Manşet

16 Eylül 1920’de TBMM Gündeminde Uşak Halıcılığı

1920 tarihli Meclis oturumunda Uşak halıcılığı sanat ve ticaret boyutuyla dikkat çeken bir başlık oldu.

Uşak Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü Kent Belleği Projesi Sorumlusu Ömer Aşcı, 16 Eylül 1920 tarihli Meclis oturumunda Uşak halıcılığına ilişkin yapılan görüşmeleri kamuoyuyla paylaştı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 16 Eylül 1920 tarihli 66. içtimasında, “İhracat rüsumu hakkında kanun layihası ve Muvazenei Maliye ve İktisat encümenleri mazbataları” görüşülürken, halı ve kilimden alınacak ihracat vergisi etrafında dikkat çekici tartışmalar yaşandı.

Ragıp (Soysal) Efendi: “Halı bir ticaret değil, aynı zamanda sanattır”

Kütahya Mebusu Ragıp (Soysal) Efendi, İktisat Encümeni üyesi olarak söz alarak ihracat vergisine karşı görüş bildirdi. Halı ve kilimin Osmanlı’nın “şayan-ı ehemmiyet sanayi-i nefisesinden” olduğunu vurgulayan Soysal, esas pazarın Avrupa olduğunu belirtti.

Sendika uygulamaları ve ölçüye dayalı vergilendirme nedeniyle ticaretin daraldığını, Avrupa’da fiyatların düştüğünü ve işçilerin neredeyse bedelsiz çalışır hale geldiğini ifade etti. Halı ve kilim üzerine ihracat vergisi konulmasının bu sanatı daha da gerileteceğini savunan Soysal, “Mükâfat vermek lazım gelirken resim zammetmek doğru olamaz” sözleriyle verginin kaldırılmasını teklif etti.

Ayrıca Uşak, Gördes, İzmir ve Muğla gibi önemli üretim merkezlerinin işgal altında olduğunu, bu nedenle verginin fiilen eldeki üretim bölgelerine yük getireceğini belirtti. Uşaklı olduğunu hatırlatarak, kendi memleketinin değil Osmanlı halıcılığının bütününü düşündüğünü söyledi ve verginin kaldırılmasında ısrar etti.

Ferit (Tek) Bey: “Tamamen kaldırılması doğru değildir”

Dönemin Maliye Vekili İstanbul Mebusu Ferit (Tek) Bey ise halı ve kilimden alınacak verginin tamamen kaldırılmasına karşı çıktı. İhracatta serbestiyet ilkesinin doğru olduğunu belirtmekle birlikte, halıların cinsine göre üç dereceli vergi uygulanabileceğini ifade etti. Isparta, Uşak ve Sivas halılarının kalite ve müşteri kitlesi bakımından farklılık gösterdiğini belirten Tek, teklif edilen verginin ihracatı tamamen engellemeyeceğini savundu. Ayrıca Kütahya Mebusu iken Uşak’ta halı üretimini yerinde gördüğünü de dile getirdi.

Mahmut Celal (Bayar) Bey: “Karpat Oryantal tekeli”

İktisat Vekili Mahmut Celal (Bayar) Bey ise halı ve kilimi Doğu’ya mahsus değerli bir sanat olarak nitelendirdi. İzmir’de İngiliz ve Amerikan sermayeli Karpat Oryantal şirketinin Anadolu’daki üretimi büyük ölçüde kontrol ettiğini, Avrupa’daki tüketicileri sözleşmelerle kendine bağladığını ve yerli üreticileri zor durumda bıraktığını aktardı. Uşak’ın bir dönem bu şirkete rakip olabildiğini ancak tüccarların birlik sağlayamaması nedeniyle geri düştüğünü ifade etti. Bu durumun yerli sanatkârları “pek acınacak bir mevkide” bıraktığını kaydetti.

Meclis Zabıtlarında Uşak’ın Yeri

Tartışmalar sırasında Kırşehir Mebusu Müfit (Kurutluoğlu) Efendi de söz alarak halıcılığın fabrika usulü değil, ev ve tezgâh üretimi olduğunu vurguladı. Sonuçta ihracat vergileri, 20 Eylül 1920 tarih ve 23 sayılı İhracat Rüsumu Kanunu ile ekli maddelerde belirtilen mallar için yeniden düzenlendi. 16 Eylül 1920 tarihli Meclis tutanakları, Milli Mücadele döneminde Uşak halıcılığının yalnızca ekonomik değil, toplumsal ve kültürel bir mesele olarak da ele alındığını ortaya koyuyor. (Kaynak: TBMM Zabıt Ceridesi, Devre 1, Cilt 4, 66. İçtima, 16.09.1920, s.159-178.)