkan ortak tablo dikkat çekiyor: Çalışan deneyiminde yalnızca kariyer fırsatları değil, yöneticinin davranışı, adalet duygusu, güven ve kurum içerisindeki iletişim de belirleyici oluyor. Özellikle teknoloji sektöründeki yüzde 86’lık olumlu iş yeri algısı ile sağlık sektöründe yöneticilerin söz ve davranışlarının tutarlılığında ortaya çıkan 35 puanlık fark, 2026 sonuçlarının öne çıkan verileri arasında yer aldı. (Kaynak: puravidailetisim.com)</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>HABER MERKEZİ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/iyi-is-yerinin-formulu-degisiyor-calisanlar-maas-kadar-guven-ve-adalete-de-bakiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 07:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakhabergazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakhabergazetesi-com-tr/uploads/2026/08/eyup-toprak.png" type="image/jpeg" length="10389"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Konut Alıcısının Tercihi Değişiyor, Metrekare Kadar Sosyal Alan da Önemli]]></title>
      <link>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/konut-alicisinin-tercihi-degisiyor-metrekare-kadar-sosyal-alan-da-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakhabergazetesi.com.tr/konut-alicisinin-tercihi-degisiyor-metrekare-kadar-sosyal-alan-da-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Konut projelerinde rekabet yalnızca fiyat, konum ve daire büyüklüğü üzerinden yürümüyor. Spor alanları, yürüyüş parkurları, çocuk oyun alanları, yeşil alanlar ve ortak kullanım bölümleri yeni projelerde daha fazla öne çıkıyor. Sektör temsilcilerine göre konut alıcıları, satın alacakları daireyle birlikte projenin günlük yaşamlarına ne sunduğunu da değerlendiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Konut sektöründe yeni projelerin tasarımında sosyal alanların ağırlığı artıyor. Dairelerin büyüklüğü, oda sayısı, fiyatı ve bulunduğu bölge alıcıların temel kriterleri arasında yerini korurken, site içerisindeki yaşam olanakları da tercih sürecinin bir parçası haline geliyor. Özellikle ailelere yönelik projelerde çocuk oyun alanları, yürüyüş yolları, spor yapılabilecek bölümler, peyzaj alanları ile dinlenme ve sosyalleşmeye ayrılan ortak mekanlar proje özellikleri arasında daha görünür hale geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Ev Kadar Projenin Sunduğu Yaşam da Değerlendiriliyor</strong></p>

<p>Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Konuralp Yılmaz, konut alıcılarının projeleri değerlendirirken dairenin dışındaki imkanlara da baktığını söyledi. Yılmaz, “Bir konut projesini değerlendirirken artık yalnızca dairenin metrekaresine bakılmıyor. İnsanlar günün nasıl geçeceğini, çocuklarının nerede oynayacağını, sporunu nerede yapacağını, dinlenebileceği ve sosyalleşebileceği alanların olup olmadığını da düşünüyor” dedi.</p>

<p>Bu değişim, sosyal alanların projelerde sonradan eklenen bir özellik olmaktan çıkarak mimari planlamanın başlangıç aşamasında dikkate alınmasına yol açıyor.</p>

<p><strong>Çocuk Oyun Alanından Yürüyüş Parkuruna</strong></p>

<p>Yeni konut projelerinde öne çıkan sosyal donatılar projenin büyüklüğüne ve hedeflediği alıcı kitlesine göre farklılaşıyor. Yeşil alanların yanı sıra çocuk oyun bölümleri, spor alanları, yürüyüş parkurları ve ortak dinlenme alanları bunların başında geliyor. Proje içerisinde günlük ihtiyaçlara cevap verecek ortak kullanım alanlarının bulunması da alıcıların değerlendirdiği özellikler arasında yer alıyor. Yılmaz, sosyal alanların konutlar, peyzaj ve ortak kullanım bölümleriyle birlikte planlanması gerektiğini belirterek bunların günlük yaşamın kullanılabilir bir parçası olmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p><strong>Aileler Uzun Vadeyi de Hesaba Katıyor</strong></p>

<p>Konut satın alınırken yalnızca mevcut ihtiyaçların değil, ilerleyen yıllardaki yaşam koşullarının da dikkate alındığını belirten Yılmaz, özellikle çocuklu ailelerin bu konuda daha uzun vadeli düşündüğünü ifade etti. Çocukların büyümesi, ailelerin yaşam alışkanlıklarının değişmesi ve farklı yaş gruplarının aynı projede yaşayabilmesi, ortak alanların nasıl tasarlandığını daha önemli hale getiriyor. Bu nedenle sosyal donatıların yalnızca projeyi pazarlayan bir özellik olarak gösterilmesi yerine gerçekten kullanılabilecek şekilde planlanması gerektiğine dikkat çekiliyor.</p>

