Manşet

Heykel mi, Hafıza mı? İsmet Paşa Tartışması

İsmet Paşa büstüne yönelik eleştiriler, kamusal alanda kimin hatırlanacağı sorusunu yeniden gündeme getirdi.

(ÖZEL HABER) - Uşak Üniversitesi Öğretim Üyesi ve TEMA Uşak İl Temsilcisi Barış Metin, kaleme aldığı “Kendime Düşünceler III” başlıklı yazısında Uşak’ta açılan İsmet Paşa büstü üzerinden yürütülen tartışmalara dikkat çekerek, kamuoyunda oluşan belirsiz ve seçici eleştirilere kapsamlı bir çerçeve sundu.

Uşak’ta, İsmet Paşa’nın adını taşıyan caddede 9 Ocak 2026 tarihinde açılan büstün ardından bazı yerel basın organları, sosyal medya paylaşımları ve iktidar cephesindeki kimi siyasetçiler tarafından yöneltilen eleştiriler kamuoyunda tartışma yarattı. Ancak bu eleştirilerin ortak bir gerekçeye dayanmadığı, rahatsızlığın kaynağının net biçimde ifade edilmediği görülüyor. Tartışma, somut bir itirazdan çok muğlak bir karşı duruş üzerinden yürütülüyor.

Eleştirilerde öne çıkan söylemin “heykel yapılmasına karşı olunduğu” izlenimi verdiğini belirten Metin, Uşak’ın yakın tarihinin bu iddiayla örtüşmediğine dikkat çekiyor. Kentte yalnızca Atatürk anıt ve büstleri değil, Nuri Şeker heykelinin Ali Erdoğan döneminde, Atlı Cirit heykelinin ise Nurullah Cahan döneminde Kent Park’a kazandırıldığı hatırlatılıyor. Ayrıca Türk Büyükleri’ne ait çeşitli büstlerin de kamusal alanlarda yer aldığına vurgu yapılıyor. Üstelik bu eserlerin bir bölümünün, bugün eleştiri yönelten siyasi anlayışın belediyeyi yönettiği dönemlerde yapılmış olması, “sorun heykel mi?” sorusunu daha da anlamlı kılıyor.

Bu noktada eleştirilerin ister istemez heykelin kendisinden çok, temsil ettiği isme yöneldiği görülüyor. Çünkü İsmet Paşa, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu kadrolarının en önemli isimlerinden biri olmasının yanı sıra, Kurtuluş Savaşı’nın kritik safhalarında hem askeri hem siyasi sorumluluk üstlenmiş, Cumhuriyet’in ilanından sonra uzun yıllar başbakanlık yapmış ve Atatürk’ün vefatının ardından Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci Cumhurbaşkanı olarak görev almış bir devlet adamı olarak tarihteki yerini almıştır. Eleştirilsin ya da beğenilsin, Cumhuriyet tarihindeki etkisi ve ağırlığı inkâr edilemez.

Metin, İsmet Paşa’nın Uşak açısından taşıdığı anlamın ise yalnızca genel tarih anlatısıyla sınırlı olmadığına dikkat çekiyor. Milli Mücadele döneminde Uşak’ın işgalden kurtuluş sürecinde önemli rol oynayan İsmet Paşa’nın, Büyük Taarruz sonrası Yunan Orduları Başkomutanı General Trikopis ve kurmaylarının Uşak’ta esir alınmasına giden sürecin planlanması ve sevk-idare edilmesinde belirleyici olduğu hatırlatılıyor. Trikopis’in esir alınmasının, Kurtuluş Savaşı’nın fiilen sona erdiğini dünyaya ilan eden tarihsel bir dönüm noktası olduğu vurgulanırken, bu olayın Uşak’ta gerçekleşmiş olmasının İsmet Paşa’nın kent tarihindeki yerini daha da anlamlı kıldığı ifade ediliyor.

Tüm bu tarihsel gerçekler ışığında, İsmet Paşa adını taşıyan bir caddede onun büstünün yer almasının ideolojik bir dayatma değil, kentin kendi tarihsel hafızasına sahip çıkmasının doğal bir sonucu olduğu belirtiliyor. Buna karşın eleştirilerin gerekçesinin açıkça dile getirilmemesi, kamuoyunda “mesele heykel değil, heykeldeki isim” algısını güçlendiriyor.

Sonuç olarak Prof. Dr. Barış Metin’e göre, Uşak’ta açılan İsmet Paşa büstü etrafında yürütülen tartışma, genel bir heykel karşıtlığıyla açıklanamayacak kadar seçici bir tutuma işaret ediyor. Uşak’ın işgalden kurtuluşunda ve Trikopis’in esir alınması gibi tarihsel bir dönüm noktasında önemli payı bulunan, başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı yapmış bir komutan ve devlet adamının kamusal alanda hatırlatılmasına itiraz ediliyorsa, bunun açıkça söylenmesi gerektiği vurgulanıyor. Aksi halde bu eleştirilerin hem tutarlılıktan hem de inandırıcılıktan uzak kalmaya devam edeceği ifade ediliyor.