Manşet

Kaplangı Geçidi’nde Tarihin Kırıldığı O Gece Anlatıldı

Kaplangı Geçidi’nde 31 Ağustos’u 1 Eylül’e bağlayan gecede yaşananlar Süvari Subayı Şerafettin Bey’in tanıklığıyla aktarıldı.

Uşak Belediyesi Kent Belleği Projesi Sorumlusu Araştırmacı Ömer Aşcı, Uşak Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü bünyesinde yürütülen Kent Belleği Projesi kapsamında, Kurtuluş Savaşı’nın Banaz hattındaki en kritik noktalarından biri olan ‘Kaplangı Geçidi’ne dair çarpıcı bir anlatımı kamuoyuyla paylaştı. Anlatım, 2. Süvari Tümeni’nde görev yapan Şerafettin Bey’in hatıralarına dayanıyor. 31 Ağustos’u 1 Eylül’e bağlayan gece, Banaz’ın kuzeyindeki Kaplangı sırtlarına tırmanan Türk süvarilerinin, vadi boyunca ilerleyen Yunan birliklerini meşale ve fener ışıklarıyla fark ettiği anlar, savaşın seyrini değiştiren dakikalar olarak kayda geçiyor.

Şerafettin Bey’in tanıklığında Kaplangı’nın dar ve sarp yolları, geri çekilen Yunan ordusu için bir çıkmaz haline geliyor. Şafakla birlikte başlayan baskında, kayalık yamaçlardan “Allah Allah” sesleriyle inen süvariler, vadiyi iki yönden kilitleyerek kaçış yollarını kapatıyor. Makineli tüfek ateşiyle vadiyi kaplayan duman, savaşın en sert anlarını gözler önüne seriyor. Geçit boyunca devrilmiş top arabaları, terk edilmiş cephane sandıkları ve sahipsiz kalan atlar, bozgunun boyutunu ortaya koyuyor. Yol kenarında bırakılan sahra hastanesindeki yaralı askerler, savaşın insani yönünü hatırlatan sessiz kareler arasında yer alıyor.

Gün yükseldiğinde Kaplangı Geçidi’nde yalnızca barut kokusu ve dağılan bir ordunun izleri kalıyor. Türk süvarileri yorgunluklarına rağmen durmadan Uşak yönüne ilerlerken, köylülerin uzattığı ekmek ve su, mücadelenin nedenini bir kez daha hatırlatıyor. Kent Belleği Projesi kapsamında aktarılan bu tanıklık, Kaplangı Geçidi’nin bir coğrafi nokta değil, Uşak ve Banaz hattında Kurtuluş Savaşı’nın kaderini belirleyen simgesel mekanlardan biri olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.