<p><strong>Konut Projelerinde Rekabetin Yeni Alanı</strong></p>

<p>Benzer bölgelerde, birbirine yakın büyüklük ve fiyatlarla satışa çıkan projelerin artması, konut geliştiricilerini farklı özelliklere yöneltiyor. Yılmaz, bu noktada rekabetin yaşam kalitesi üzerinden de şekillendiğini belirterek, “Aynı bölgede benzer metrekare ve fiyat seçenekleri sunan projeler arasında farkı yaratacak unsur, insanlara nasıl bir yaşam sunduğunuz olacak” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Konut projelerindeki bu değişimle birlikte alıcının karşılaştırdığı liste de uzuyor. Dairenin fiyatı, metrekaresi ve konumunun yanında yeşil alan miktarı, çocuklara ayrılan bölümler, spor imkanları ve ortak alanların kullanılabilirliği de konut seçiminde dikkate alınan başlıklar arasına giriyor. (Kaynak: magmedya.com.tr)</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>HABER MERKEZİ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/konut-alicisinin-tercihi-degisiyor-metrekare-kadar-sosyal-alan-da-onemli</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 12:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakhabergazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakhabergazetesi-com-tr/uploads/2026/08/konuralp-yilmaz-2.jpg" type="image/jpeg" length="50623"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MEB’den 81 İle Yeni Eğitim Yılı Genelgesi: Okullarda Kurallar Değişiyor]]></title>
      <link>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/mebden-81-ile-yeni-egitim-yili-genelgesi-okullarda-kurallar-degisiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakhabergazetesi.com.tr/mebden-81-ile-yeni-egitim-yili-genelgesi-okullarda-kurallar-degisiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı, 14 Eylül’de başlayacak 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde yeni genelgeyi 81 ile gönderdi. Kayıt ücretinden cep telefonuna, veli ziyaretlerinden deneme sınavlarına, öğretmen önlüğünden kırtasiye taleplerine kadar öğrencileri, velileri ve öğretmenleri ilgilendiren önemli kurallar açıklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin imzasıyla yayımlanan “2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler” genelgesiyle yeni dönemde okullarda uygulanacak kurallar netleşti. 14 Eylül Pazartesi günü başlayacak eğitim öğretim yılında Milli birlik ve beraberlik bilincinin güçlendirilmesine yönelik etkinlikler ilk haftadan itibaren gerçekleştirilecek. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrultusundaki çalışmalar da yıl boyunca devam edecek.</p>

<p><strong>Veliler randevusuz okula giremeyecek</strong></p>

<p>Okul güvenliği yeni dönemin öncelikli başlıklarından biri olacak. Okullarda giriş-çıkışlar kontrol altında tutulacak, yaya ve araç trafiği ayrılacak, kör noktalar aydınlatılacak ve acil tahliyeye engel olabilecek eksiklikler giderilecek. Veli görüşmeleri yalnızca “Okul Randevu Sistemi” üzerinden yapılacak. Randevusuz veli ziyaretlerine ve öğrencinin velisi ya da vasisi olmayan kişilerin okula girişine izin verilmeyecek.</p>

<p><strong>Kayıt parası istenemeyecek</strong></p>

<p>Adrese dayalı okul kayıtları e-Okul üzerinden otomatik gerçekleştirilecek. Velilerden “kayıt parası” veya başka bir ad altında zorunlu ücret talep edilemeyecek. Bu yöndeki şikâyetler Milli eğitim birimlerince incelenecek. Kayıt bölgesi dışından öğrenci alınmaması kuralı da sınıf mevcutlarının dengelenmesi ve fırsat eşitliğinin korunması amacıyla sıkı şekilde uygulanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Öğrenci ve öğretmenlere cep telefonu kuralı</strong></p>

<p>Öğrencilerin sınıfta cep telefonu bulundurmamasına yönelik uygulama devam edecek. Öğretmenler de ders sırasında cep telefonu kullanmayacak. Dijital bağımlılık, siber güvenlik, dijital mahremiyet ve etik konularında öğrencilere yönelik çalışmalar artırılacak. Ödev ve bilgilendirmelerde Bakanlığın belirlediği dijital platformların kullanılması esas olacak.</p>

<p><strong>Öğretmenler önlük giyecek</strong></p>

<p>Öğretmen ve eğitim çalışanlarının mesleğin saygınlığına ve kamu hizmetinin ciddiyetine uygun kılık ve kıyafetle görev yapması istenirken öğretmenlerin önlük giymesi uygulaması da takip edilecek. Konu eğitim yılı başındaki öğretmenler kurulunda personele bildirilecek, uygulamayı Milli eğitim müdürlükleri izleyecek.</p>

<p><strong>Özel deneme sınavlarına izin verilmeyecek</strong></p>

<p>MEB'in belirlediği ortak sınavlar ve ölçme-değerlendirme araçları dışında öğrencileri sıralayan deneme, tarama ve benzeri sınavlar okullarda yapılamayacak. Özel yayınevleri ve diğer kuruluşların hazırladığı sınavların öğrencilere satın aldırılmasına da izin verilmeyecek.</p>

<p><strong>Veliler belirli marka kırtasiyeye yönlendirilemeyecek</strong></p>

<p>Bakanlığın ücretsiz dağıttığı kaynakların dışında materyaller okullarda kullandırılmayacak. Veliler belirli markalara veya yüksek maliyetli ithal kırtasiye setlerine mecbur bırakılamayacak. Okullarda reklam, ticari tanıtım ve yönlendirme yapılamayacak. Mezuniyet programları da velilere ilave mali yük getirmeyecek şekilde düzenlenecek.</p>

<p><strong>Yeni yılın teması “Maarifin Kalbinde Oyun”</strong></p>

<p>2026-2027 eğitim öğretim yılının teması “Maarifin Kalbinde Oyun” olacak. Eğitim süreçlerinde geleneksel çocuk oyunlarına ve öğrencilerin yaşlarına uygun oyun etkinliklerine daha fazla yer verilecek. Okul öncesi, 1. sınıf ve 5. sınıf öğrencileri için uyum eğitimleri gerçekleştirilecek. Birinci sınıfların okuma bayramları ise mayıs ayında bütün birinci sınıf öğrencilerini kapsayacak şekilde yapılacak. Okul-aile iş birliğini güçlendirmek amacıyla “Ailemle Eğitim Yolculuğum” çalışmaları sürdürülecek. Ortaokul ve liselerde Türk dünyasının ortak tarih ve kültürünü konu alan yeni materyaller de ücretsiz ders kitaplarıyla öğrencilere ulaştırılacak.</p>

