Gündem

Atık Su Altyapısında Sürdürülebilir İşletme Dönemi Başladı

Türkiye’de atık su arıtma tesisleri 1.258’e ulaştı. Uzmanlar, altyapının verimli işletilmesinin sürdürülebilir şehirler için kritik olduğunu vurguluyor.

Türkiye’de su kirliliğinin önlenmesine yönelik yatırımlar ve kamu destekleri sayesinde atık su altyapısında son yıllarda önemli bir kapasite artışı yaşandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre 2002 yılında 145 olan atık su arıtma tesisi sayısı, 2025 yılı Temmuz ayı itibarıyla 1.258’e ulaştı. Aynı dönemde arıtma hizmeti verilen belediye nüfusunun oranı yüzde 35’ten yüzde 91,1 seviyesine yükseldi.

Altyapı ağının büyümesiyle birlikte yalnızca yeni tesislerin kurulması değil, mevcut sistemlerin kesintisiz ve verimli şekilde işletilmesi de belediyeler açısından daha büyük önem kazandı. Şebeke bütünlüğünün korunması, terfi sistemlerinin düzenli çalışması ve işletme süreçlerinin koordineli yönetimi altyapı performansını belirleyen temel unsurlar arasında yer alıyor.

Şehirlerde atık suyun her noktada yerçekimi ile akamaması nedeniyle birçok terfi merkezi bulunuyor. Bu merkezler, atık suyun düşük kotlardan arıtma tesislerine ulaştırılmasını sağlayarak akışın sürekliliğini sağlıyor. Ancak pompa arızaları gibi teknik sorunlar kanalizasyon taşmaları ve taşkın risklerini artırabiliyor. Bu nedenle tek bir terfi merkezinde yaşanan aksamanın geniş bir hizmet alanını etkileyebildiği belirtiliyor.

Atık su arıtma tesislerinde enerji tüketimi de altyapı işletmesinin en önemli maliyet kalemlerinden biri olarak öne çıkıyor. Pompalama ve arıtma süreçlerinin sürekli çalışması yüksek enerji ihtiyacı doğururken, Türkiye’de bu tesislerin enerji giderlerine yönelik çeşitli destek mekanizmaları uygulanıyor. Uzmanlar, pompa sistemlerinde sağlanacak verimliliğin hem teknik performans hem de kamu bütçesi açısından önemli avantajlar sağlayacağını ifade ediyor.

Masdaf CEO’su Erhan Özdemir, atık su altyapısında verimliliğin sürdürülebilir şehirler açısından kritik olduğunu belirterek günümüzde altyapı başarısının yalnızca kurulan tesislerle değil, bu sistemlerin güvenilir ve kesintisiz şekilde işletilmesiyle ölçüldüğünü söyledi. Özdemir, artan nüfus, değişen iklim koşulları ve büyüyen şehir altyapılarının enerji verimliliği ile sürdürülebilir işletme anlayışının birlikte ele alınmasını zorunlu hale getirdiğini ifade etti.

Doğru mühendislik çözümleri ve yüksek verimli pompa sistemlerinin altyapı performansını artırdığını vurgulayan Özdemir, verimli çalışan sistemlerin enerji tüketiminin dengelenmesine, bakım süreçlerinin daha öngörülebilir hale gelmesine ve kamu kaynaklarının daha etkin kullanılmasına katkı sağladığını belirtti. Özdemir, şehirlerin görünmeyen altyapısının güvenilir şekilde çalışmasının sürdürülebilir kent yaşamının temel unsurlarından biri olduğunu sözlerine ekledi. (Masdaf)