15 Mayıs 2026 Cuma günü bölgede yapılacak bilirkişi keşfi öncesi açıklama yapan İnşaat Mühendisi Ümit Alp, kamuoyuna dikkat çeken çağrıda bulundu. Alp, projeye yalnızca kurulması planlanan 60 hektarlık alan üzerinden bakılmaması gerektiğini belirterek, asıl tartışmanın toplam 931 hektarlık geniş bir mera ve doğal yaşam alanı üzerinden yürütülmesi gerektiğini söyledi. Bağbaşı köyünde yapılacak keşif öncesinde ÇED raporunu detaylı şekilde incelediğini ifade eden Alp, raporda ciddi eksikler ve çelişkiler bulunduğunu savundu. “Mera üzerine GES kurulmasına neden karşı olayım ki?” diyerek sözlerine başlayan Alp, itirazlarının yenilenebilir enerjiye değil, proje sahasının seçimine ve hazırlanan ÇED dosyasındaki eksikliklere yönelik olduğunu vurguladı.
İnşaat Mühendisi Ümit Alp açıklamasında, bölgenin yalnızca Bağbaşı köyüne ait bir mera olmadığını; Bozköy, Aşağı Karacahisar ve Altıntaş gibi çevre köylerin de hayvancılık faaliyetlerinde kullandığı geniş bir otlatma alanı olduğunu belirtti. Buna rağmen ÇED sürecinde yalnızca Bağbaşı köyünde bilgilendirme yapıldığını söyleyen Alp, diğer köylerin süreç dışında bırakıldığını öne sürdü. Projeye ilişkin en büyük kaygılarından birinin su kaynakları olduğunu belirten Alp, bölgede pınarlar, dere yatakları ve su dolu mağaralar bulunduğunu ifade etti. ÇED raporunda hidrojeolojik inceleme bulunmadığını söyleyen Alp, “Burası adeta doğal bir su deposu niteliğinde. Yüzeyde yapılacak her müdahalenin yeraltı sularına etkisi araştırılmalıydı” dedi.
Alp ayrıca, bölgede yaşayan yılkı atlarının ve göçmen kuşların raporda yeterince değerlendirilmediğini savundu. Özellikle Afyon Gömü hattından geçen kuş göç yolları ile Altıntaş Göleti çevresindeki hareketliliğin dikkate alınmadığını ifade eden Alp, “9 milyon metrekarelik bir doğal yaşam alanı küçücük bir parsel gibi değerlendirilmiş” sözleriyle tepki gösterdi. ÇED raporunda güneş panellerinin çevresel etkilerine ilişkin değerlendirmelerin de yetersiz olduğunu ileri süren Alp, panellerde bulunan bazı ağır metallerin uzun vadede toprağa ve yeraltı sularına karışma riskinin göz ardı edildiğini söyledi. Bölgedeki pınarların kazı çalışmaları nedeniyle zarar gördüğünü iddia eden Alp, bazı su gözlerinin çamur ve hafriyat nedeniyle kullanılmaz hale geldiğini öne sürdü.
Projede yöre halkına ekonomik katkı sağlanacağı yönündeki ifadelerin de gerçeği yansıtmadığını savunan Alp, inşaat sürecinde şu ana kadar Uşaklı veya çevre köylerden çalışan istihdam edilmediğini iddia etti. Dosyada yer alan ekonomik katkı bölümlerinin “kopyala-yapıştır mantığıyla hazırlandığını” öne süren Alp, bölgedeki köylülerin geçim kaynağı olan hayvancılığın ise ciddi risk altında olduğunu söyledi.
15 Mayıs Cuma günü saat 10.00’da yapılacak bilirkişi keşfi öncesi vatandaşlara çağrıda bulunan Ümit Alp, “İnsanlar meseleye sadece enerji yatırımı olarak bakmasın. Bu alan; mera, su kaynağı, yaban hayatı ve köylerin geleceği açısından çok büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.