<p><strong>Meslek liselerinde MEB-İMES zorunlu</strong></p>

<p>Mesleki eğitim ve staj yapılacak işletmeler eğitim başlamadan önce denetlenecek. İş sağlığı ve güvenliği şartlarını taşımayan işletmelerle sözleşmeler feshedilebilecek. Stajların takibinde “MEB-İMES” mobil uygulamasının kullanımı zorunlu olacak. Özel eğitim ihtiyacı bulunan ve kaynaştırma eğitimi alan öğrenciler için okullarda destek eğitim odaları açılacak. Eğitim süreçleri öğrencilerin Bireyselleştirilmiş Eğitim Programlarına göre planlanacak. Genelgede ayrıca okul dışı öğrenme ortamlarının daha fazla kullanılması, yaşam becerileri, medya ve finansal okuryazarlığın geliştirilmesi, yerli üretim bilincinin güçlendirilmesi ve öğretmenlerin mesleki itibarının korunmasına yönelik çalışmalara yer verildi. (Kaynak: MEB)</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/mebden-81-ile-yeni-egitim-yili-genelgesi-okullarda-kurallar-degisiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 07:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakhabergazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakhabergazetesi-com-tr/uploads/2026/08/mebden-81-ile-yeni-egitim-yili-genelgesi-okullarda-kurallar-degisiyor.jpg" type="image/jpeg" length="14377"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Televizyon İzleyenler Dikkat: 573 Kanal Yeni Uyduya Taşındı, Eski Cihazlarda Ayar Gerekebilir]]></title>
      <link>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/televizyon-izleyenler-dikkat-573-kanal-yeni-uyduya-tasindi-eski-cihazlarda-ayar-gerekebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakhabergazetesi.com.tr/televizyon-izleyenler-dikkat-573-kanal-yeni-uyduya-tasindi-eski-cihazlarda-ayar-gerekebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de uydu üzerinden televizyon ve radyo yayını alan milyonlarca haneyi ilgilendiren büyük frekans geçişi tamamlandı. Türksat 3A üzerinden yayın yapan 573 televizyon ve 215 radyo kanalı daha yüksek kapasiteli Türksat uydularına aktarıldı. Çanak antenlerin yönünün değiştirilmesine gerek bulunmazken, TKGS desteği olmayan eski uydu alıcılarında bazı kanallar için “Şebeke Taraması” veya “Ağ Taraması” yapılması gerekebilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin uydu yayıncılığı altyapısında son yılların en kapsamlı operasyonlarından biri gerçekleştirildi. 2008 yılından bu yana hizmet veren ve teknolojik ömrünü tamamlayan Türksat 3A'nın taşıdığı televizyon ve radyo yayınları, Türksat filosundaki daha yüksek kapasiteli uydulara geçirildi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'nun verdiği bilgilere göre operasyon kapsamında <strong>573 televizyon ve 215 radyo kanalının yayınları</strong> taşındı. Yaklaşık 1000 frekans ve yayın parametresinin eş zamanlı yönetildiği geçiş sırasında televizyon ekranlarına yansıyan herhangi bir yayın kesintisi yaşanmadı. Geçişin ardından izleyiciler açısından en önemli soru ise “Çanak anten veya uydu alıcısında ayar yapmak gerekiyor mu?” oldu.</p>

<p><strong>Çanak antenlerin yönü değişmeyecek</strong></p>

<p>Uydu kullanan vatandaşların çanak antenlerini yeniden ayarlatmasına gerek bulunmuyor. Bunun nedeni yayınların aktarıldığı Türksat uydularının, Türksat 3A ile <strong>aynı yörünge konumunda</strong> bulunması. Dolayısıyla mevcut çanak anten yönü korunarak yayın alınmaya devam edilebilecek. Bakan Uraloğlu, yeni nesil uydulara geçişin vatandaşlara herhangi bir teknik zahmet çıkarmadan tamamlandığını belirterek yayınların daha yüksek teknoloji ve kapasiteyle sürdürüleceğini açıkladı.</p>

<p><strong>TKGS varsa kanal listesi otomatik güncelleniyor</strong></p>

<p>Yeni nesil televizyon ve uydu alıcısı kullananların büyük bölümünün ayrıca kanal araması yapmasına da gerek bulunmuyor. <strong>Türksat Kanal Güncelleme Sistemi (TKGS)</strong> destekli cihazlarda televizyon ve radyo kanallarının listesi sistem tarafından otomatik olarak güncelleniyor. Bu nedenle geçiş sonrasında kanallarını sorunsuz şekilde izlemeye devam eden kullanıcıların cihaz ayarlarını değiştirmesi gerekmiyor.</p>

<p><strong>Bazı kanallar kaybolduysa ne yapılmalı?</strong></p>

<p>Eski nesil uydu alıcılarında ise durum farklı. TKGS desteği bulunmayan cihazlarda frekans değişikliği nedeniyle bazı televizyon veya radyo kanallarının listede görünmemesi mümkün. Bakanlığın verdiği bilgiye göre böyle bir durumda uydu alıcısının menüsünden <strong>“Şebeke Taraması” veya “Ağ Taraması”</strong> seçeneğinin çalıştırılması yeterli olacak. Taramanın ardından cihaz yeni frekansları bularak kanal listesini güncelleyebilecek. Dolayısıyla yayın geçişinin ardından kanalları kaybolan vatandaşların ilk aşamada çanak antenin yönünü değiştirmek yerine uydu alıcısından ağ veya şebeke taraması yapması gerekiyor.</p>

<p><strong>788 televizyon ve radyo yayını taşındı</strong></p>

<p>Operasyonun büyüklüğü açıklanan rakamlara da yansıdı.Türksat 3A'dan yeni nesil uydulara;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li><strong>573 televizyon kanalı</strong></li>
 <li><strong>215 radyo kanalı</strong></li>
</ul>

<p>olmak üzere toplam <strong>788 televizyon ve radyo yayınının</strong> aktarımı gerçekleştirildi.</p>

<p>Bakan Uraloğlu, yaklaşık <strong>1000 frekans ve yayın parametresinin saniyeler içerisinde eş zamanlı olarak yeni adreslerine kilitlendiğini</strong> belirterek operasyonun sıfır hataya yakın mühendislik hassasiyeti gerektirdiğine dikkat çekti. Teknik hazırlıkların yayıncı kuruluşlarla koordineli şekilde yaklaşık bir ay boyunca sürdürüldüğü bildirildi.</p>

<p><strong>Türksat 3A neden devreden çıkarılıyor?</strong></p>

<p>Türksat 3A, 2008 yılında hizmet vermeye başlamıştı. Yaklaşık 18 yıldır Türkiye'nin uydu yayıncılığı altyapısının önemli parçalarından biri olan uydunun teknolojik ömrünün tamamlanması üzerine televizyon ve radyo yayınlarının filodaki daha yüksek kapasiteli uydulara taşınmasına karar verildi. Geçişle birlikte yayıncılık altyapısında yeni nesil uyduların ağırlığı daha da artacak.</p>

<p><strong>Sırada Türksat 7A var</strong></p>

<p>Türkiye'nin uydu yatırımlarında bir sonraki önemli adım ise Türksat 7A olacak. Türkiye'nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A'nın ardından 7A'nın da yerli ve milli imkanlarla geliştirilmesi planlanıyor. Uraloğlu, Türkiye'nin haberleşme uydusu üretebilen <strong>11 ülkeden biri</strong> haline geldiğini belirterek Türksat 6A'nın geniş bir coğrafyada ticari hizmet verdiğini, yeni uydu projeleriyle kapasitenin daha da artırılacağını kaydetti.</p>

<p><strong>Vatandaş açısından ne değişti?</strong></p>

<p>Uydu üzerinden televizyon izleyenler açısından geçişin özeti oldukça basit: <strong>Çanak antenin yönünü değiştirmeye gerek yok. TKGS destekli cihazlarda kanal listesi otomatik güncelleniyor. Eski cihazlarda kanal kaybı yaşanırsa ağ veya şebeke taraması yapılması gerekiyor.</strong></p>

<p>Bu ayrım önemli. Çünkü frekans değişiklikleri sonrasında vatandaşların ilk aklına gelen çözüm genellikle çanak anten ayarı oluyor. Bakanlığın açıklamasına göre bu geçişte anten yönünün değiştirilmesi gerekmiyor. (Kaynak: Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı)<br />
<br />
 </p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>HABER MERKEZİ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/televizyon-izleyenler-dikkat-573-kanal-yeni-uyduya-tasindi-eski-cihazlarda-ayar-gerekebilir</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 12:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakhabergazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakhabergazetesi-com-tr/uploads/2026/08/televizyon-izleyenler-dikkat-573-kanal-yeni-uyduya-tasindi-eski-cihazlarda-ayar-gerekebilir.jpg" type="image/jpeg" length="28946"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul’da Kentsel Dönüşümde 1 Milyon Sınırı Aşıldı: 291 Bin Bağımsız Bölümde Çalışma Sürüyor]]></title>
      <link>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/istanbulda-kentsel-donusumde-1-milyon-siniri-asildi-291-bin-bagimsiz-bolumde-calisma-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakhabergazetesi.com.tr/istanbulda-kentsel-donusumde-1-milyon-siniri-asildi-291-bin-bagimsiz-bolumde-calisma-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’da 2012 yılından bu yana kentsel dönüşüm kapsamında yenilenen bağımsız bölüm sayısı 1 milyon 7 bine ulaştı. Kent genelinde 291 bin bağımsız bölümde dönüşüm devam ederken, “Yarısı Bizden” kampanyasında konut sahiplerine hibe, kredi ve taşınma desteğiyle toplam 1 milyon 875 bin liraya kadar finansman sağlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin deprem riski en yüksek kentlerinin başında gelen İstanbul'da kentsel dönüşüm çalışmalarına ilişkin son rakamlar açıklandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul'da dönüşümü tamamlanan bağımsız bölüm sayısının 1 milyon sınırını aştığını duyurdu. Bakanlığın açıkladığı verilere göre 2012 yılından bu yana İstanbul'da toplam 1 milyon 298 bin bağımsız bölüm dönüşüm kapsamına alındı. Bunların 1 milyon 7 bininin dönüşümü tamamlanırken, 291 bin bağımsız bölümde çalışmalar sürüyor.</p>

<p><strong>Türkiye'deki her iki dönüşümden biri İstanbul'da</strong></p>

<p>Kentsel Dönüşüm Başkanlığı verilerine göre Türkiye genelinde bugüne kadar 81 ilde 2 milyon 761 bin bağımsız bölüm dönüşüm kapsamına alındı. Bu bölümlerin 2 milyon 378 bininde dönüşüm tamamlandı. Bakanlığın paylaştığı bilgiye göre 83 bin bağımsız bölümde ise dönüşüm çalışmaları devam ediyor. İstanbul rakamları ise kentin Türkiye'deki kentsel dönüşüm çalışmalarındaki ağırlığını ortaya koydu. Bakanlık, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı tarafından yürütülen her iki dönüşüm projesinden birinin İstanbul'da hayata geçirildiğini bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kurum: Dönüşüme süratle devam edeceğiz</strong></p>

<p>Bakan Murat Kurum, İstanbul'daki son rakamları Beykoz Tokatköy'de gerçekleştirilen dönüşüm projesinin görüntüleriyle paylaştı. Kurum, İstanbul'da dönüştürülen konut sayısının 1 milyon seviyesine ulaştığını belirterek, kenti afetlere hazırlamak amacıyla dönüşüm çalışmalarının sürdürüleceğini ifade etti.</p>

<p><strong>Tokatköy’de 823 bağımsız bölüm inşa ediliyor</strong></p>

<p>Beykoz Tokatköy'deki dönüşüm projesi Emlak Konut GYO iş birliğiyle iki etap halinde yürütülüyor. Proje kapsamında 776 konut ve 47 iş yeri olmak üzere toplam 823 bağımsız bölümün inşa edilmesi öngörülüyor. İlk etabın tamamlanmasıyla 227 konut ve 35 iş yeri inşa edilerek hak sahiplerine teslim edildi. Yeni konutuna taşınan Ali Dinç, eski mahallesinde sokakların dar olduğunu ve ağır tonajlı araçlar geçtiğinde dahi binasında sarsıntı hissettiğini belirterek dönüşüm kararında deprem endişesinin etkili olduğunu söyledi. Dinç, yeni binaların temelinde fore kazık uygulaması yapıldığını belirterek yeni evinde kendisini daha güvende hissettiğini ifade etti. Hak sahiplerinden Kazım Sönmez de eski yapıların depreme karşı risk taşıdığını, yeni yapıların inşaat sürecini yakından takip ettiğini söyledi.</p>

<p><strong>Yarısı Bizden kapsamında 384 bin 553 bağımsız bölüm</strong></p>

<p>İstanbul'daki kentsel dönüşümün önemli ayaklarından birini de “Yarısı Bizden” kampanyası oluşturuyor. Bakanlığın açıkladığı verilere göre kampanya kapsamında bugüne kadar 384 bin 553 bağımsız bölüm dönüşüm kapsamına alındı. Bina bazlı dönüşüm modelinde riskli konutunu yeniden yaptırmak isteyen hak sahiplerine; <strong>875 bin TL hibe</strong>, <strong>875 bin TL kredi, </strong> <strong>125 bin TL tahliye desteği</strong> olmak üzere toplam <strong>1 milyon 875 bin TL'ye kadar destek</strong> sağlanıyor. Hak sahipleri bu model kapsamında yüklenici firmalarla anlaşarak konutlarını yeniden inşa ettirebiliyor.</p>

<p><strong>İş yerleri için destek tutarı farklı</strong></p>

<p>Kampanya kapsamında iş yeri sahiplerine yönelik destek miktarları konutlardan farklı uygulanıyor. Bir iş yeri için hak sahibine <strong>437 bin 500 TL hibe, 437 bin 500 TL kredi ve 125 bin TL taşınma desteği</strong> sağlanıyor. Site ve benzeri büyük ölçekli alan bazlı dönüşümlerde ise yapım sürecini TOKİ veya Emlak Konut üstlenebiliyor. Bu modelde her hak sahibi için 875 bin TL hibe ve 125 bin TL taşınma desteği veriliyor. Hibe miktarı yapım maliyetinden düşülürken kalan borç uzun vadeli ödeme koşullarıyla taksitlendiriliyor.</p>

<p><strong>Deprem gerçeği dönüşümün önemini artırıyor</strong></p>

<p>İstanbul'da bir yandan tamamlanan bağımsız bölüm sayısı 1 milyon sınırını aşarken diğer taraftan yüz binlerce bağımsız bölümün dönüşüm süreci devam ediyor. Açıklanan son verilere göre yalnızca devam eden projeler kapsamında 291 bin bağımsız bölümün dönüşümü sürüyor. Yarısı Bizden kampanyasında dönüşüm kapsamına alınan bağımsız bölüm sayısının 384 bin 553'e ulaşması da İstanbul'daki dönüşümün önümüzdeki dönemde kentin en önemli gündem maddelerinden biri olmaya devam edeceğini gösteriyor. (Kaynak: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı)<br />
<br />
 </p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>HABER MERKEZİ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/istanbulda-kentsel-donusumde-1-milyon-siniri-asildi-291-bin-bagimsiz-bolumde-calisma-suruyor</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 07:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakhabergazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakhabergazetesi-com-tr/uploads/2026/08/istanbulda-kentsel-donusumde-1-milyon-siniri-asildi-291-bin-bagimsiz-bolumde-calisma-suruyor.jpg" type="image/jpeg" length="28335"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Belediyelere 2,5 Milyar Euroluk Finansman Hazırlığı: Su Kayıplarından Ulaşıma Destek]]></title>
      <link>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/belediyelere-25-milyar-euroluk-finansman-hazirligi-su-kayiplarindan-ulasima-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakhabergazetesi.com.tr/belediyelere-25-milyar-euroluk-finansman-hazirligi-su-kayiplarindan-ulasima-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, belediyelerin su kayıp-kaçaklarının azaltılması, atık suların arıtılması ve yeniden kullanılması, yenilenebilir enerji, ulaşım ve atık bertarafı yatırımları için yaklaşık 2,5 milyar euroluk finansman paketleri üzerinde çalışıldığını açıkladı. Kurum, belediye başkanlarına da projelerini finansmana hazır hale getirmeleri çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'deki belediyelerin altyapı ve iklim yatırımlarını yakından ilgilendiren önemli bir finansman hazırlığı gündeme geldi. COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İLBANK tarafından Ankara'da düzenlenen “COP31 Yolunda İklim Dirençli Şehirler Zirvesi”nde belediyelere yönelik yürütülen çalışmanın ayrıntılarını paylaştı. Çok sayıda belediye başkanının yanı sıra Asya Kalkınma Bankası, uluslararası finans kuruluşları ve Birleşmiş Milletler kuruluşlarının temsilcilerinin katıldığı zirvede konuşan Kurum, yerel yönetimlerin iklim değişikliğine karşı hazırlıklı hale getirilmesinin COP31 sürecinin temel başlıklarından biri olacağını söyledi.</p>

<p><strong>Belediyeler için 2,5 milyar euroluk paket</strong></p>

<p>Kurum'un açıklamalarında belediyeler açısından en dikkat çekici başlıklardan biri finansman oldu. Bakanlık olarak Asya Kalkınma Bankası ve diğer çözüm ortaklarıyla yaklaşık 2,5 milyar euroluk finansman paketleri üzerinde çalıştıklarını belirten Kurum, çalışmaların yakın zamanda sonuç vermesini beklediklerini söyledi. Finansmanın belediyelerin özellikle su kayıp ve kaçaklarının azaltılması, atık suların arıtılması ve yeniden kullanılması, yenilenebilir enerji yatırımları, ulaşım ve atık bertarafı çalışmalarında kullanılmasının öngörüldüğünü açıkladı. Kurum, merkezi yönetim ile yerel yönetimlerin aynı hedef doğrultusunda hareket etmesinin önemine işaret ederek belediyelerin desteklenmeye devam edeceğini ifade etti.</p>

<p><strong>Belediye başkanlarına “projelerinizi hazırlayın” çağrısı</strong></p>

<p>Bakan Kurum'un belediye başkanlarına yaptığı çağrı da dikkat çekti. Yerel yönetimlerden kendi kentlerindeki su kayıp-kaçak oranlarını ölçmelerini isteyen Kurum, atık ve enerji kullanımının takip edilmesi ve afet risklerinin mahalle mahalle belirlenmesi gerektiğini söyledi. Bu çalışmaların yalnızca raporlarda kalmaması gerektiğini vurgulayan Kurum, elde edilen verilerin <strong>finansmana hazır somut projelere dönüştürülmesini</strong> istedi. Kurum, belediyelere yönelik çağrısında, “Sizlerden de kayıp-kaçağı ölçmenizi, atığı ve enerjiyi takip etmenizi, afet risklerini mahalle mahalle tanımanızı ve bütün bunları finansmana hazır projelere dönüştürmenizi bekliyoruz” ifadelerini kullandı. Bu çağrı, finansman paketinden yararlanmak isteyen belediyeler açısından proje hazırlığının önemini de ortaya koydu.</p>

<p><strong>Deprem bölgesindeki 500 bine yakın konuta dikkat çekti</strong></p>

<p>Zirvenin bir diğer önemli gündem maddesi dirençli şehirler oldu. Kurum, 6 Şubat depremlerinin ardından 11 ilde yürütülen yeniden inşa çalışmalarını örnek göstererek 455 bin konutun tamamlanarak depremzedelere teslim edildiğini hatırlattı. Deprem bölgesinde yapılan 500 bine yakın evin tamamının iklim dirençli, Sıfır Atık uyumlu ve enerji verimli olduğunu belirten Kurum, yeniden yapılanma sürecinde enkaz atıklarının dönüştürülmesi amacıyla geri dönüşüm tesislerinin de kurulduğunu söyledi. Kurum'un verdiği bilgilere göre deprem sonrasında geliştirilen sıfır enerjili bina konseptiyle <strong>enerji tüketiminde yüzde 39, sera gazı emisyonlarında ise yüzde 38 azalma</strong> sağlandı.</p>

<p>Türkiye'nin bu deneyiminin COP31'de “Dirençli Şehirler” başlığı altında uluslararası alana taşınacağını belirten Kurum, uygulanan modellerin ölçülebilir sonuçlarla diğer ülkelere de sunulacağını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Depozito sisteminde 100 milyon ambalaj aşıldı</strong></p>

<p>Zirvede Depozito İade Sistemi'ne ilişkin yeni rakamlar da açıklandı. Bakan Kurum, 1 Temmuz'dan itibaren Türkiye genelinde yaygınlaştırılan Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) sistemi kapsamında geri dönüşüme kazandırılan ambalaj sayısının <strong>100 milyonu geçtiğini</strong> bildirdi. Sistemin vatandaşlar tarafından benimsendiğini söyleyen Kurum, DOA'nın daha fazla noktaya ulaştırılması için çalışmaların devam edeceğini kaydetti.</p>

<p><strong>COP31'de dirençli şehirler ön planda olacak</strong></p>

<p>Türkiye'nin COP31 Başkanlığı sürecinde dirençli şehirlerin ana gündemlerden biri haline getirildiğini belirten Kurum, şehirlerin iklim değişikliğine ve afetlere karşı dayanıklılığını artıracak yeni finansman mekanizmalarına ihtiyaç olduğunu söyledi. Kurum'a göre dirençli altyapı ve bina standartlarının küresel ölçekte yaygınlaştırılması ve yeşil bina sertifikasyonunun güçlendirilmesi COP31 sürecinde üzerinde durulacak konular arasında bulunuyor. İLBANK Genel Müdürü Eyyüp Karahan da zirvede Sürdürülebilir Kentsel Dirençli Finansman Faaliyeti'nin (SURF) geliştirilmesi üzerinde çalışıldığını belirtti. Karahan, Türkiye'de edinilen deneyimin uluslararası paydaşların katkısıyla farklı ülke ve şehirlerde uygulanabilecek küresel bir modele dönüştürülmesini amaçladıklarını söyledi (Kaynak: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı)</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/belediyelere-25-milyar-euroluk-finansman-hazirligi-su-kayiplarindan-ulasima-destek</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 07:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakhabergazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakhabergazetesi-com-tr/uploads/2026/08/belediyelere-25-milyar-euroluk-finansman-hazirligi-su-kayiplarindan-ulasima-destek.jpg" type="image/jpeg" length="34036"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Göktaş’tan “Ter*rsüz Türkiye” Açıklaması: “Burada Bir Af Yok”]]></title>
      <link>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/bakan-goktastan-terrsuz-turkiye-aciklamasi-burada-bir-af-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakhabergazetesi.com.tr/bakan-goktastan-terrsuz-turkiye-aciklamasi-burada-bir-af-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Malatya’da şehit yakınları ve gazilerle buluşmasında “Ter*rsüz Türkiye” sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Süreç hakkında sosyal medyada bilgi kirliliği bulunduğunu belirten Göktaş, “Burada bir af yok” dedi. Bakan Göktaş, ter*rle mücadelede yaralanmasına rağmen malul sayılmayan 23 bin gaziye de gazilik hakkı verildiğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, çeşitli temaslarda bulunmak üzere gittiği Malatya’da “Terörsüz Türkiye” süreci, şehit yakınları ve gazilere yönelik yeni haklar ile sosyal desteklere ilişkin açıklamalarda bulundu. Malatya Valiliğini ziyaret ederek kentte yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alan Göktaş, “Terörsüz Türkiye”nin Türkiye Yüzyılı’nın stratejik önceliklerinden biri olduğunu söyledi. Terörün en büyük zararlarından birinin aileler üzerinde görüldüğünü belirten Göktaş, “Terör, en çok aileleri parçaladı, çocukları yetim bıraktı, anneleri evlatlarından ayırdı. Biz huzurun olduğu bir Türkiye’yi el birliğiyle inşa etmeye devam etmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Bakan Göktaş: “Burada Bir Af Yok”</strong></p>

<p>Göktaş, daha sonra “Terörsüz Türkiye Kardeşlik Sofrası” programında şehit yakınları ve gazilerle bir araya geldi. Programın Türkiye genelindeki 22’nci buluşma olduğunu belirten Bakan Göktaş, süreçle ilgili kamuoyunda dolaşan iddialara değindi. Sosyal medyada yoğun bir bilgi kirliliği ve dezenformasyon bulunduğunu savunan Göktaş, şehit aileleri ve gazilerin doğru bilgilendirilmesinin önemli olduğunu söyledi. Sürece ilişkin en dikkat çekici açıklamasını burada yapan Göktaş, <strong>“Burada bir af yok”</strong> dedi. Devletin güçlü olduğunu vurgulayan Göktaş, “Bir bakan olarak doğru bilgiyi doğru zamanda sizlere ilk ağızdan iletmek için buradayım” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>23 Bin Gazi İçin Yeni Düzenleme</strong></p>

<p>Bakan Göktaş, şehit yakınları ve gazilere yönelik hayata geçirilen yeni düzenlemeler hakkında da bilgi verdi. Terörle mücadelede yaralanan ancak malul sayılmadıkları için gazilik haklarından yararlanamayan <strong>23 bin kişiye gazilik hakkı tanındığını</strong> belirten Göktaş, düzenlemenin uzun yıllardır beklendiğini söyledi. Göktaş ayrıca malul sayılmayan er gazilere aylık hakkı getirildiğini, 15 Temmuz gazilerine yönelik aylık düzenlemesi yapıldığını ve şehit anne ve babalarının haklarında da iyileştirmeye gidildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>“90 Binden Fazla Şehit Yakını ve Gaziyi Ziyaret Ettik”</strong></p>

<p>Bakan Göktaş, yılbaşından bu yana Türkiye genelinde 90 binden fazla şehit yakını ve gazinin ziyaret edildiğini açıkladı. “Terörsüz Türkiye” sürecinin gelecek nesillerin daha huzurlu bir ülkede yaşaması açısından önemli olduğunu söyleyen Göktaş, birlik ve beraberliğin korunduğu, silah seslerinin duyulmadığı ve çocukların geleceğe güvenle baktığı bir Türkiye hedeflediklerini belirtti. Göktaş, güçlü bir Türkiye'nin güçlü ailelerle mümkün olduğunu vurgulayarak, “Bütün gayretimiz, artık ailelerin yüzü gülsün, yatırımlarımızı evlatlarımıza yapalım” dedi. (Kaynak: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı)</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/bakan-goktastan-terrsuz-turkiye-aciklamasi-burada-bir-af-yok</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakhabergazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakhabergazetesi-com-tr/uploads/2026/08/bakan-goktastan-terorsuz-turkiye-aciklamasi-burada-bir-af-yok.jpeg" type="image/jpeg" length="62329"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Tekin’den Öğrencilere Dikkat Çeken Uyarı: “Mahalle Baskısıyla Hareket Etmeyin”]]></title>
      <link>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/bakan-tekinden-ogrencilere-dikkat-ceken-uyari-mahalle-baskisiyla-hareket-etmeyin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakhabergazetesi.com.tr/bakan-tekinden-ogrencilere-dikkat-ceken-uyari-mahalle-baskisiyla-hareket-etmeyin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, İzmir’de öğrencilerle bir araya geldiği programda okul tercihlerine ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi. Öğrencilerden çevrelerinin yönlendirmesi yerine kendi yetenek ve becerilerini dikkate almalarını isteyen Tekin, “Mahalle baskısıyla hareket etmeyin. Yeteneğiniz, becerileriniz sizi neye sevk ediyorsa o türden okulları seçin” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, çeşitli programlara katılmak üzere geldiği İzmir’de ilk olarak Vali Süleyman Elban’ı makamında ziyaret etti. Valilik Şeref Defteri’ni imzalayan Tekin, kentte yürütülen eğitim faaliyetleri ve devam eden yatırımlar hakkında bilgi aldı. Bakan Tekin daha sonra Karşıyaka ilçesinde düzenlenen TÜGVA Yelken Yaz Okulu Kapanış Programı’na katıldı. Çocuklarla bir araya gelen Tekin, yelken yarışlarının başlama işaretini verdi.</p>

<p><strong>“Türkiye Genelinde Yarım Milyona Yaklaştı”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Burada yaptığı konuşmada çocukların en iyi şekilde yetişmesi için çalıştıklarını belirten Tekin, bu süreçte sivil toplum kuruluşlarıyla yürütülen çalışmalara da değindi. STK’ların eğitim faaliyetlerine katkısının zaman zaman eleştirildiğini ifade eden Tekin, bu eleştirilere “Sivil toplum örgütlerini işin içine niye karıştırıyorsunuz?” diyenlerin düzenlenen etkinliklere katılan çocukları görmesi gerektiğini söyleyerek yanıt verdi. TÜGVA ile yürütülen protokol kapsamındaki çalışmalar hakkında da bilgi veren Tekin, Kur’an-ı Kerim ve siyer eğitiminden yelken ve biniciliğe kadar farklı alanlarda kurslar düzenlendiğini söyledi. Tekin, bu çalışmalar kapsamında Türkiye genelinde ulaşılan genç ve çocuk sayısının yarım milyona yaklaştığını açıkladı. Programın ardından yelken yarışları ve yaz okulu kurslarında dereceye giren öğrencilere madalyaları verildi.</p>

<p><strong>Yeni Eğitim Modelini Öğrencilere Anlattı</strong></p>

<p>Bakan Tekin’in İzmir’deki bir sonraki durağı Bornova oldu. Bornova Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen “Bilgi Drop: Söz Yaz Okulu Gençlerinde” programına katılan Tekin, öğrencilerin eğitim sistemine ilişkin sorularını yanıtladı. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin temel yaklaşımına değinen Tekin, eğitimde yalnızca bilgi aktarmanın yeterli olmadığını, öğrencilerin öğrendikleri bilgileri günlük yaşamda nerede ve nasıl kullanabileceklerini de bilmeleri gerektiğini söyledi. Tekin, yeni eğitim modelinde sosyal sorumluluk projeleri, toplumla bütünleşme ve toplumsal değerlerin de eğitim sürecinin parçaları arasında bulunduğunu belirtti.</p>

<p><strong>Spor, Müzik ve Sanatta Yeni Okullar </strong></p>

<p>Eğitim sistemindeki okul çeşitliliğinin artırıldığını açıklayan Tekin, öğrencilerin yeteneklerine göre eğitim alabilmesi amacıyla tematik okullar oluşturduklarını söyledi.<strong> </strong>Müzik alanında ilkokul, ortaokul ve lise düzeyinde okullar açıldığını belirten Tekin, spor okullarının da branşlara göre tematik hale getirildiğini ifade etti. Voleybol, basketbol, yüzme ve bisiklet gibi alanlarda liselerin açıldığını aktaran Tekin, benzer uygulamaların artık ortaokul seviyesine de taşındığını kaydetti.</p>

<p><strong>“Mahalle Baskısıyla Hareket Etmeyin”</strong></p>

<p>Öğrencilere okul tercihleri konusunda doğrudan çağrıda bulunan Bakan Tekin, karar verirken çevre baskısına göre hareket edilmemesini istedi. Rehber öğretmenlerin öğrencilerin yeteneklerini belirleme ve doğru okula yönlendirme konusunda yardımcı olacağını ifade eden Tekin, “Sizlerden de bir istirhamım var çocuklar. Mahalle baskısıyla hareket etmeyin. Okuldaki rehber öğretmenleriniz size yardımcı olacaklardır. Yeteneğiniz, becerileriniz sizi neye sevk ediyorsa o türden okulları seçin” dedi.</p>

<p>Bakan Tekin ayrıca öğrencilerden Türkiye’nin milli birlik ve beraberliğine ve ekonomik kalkınmasına katkı sağlayabilecek yeni fikirler ve buluşlar ortaya koymalarını istedi. (Kaynak: MEB)<br />
<br />
 </p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>HABER MERKEZİ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.usakhabergazetesi.com.tr/bakan-tekinden-ogrencilere-dikkat-ceken-uyari-mahalle-baskisiyla-hareket-etmeyin</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakhabergazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakhabergazetesi-com-tr/uploads/2026/08/bakan-tekinden-ogrencilere-dikkat-ceken-uyari-mahalle-baskisiyla-hareket-etmeyin.jpg" type="image/jpeg" length="37748"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
